Türkiye’nin Irak ve Suriye’ye bakışı

19 Ağustos 2017, Cumartesi 05:00
AA
Yıllardır savaşlar ve çatışmalarla tükenme noktasına gelen Suriye ve Irak’ın kaderini etkileyecek çok önemli bir sürece girildi.

İki ülke de ciddi şekilde parçalanma riskiyle karşı karşıya. Etnik ve mezhepsel savaşlar Ortadoğu’yu bütünüyle yangın yerine çevirirken büyük güçler bu yangını söndürmek yerine daha da körükleme eğilimine girdiler.

Amerika’nın bir anlamda bölgedeki kara ordusu olarak kullandığı YPG Batı menşeli en gelişmiş silahları kullanıyor.



Türkiye, DEAŞ terörüyle mücadelenin PKK’nın akrabası durumundaki YPG ve onun siyasi kolu PYD ile yapılmasına karşı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan defalarca “Gelin bu mücadeleyi bizimle yapın” dedi.

Türkiye’nin Suriye veya Irak’ta yaşayan Kürtlerle sorunu yok.

Türkiye uzun vadede Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri olmadığı konusundaki fikrini koruyor. Ancak şu anda öncelikli konu Suriye’nin toprak bütünlüğü. Türkiye oldu bittiler, demografi değişikleri ve yeni haritalar çizilmesine karşı.



Başbakan Binali Yıldırım Ankara’nın bu konuya bakışını tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıkladı.

Yıldırım, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimi Türkiye’nin tanıyor olmasının hiçbir şekilde yeni bir devlet kurulmasını desteklediği anlamına gelmediğini söylemişti.

Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri Afrin veya başka bir noktadan Türkiye’ye yönelebilecek tehlike ve riskleri ortadan kaldırmak için bütün tedbirleri almış durumda.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konuyla ilgili görüşünü “Bir gece ansızın gelebiliriz” diye özetlemişti. Bu tutum Ankara’nın saldırgan tutumu olarak değerlendirilemez. Türkiye burada bir işgal gücü olarak bulunma niyetinde değil. Doğrudan sınırlarını, vatandaşlarını, güvenliğini korumak için bir ülke ne yapıyorsa Türkiye de onu yapıyor.

PKK, kadın-çocuk demeden insanları katleden bir terör örgütü. Bugüne kadar farklı taktiklerle insanları ayaklandırmak ve Güneydoğu’yu ateşe vermek için yapmadıklarını bırakmadılar.

Türkiye’nin çözümü sağlamak için barış ve demokrasi yolunda çok önemli adımlar attığı dönemi PKK ağır silahlar edinip savaş hazırlığı yaparak geçirdi.

Türkiye’nin güvenliğini sağlayacak adımları atmaktan başka seçeneği yok. HDP gelecekte Türkiye siyasetinde önemli bir rol oynamayı istiyorsa PKK ile ilişkisi konusunda radikal bir karar almalı. Bir taraftan terör seviciliği yapıp diğer taraftan hiçbir şey yokmuş gibi davranmanın artık sokakta bir karşılığı yok. HDP bu vahim hatasıyla kendi tabanında yakaladığı güven ve sempatiyi de ciddi oranda yitirdi.

Sıradaki haber yükleniyor...