Aşı yaptıracak mıyım?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ben aşılanmanın yararlı ve gerekli olduğuna inanıyorum. Bilimin gücüne, bilim insanlarının çalışmalarına güveniyorum. Elbette her yayılan iyi haberin üzerine otomatik olarak atlamıyorum. Okuyorum, dinliyorum ve analiz ediyorum. Sokaktaki vatandaşlarımıza görüşlerini sorduğumuz zaman farklı değerlendirmeler yapabilirler.

Bu kadar kritik bir konuda gelişmelere şüpheyle yaklaşmak, sorgulamak doğrudur. İlgili otoritelerin, aşı konusunda insanları etkin bir şekilde bilgilendirmesi, akıllarındaki soru işaretlerini gidermesi gerek. Aşılanmak çok hassas bir konu. İnsanların kararlarına katkı vermenin en önemli aşaması da bana göre iletişimden geçiyor. İnsanlar doğal olarak “Neden Çin aşısı?” diyecek. Milyonlarca kişi sormaya devam edecek. Bir dizi farklı kanaldan doğru bilgileri paylaşmak gerekecek. Bilim Kurulu’nun yanında, diğer sağlık ve ilaç otoriteleri her türlü soruya hazırlanmalı. Birçok kişi “Çin yerine bilimde hayli ileri gitmiş Amerika ve Avrupa’dan aşı alsak daha güvenilir olmaz mı?” diye soracak. Bu sorulara sabırla, doğru bilgilerle yanıt verilmeli.

Türkiye dahil dünyanın her yerinde “Çin malı” dendiği zaman akla “Ucuz ve kalitesiz” ürünler geliyor. Bu yargı, genellikle 1970’lerde 80’lerde üretilen Çin malı ürünlerin dökülmesinden kaynaklanıyor. Uluslararası kamuoyu Çin’i hâlâ böyle görüyor. Virüsün Çin’in Wuhan şehrinden yayılması ve Çin makamlarının olup bitenleri şeffaf şekilde aktarmamaları da bu ülke hakkındaki algıyı iyice bozdu. Ancak Çin’in özellikle teknoloji alanında hızlı ilerlediğini ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olduğunu da unutmayalım.

Otomatik olarak “Çin’den gelen her şey kötüdür, yanlıştır” şeklinde yaklaşmak doğru olmaz. Aşı, oldukça hassas ve kritik bir ürün. Kapsamlı değerlendirmelerin sonunda Sağlık Bakanı Prof. Dr. Fahrettin Koca, bilim insanları, Çin aşısının doğru ve yararlı olduğuna inanıyorlarsa bunun arkasında durmalı ve sorumluluğu da üzerlerine almalı. Yapılan klinik çalışmaların kapsamı, tam sonuçları eğer varsa bilinmeyen yönleriyle ilgili somut bilgiler verilmeli. İletişim şeffaf olmalı, güven kırıcı durumlara neden olunmamalı.

Alternatifi de olsun

Tek bir ülke, tek bir üreticinin aşısına bağlı kalmak belli noktadan sonra Türkiye’yi zor durumda bırakabilir. Eğer söz konusu aşıda öngörülmeyen düzeyde yan etkiler çıkarsa alternatif aşılara hızlı bir şekilde dönebilmenin de yolu bulunmalı. Bu arada Amerika Birleşik Devletleri’nde Moderna, Almanya’daki BioNTech ve Pfizer’in ortaklığıyla üretilen aşılardan da yeterli miktarda edinilmeli. Bu kuruluşların yeni teknolojiyle ürettikleri aşılara Batı kamuoyundan ciddi talep var.

Üretim ve dağıtım kanallarının sınırlı olması nedeniyle eğer hemen harekete geçilmezse Türkiye’ye gelişi gecikebilir. Tercih imkanı olan insanlara bu aşılar da mutlaka sunulmalı. Bütün bu anlattıklarım topyekün strateji gerektiriyor. Ben, etkinliği ve yan etkileri konusunda tam bilgi sahibi olduktan sonra uygun zamanda kendime aşı yaptırmak istiyorum. Ülkemizde başarılı bir aşılama programı yürütülebilirse pandeminin 2021’in sonlarına doğru dizginlenebileceğini umuyorum.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder