Trump Dönemi

19 Ocak 2017, Perşembe 05:00
AA
Yeni bir döneme giriyoruz. Donald Trump yarından itibaren Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık koltuğuna resmen oturacak. ABD dünyanın en büyük gücü. Yeni Başkan Trump’ın alacağı her karar yeryüzünün en uzak noktasındaki insanları bile etkileyecek. Trump’ın tabuları yıkacak, hatta büyük sarsıntılara neden olacak kararlar alacağı anlaşılıyor. Bunun ilk işaretlerini başkanlık kampanyasında vermişti.



Çok zengin bir işadamı. Hayata finans ve para gözlükleriyle bakıyor. Sosyal devlet gibi bir önceliği yok. Bu nedenle Amerika’da yoksulluk sınırındakiler açısından bu dönem zor geçecek. Barack Obama döneminde yapılan sağlık reformları askıya alınabilir.

Trump bir süredir ABD’nin dev otomotiv şirketleri Ford ve General Motors’a tehditler savuruyor. Hatta Japon Toyota ve Alman BMW’ye “Yatırımlarınızı Amerika’ya getirmezseniz ilave vergilere hazır olun” gibi mesajlar gönderiyor. Trump döneminde sadece ülkeler değil şirketler düzeyinde de savaşlara tanık olabiliriz.

Trump’ın Meksika’ya kişisel bir takıntısı var. Başkanlığı süresince bu ülkeyle ABD arasında çok büyük sorunlar yaşanabilir. Çin’den de hoşlanmıyor. Her ürünü ucuza üreten Çin’i Amerikan işçilerinin işini çalan bir ülke olarak görüyor. Gelecekte askeri tehdit olabileceği gerekçesiyle Çin’in daha fazla güçlenmesini de istemiyor.



İsrail’e büyük sempatisi olduğu açık. Başkentin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınması fikrine destek veriyor. Bu yaklaşımı, Ortadoğu’da zaten çok kötü olan durumu iyice sıkıntıya sokabilir. Amerika’nın başka ülkelerin içişlerine fazla müdahale etmesinden yada darbe girişimlerine destek vermesinden rahatsız.

Hangi ülkede ne kadar demokrasi var vb. gibi işlerle de pek meşgul olmayacağı anlaşılıyor. Mesela Suriye’de Beşar Esad’ın bir süre daha görevine devam etme ihtimalini pek umursamıyor görünüyor. 



İran’a İsrail gözlükleriyle bakıyor ve aslında tehdit olarak görüyor. Obama döneminde başlayan Washington-Tahran yakınlaşması durabilir. Amerika’nın Irak’ı işgalini tarihi hata olarak görüyor. NATO’yu -çok haklı şekilde- eleştiriyor ve “Teröre karşı birşey yapmayacaksanız ne işe yararsınız” diyor.

Ben Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası meselelere bakışında büyük benzerlik görüyorum. İki liderin kimyalarının tutma ihtimali de yüksek. Eğer sözünü ettiğim gibi olursa, ABD- Türkiye ilişkileri normalleşme çizgisine girer.

YPG konusu, FETÖ meselesi başta olmak üzere anlaşmazlık yaşanan konularda olumlu gelişmeler olabilir. Trump Ankara ile daha çok çalışmak istediğini kuvvetli şekilde hissettirirse bunun Türk ekonomisine katkısı da olur.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.