Serdar Bilgili, lütfen ormana girme!

23 Aralık 2010, Perşembe 05:00
AA

Almanya’daki “Kara Ormanlar” (Schwarzwald) bölgesinin adını duymuş muydunuz? Harika güzellikteki bu geniş coğrafya için “Almanya’nın akciğeri” desem yanlış olmaz. Tabiat dokusunun dikkatle korunduğu Kara Ormanlar’da kamp yapmak bile çok sıkı kurallara bağlıdır. Avrupa’daki her ülke gibi burada da ormana zarar verecek küçük bir adım dahi atamazsınız. Ormanın içinde milli park niteliğindeki yerleri kiralamayı ya da tesis yapmayı teklif bile edemezsiniz. Peki, bu örneği niye verdim?

[[HAFTAYA]]

Pazartesi günü birkaç gazetenin ekonomi sayfasında bir haber çıktı. Beşiktaş başkanlığını bıraktıktan sonra gayrimenkul işine yüklenen Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili, Fatih Ormanı’nı 29 yıllığına kiralamış! Üstelik bu işi Çevre ve Orman Bakanlığı’nın davetiyle yapmış. Almanya için “Kara Ormanlar” ne ise İstanbul için “Fatih Ormanı” da aynı şeydir. Kara Ormanlar ile mukayese edilirse Fatih Ormanı çok daha küçüktür fakat işlevi aynıdır. Oksijen deposu niteliğindeki bu bölgeyi de kaybedersek şehrin iklimi, ısı ve yağış dengesi allak bullak olur. Zincirlikuyu ve Maslak’taki gökdelenler, konut alanları zaten iyice kuzeye dayandı. Buraya komşu olan Zekeriyaköy-Uskumruköy hattı da şantiyeye dönüştürüldü. Fatih Ormanı kafe ya da park adı altında bir tür yapılaşmaya açıldığında İstanbul’un bu yakası için “Geçmiş olsun” demekten başka bir şey kalmıyor. Serdar Bilgili “Bu bölgeyi Hyde Park yapacağım” demiş. Bilgili eğer çok istiyorsa Yıldız Parkı ya da buna benzer bir alan için teklif versin, şehrin içindeki uygun yerlerde bu fikirlerini gerçekleştirmesi daha isabetli olur. Ama ne olur Fatih Ormanı’na dokunmasın! Fatih Ormanı şehir parkına dönüşürse birkaç sene içinde tanınmaz hale gelir. Mevcut bitki ve hayvan stoğu büyük oranda yok olur. Binlerce aracın egzoz gazı ve insanların bırakacağı fiziksel izler, geri dönüşü olmayacak şekilde bölgeyi tahrip eder. Yapılacak en iyi şey Fatih Ormanı ve Belgrad Ormanı’nın bulunduğu alana, sebebi ne olursa olsun çivi çakmamak ve koruma altına almaktır. Serdar Bilgili “Tek bir ağaç bile kesilmeyecek” demiş. “Ağaçlara dokunmayacağız” diyen inşaat şirketlerinin Sarıyer’in Karadeniz’e uzanan yeşilliklerine ne yaptıklarını gidip bir görün.

Ormana toplu konut!

Türk medyasında birkaç istisna dışında çevre söz konusu olduğunda şaşılacak bir körlük yaşanıyor. Milliyet, Radikal ve biraz da Türkiye gazetesi dışında kategorik olarak bu konulara eğilen bir gazete hatırlamıyorum. İstanbullular da çevrenin korunması konusunda hayal kırıklığı yaratacak kadar duyarsız.

Celal Pir NTV’deki “Yeşil Ekran” ve “Yakın Plan” programlarında İstanbul için hayati nitelikteki kuzey ormanlarının önemine dikkati çekmeye çalışıyor. Celal, son dönemde Üçüncü Köprü’nün yapılması durumunda Zekeriyaköy, Kemerburgaz, Garipçe gibi bölgelerin nasıl olumsuz etkileneceğini anlatan harika programlar yaptı.

Celal’i hassasiyetinden ötürü kutluyorum. Celal Pir’in gündeme taşıdığı yerlerden biri de TOKİ’nin konut yapmak üzere olduğu bölge. Kısa süre öncesine kadar Zekeriyaköy’de Hava Kuvvetleri’ne ait 5. Füze Üs Komutanlığı olarak kullanılan bu ağaçlık alan, imara açılır ve oraya da binalar yapılırsa, Belgrad Ormanı’na komşu dev bir yeşil bölge için de “Geçmiş olsun” diyeceğiz. 3. dereceden SİT alanı olan bölgenin imara açılmaması ve korunması için İstanbul Belediyesi’ni göreve çağırıyorum. Ne olur, her isteyenin istediği yere bina dikmesine artık izin vermeyin! İstanbul can çekişiyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.