Hakan ÇelikTürkiye tepki ve taleplerinde haklı
HABERİ PAYLAŞ

Türkiye tepki ve taleplerinde haklı

Türkiye, NATO’nun en eski ve deneyimli üyelerinden biri. O zamandan bu yana dünya çok badire atlattı. Türkiye, soğuk savaş yıllarında Batı ittifakı çıkarlarını savunabilmek için sınırlı bütçesinden büyük imkânları silahlanmaya ayırdı. Avrupalılar kaynaklarını, sağlık, eğitim, altyapı gibi alanlara yönlendirirken Türkiye ağırlıklı olarak savunma ekseninde kaldı. Soğuk savaş sonrasında tehdit algısı değişti. Proxy savaşlar ve terör örgütleri öne çıktı.

ABD başta olmak üzere bir dizi ülke, silahlı grupları çeşitli coğrafyalarda etkinlik kazanmak için kullandı. Petrol yataklarını kontrol etmek, ülkeleri dizayn etmek, parçalara ayırmak için terör örgütleri kadar faydalı bir araç yoktur. Nitekim ABD geçmişten günümüze Taliban, El Kaide, IŞİD, FETÖ, PKK, YPG ne kadar örgüt varsa hepsiyle ilişki içinde bulundu.

Kimilerini kurdu, kimilerini yardımla ayakta tuttu. Türkiye, saydığım örgütlerin neredeyse tamamının en fazla zarar verdiği ülke durumunda. Son 40 yıldır harcadığımız kaynaklar ve uğradığımız kaybın büyüklüğü trilyon dolar seviyesine ulaştı. Türkiye’nin güney sınırlarındaki ülkelere bakın; İran, Irak, Suriye.

Doğumuzda Karabağ çatışmaları, Batı’da her an yeniden patlamaya hazır Balkanlar. Türkiye, bu kadar sıkıntı ve belirsizlik içinde ayakta durmaya çalışıyor. ABD, Batı ittifakının en güçlü ülkesi ve kâğıt üzerinde Türkiye’nin köklü ortağı. Buna karşın Washington’ın bütünüyle Türkiye karşıtı bir çizgiye oturması düşündürücü.

ABD, PKK gibi terör örgütlerine binlerce TIR silah yardımı yapıyor olmasaydı İsveç ve Finlandiya gibi Atlantikçi küçük ülkeler aynı yolda bu kadar kolay ilerleyemezdi. ABD, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği konusunda Türkiye’ye baskı yapacaksa önce kendisi teröre aktif kaynak aktarmaktan vazgeçmeli. PKK, Avrupa Birliği’nin resmî olarak terör örgütleri listesinde bulunmasına karşın bu ülkelerin en az yarısından aktif para ve silah yardımı alıyor.

BİZZAT TANIK OLDUM

İsveç, şimdiye kadar PKK ve ilişkili kurumlara milyonlarca dolar akıttı. PKK’lı teröristler, İsveç yapımı AT-4 tanksavar sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırıyor. Finlandiya da PKK’lıların himaye edildiği ülkelerden.

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Finlandiya’nın başkenti Helsinki’yi ziyaretinde PKK’lıların otelin çevresini nasıl kuşattıklarına tanık olmuştum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28-30 Haziran arasında Madrid’de düzenlenecek tarihî önemdeki NATO zirvesinde Türkiye’yi temsil edecek. Dışişleri Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı’nın o tarihe kadar Türkiye’nin bütün tezlerini somut delillere bağlayacak, karşıt argümanlara iyi yanıtlar verecek bir hazırlık yapacağını umuyorum.

Türkiye’nin, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine itiraz etmesi meşru ve haklıdır. Bu ülkelerde, devlet kurumlarında kök salan Türkiye karşıtlığı, silah ambargoları ve teröre destek gibi alanlarda yazılı taahhüt ve garanti alınmadan Ankara’nın yeşil ışık yakabileceğini tahmin etmiyorum. Türkiye, Yunanistan’ın NATO’ya dönüşü sürecindeki hataları tekrar etmeyecektir.

Madrid’de şu ana kadar resmî programda ABD Başkanı Joe Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında ikili bir görüşme görünmüyor; ancak İsveç-Finlandiya konusunun ötesinde Ukrayna-Rusya krizi ve başka başlıklar nedeniyle Biden’ın görüşmek isteyebileceğini düşünüyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder