Bu operasyon haklı ve gerekli

YAZI BOYUTU

Suriye konusunda bugüne kadar gelişmeler Ankara’nın istediği veya beklediği yönde gelişmedi. Beşar Esad rejimi İran ve Rusya’nın büyük yardımıyla ayakta kaldı. ABD ve Avrupa savaşın başındaki pozisyonlarını terk etti.

NATO müttefikimiz ABD, mali ve askerî açıdan terör örgütünü açıkça destekledi. Bunun sonucunda PKK-YPG güç kazandı hatta hâkim oldukları bölgelerde nüfus yapısını değiştirmeye cüret etti.

“İstenen olmadı ve müttefikler sözlerini yerine getirmedi” diye oturup beklemek söz konusu olamaz. Gerekli hâllerde Türkiye askerî gücünü ortaya koymazsa diplomasi masasında ve coğrafyanın geleceğinde kendisine yer bulamaz.

“Barış Kartalı” ve “Zeytin Dalı” operasyonları doğru ve gerekliydi. Türk Silahlı Kuvvetleri dün itibarıyla “Barış Pınarı Harekâtı”nı resmen başlattı. Türkiye’nin güvenliğini sağlamak için atacağı her adımı destekliyorum. Allah bütün güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun.

Görüş ayrılıkları/parti fark etmez, Türkiye böyle zamanda birdir, beraberdir. Tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden terör girişimlerine seyirci kalmayacağını yıllardır dünya liderlerine anlatıyordu.

Ben bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de etkili şekilde devrede olması gerektiğine inanıyorum. Nitekim Başkomutan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün harekât emrini verirken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve İYİ Parti lideri Meral Akşener’i araması çok önemliydi.

Geçmişte ASALA terör örgütünün yanında pozisyon alan Fransa’nın bu kez de PKK-YPG’nin yanında olduğunu görmek üzücü. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un teröristleri kurtarmak için seferber olmasını -hiç kuşkusuz- dikkatle not ediyor.

Fransa böyle bir durumda Türkiye’nin önünü kesebilecek imkân ve kapasiteye sahip değil. Asıl önemli olan ABD’nin pozisyonuydu. ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye hakkındaki ölçüsüz ve saldırgan tweetlerine rağmen şu ana kadar operasyonu engelleyecek bir tutum almadı.

Ancak aynı şeyi, kurulu ABD düzeni için söyleyemeyeceğim. Demokrat Parti, Savunma Bakanlığı (Pentagon), Dışişleri Bakanlığı ve daha başka onlarca etkili yapı Ankara’nın ayağına çelme takmak için seferber olmuş durumda. Kongre’nin Lindsey Graham başta olmak üzere önemli isimleri günlerdir Türkiye’ye uyarıların çok ötesinde hakaret ve tehdit niteliğinde ifadelerle saldırıyor.

Amerika’da bu kadar etkisiz, güçsüz kalmak elbette Türkiye için büyük sorun. Trump bugün var yarın yok; esas olan Ankara ve Washington arasında sağlıklı bir ilişki tesis edebilmekti. Şimdiye kadar bunu başaramadık. İçinden geçtiğimiz süreçteki gelişmelerin yönü ne olursa olsun Amerika konusunu sabırlı ve uzun vadeli bir strateji olarak ele almak zorundayız.


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...