İstanbul’un Paris’ten ne eksiği var?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Beyoğlu, büyüdüğüm yer. Ayrı bir sevgim ve ilgim var. Karaköy’de Bankalar Caddesi üzerindeki meşhur Voyvoda Han’ın yanındaki Bihter’s Cafe’de kahvemi içerken yarım saat içinde önümden Arapça, İtalyanca, Rusça, İspanyolca, Fransızca konuşan insanlar geçti. Pandemiye rağmen şehir hareketli. Böyle bir zenginlik dünyada çok az şehirde bulunur. Bu çeşitlilik aslında bir yönüyle şehrin her yanına yansıyor.

Dinamizm ve aşırı yüksek enerji, İstanbul’da yaşamayı zorlaştırsa da şehre farklı bir kimlik katıyor. Yapı stilleri açısından da böyle bir durum söz konusu. Her gün milyonlarca İstanbullunun önünden gelip geçerken farkına varmadıkları binlerce tarihi yapı var.

Bunlardan biri de en işlek noktalardan Karaköy-Galata hattında sokak arasına sıkışmış durumdaki devasa St. Pierre (Sen Piyer) Han. Bölge, tarihin farklı dönemlerinde İstanbul’un finans kurumlarının kalbi niteliğindeydi. Bankerler, bankalar, büyük ticari işletmelerin merkezleri faaliyet gösteriyordu. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası binası da bu caddede.

240 YILLIK BİNA

Yıkılmaya yüz tutan yapılardan St. Pierre Han, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Uğur Eğitim Vakfı tarafından restore edilecek. Dün projenin duyurulduğu etkinliğe davetliydim.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Enver Yücel çalışmanın detaylarını anlattı. St. Pierre’in, Karaköy ve Galata’nın en gözde kültür-sanat mekânlarından biri olması hedefleniyor. Burada geçici ve kalıcı sergi salonları, kütüphane, atölyeler, kültürel etkinlik alanları bulunacak.

İBB ve Bahçeşehir Uğur Eğitim Vakfı tarafından ortak kullanılacak. 1771-1775 arasında inşa edilen ahşap yapı, Eski Banka Sokağı ile Galata Kulesi Sokağı’nın kesiştiği noktada. Mülkiyeti Latin Dominiken Rahipleri’ne ait. Han, 1863’te kurulan Bank-ı Osmani-i Şahane’ye ev sahipliği yapmış. Binayla ilgili çok ilginç notlar var. Şehrin anıtsal yapılarına imza atan Antoine N. Perpignani, Hovsep Aznavur, Margo G. Langas gibi önemli mimarlar burayı büro olarak kullanmış.

İstanbul’un ilk kot üretimi burada yapılmış. Restorasyona acil olarak başlanacak olması önemli, zira yılların ihmali ve yıpratıcı etkileri çok hissediliyor. Bu müdahale yapılmasaydı bina kalıcı olarak kaybedilebilirdi. Süreç şöyle gelişmiş, St. Pierre Han restorasyon karşılığında Uğur Eğitim Vakfı’na kiralanmış.

Vakıf ile İBB arasında yer tahsisi protokolü yapılarak restorasyon aşamasına geçilmiş. Proje tamamlandıktan sonra yapı kullanıma açılacak. İddia ediyorum, ara sokaklardaki buna benzer yapılar, onarılıp ortaya çıkarıldığında İstanbul, mimari kimliği ve dokusuyla da Paris gibi çok iyi pazarlanan şehirlerin karşısına dimdik çıkabilir.

Yazarlarımızdan

27 Kasım 2021, Cumartesi 08:07
27 Kasım 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder