Deniz Akkaya: Avrupa'da toplum kurallarına hayvanlar bile uyuyor

29 Eylül 2018, Cumartesi 07:30
AA

Sosyal medyaya linç kültürü ve zorba bir dil hakim olalı epey zaman oldu. Masum bir mutluluk karesinin altında bile ‘İnşallah ölürsün’ gibi bir yorumla karşılaşınca şaşırmıyoruz artık. Bu tacizlere en çok maruz kalanlar ünlü isimler... Deniz Akkaya bu duruma isyan bayrağını açtığını duyurdu. Buluştuk ve bakın neler konuştuk.

Sosyal medyadaki linç kültürüne savaş açtınız. Siz ünlü bir kadın olarak her gün sayısız hakarete maruz kalıyorsunuz. Savaşmak yerine neden hesaplarınızı yoruma kapatmayı tercih etmediniz?

Yoruma kapatırsam daha çok sinirim bozulur. Yok öyle bir dünya! Sonra pıstırdık, söndürdük demeye getirecekler. Ülkede giderek artan bir yozlaşma, öfke ve saldırı kültürü var. Ben bununla mücadele etmeye karar verdim, çünkü böyle bir toplum istemiyorum. Mücadeleciyim, Aslan burcuyum ve doğrunun yanındayım; hayattaki duruşum bu. Bir toplumun başına gelenlerden en çok savaşmayanlar ve susanlar sorumludur. Her şey daha kötü olmasın diye elini masaya vurmak lazım, ayar kaçtı.

Ne yapacaksınız?

Emsal olması adına geçen hafta üç kişiyi mahkemeye verdim. Dakika dakika evraklarını yayımlayacağım. Ortamı onlara bırakırsan “İstediğimizi yaparız, bizim başımıza bir şey gelmez” diye anlarlar. Çünkü cezayı görmezse suçu özgürlük sanır. Sosyal medyada yapılan hakaretlerin karşılığı para cezası hatta hapis cezası! Ben bu konudaki bilinçlenmede öncü olacağım, bunu toplumumuza bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyorum.

'BENDEN GÜZEL VE ZENGİNSEN BEN DE SANA KÜFREDERİM'

Sizce insan tanımadığı birine neden küfreder?

Ben sana bunun Türkçesini okuyayım: Sen benden güzelsin, hayatın benimkinden iyi, çok paran var, benden daha iyi bir arabaya biniyorsun, ben senin kadar şanslı değilim. O zaman ben de sana küfrederim. Sen de benim hakaretlerime tahammül etmek zorundasın.

Kıskançlık yani...

Evet de biz buraya gelene kadar ne yaşadığımızı sen biliyor musun? Sana göre bunlar kolay kazanılan hayatlar. Ben de Jennifer Lopez’i çok kıskanıyorum. Her gün küfür yazayım, olur mu yani? Geçen gün birisi çocuğuma küfür etmiş. 8 yaşında çocukla ne derdi olur bir yetişkinin?

Ayşe de artık sosyal medya kullanıyor. O nasıl etkileniyor?

Allah dağına göre kar verirmiş. Benim bu konularda hassas olduğumu bilen yukarısı, ona göre çocuk göndermiş bana. Biliyorsun, Ayşe’nin gülerken bir fotoğrafını paylaştım. Altına “Dişleri çarpık” diye yazdılar. Bunları yazanlar arasında anneler de var...

Bu tip olaylar bir çocuğun kalbini çok kırar...

Ah! Benim 8 yaşındaki kızımın kafasına gelebilseler, bu toplumdan her ay 10 tane Elon Musk çıkar. Kızım çok bilinçlidir, ben ona ‘küçük Buddha’ diyorum. Diş mevzusunda bir iki tribe girdi, bir baktım gülmemeye başladı. Ben de karşıma alıp “Bu insanlar çirkin içli, sevgisiz, mutsuz insanlar. Saldırarak tatmin oluyorlar. Gülmezsen özgüvensiz durursun. Özgüvensiz insanlar somurtur” dedim. Şimdi yine gülüyor. Ayşe’nin jenerasyonu sosyal medyanın içine doğdu. Kızımı zamanın gerçeğinden uzak tutamam ama güçlendirebilirim.

SOKAĞA HALINI SERİP PİJAMANLA YATAMAZSIN

Bir tek sosyal medyada değil ki... Geçtiğimiz haftalarda siz tatildeyken bir adam, hem de bir doktor, Ayşe de varken yanınıza gelip “Sen de yaşlandın, 60 yaşında mıydın?” diye tacizde bulundu size. Bu çok absürt!

Evet. Sakin zaman geçirelim diye teyzemin Darka’daki yazlığına gittik. Sessiz sakin bir site. Denizden çıktık, fotoğraf çektirmek istedi bir adam. Ben de “Şu an mayoluyuz, üstümüzü başımızı toparlayalım, çekelim” dedim. Ona hemen “Evet” demedim diye “Siz de çok yaşlanmışsınız” dedi. Ayşe var diye cevap vermedim, gitti. Sonra “Kaçtı yaş? 60 mıydı?” diyerek yanımıza geri döndü. Bunun üzerine olayı hem site yönetimine hem avukata taşıdım, gereğini yaptım elbette. Çünkü asalet yerine avamlığın pirim yaptığı, edepsizliğin ve ‘Ali kıran baş kesenliğin’ hak görüldüğü düzen oluşuyor.

Bunlar neden bu kadar arttı sizce?

Sosyal medyadaki zorbalık gerçek hayattaki zorbalığa zemin hazırlıyor, cesaret veriyor. Toplum kuralları artık önemsenmiyor. Bak, şu an Arnavutköy’de Sur Balık’tayız, şahane manzaraya karşı oturuyoruz. Biz burada otururken bir arkadaş geliyor, evdeki halısını karşımıza, sokağa seriyor. Çaydanlığını, su sebilini getiriyor, pijamasıyla burada yatıyor. Yatamaz kardeşim!

Bu söyledikleriniz halkı aşağılamak olarak algılanabilir...

Asla. Tam tersi! Ben toplumumu hor görmüyorum. Toplumumu daha yukarıda gördüğüm için bunları düzeltmeye çalışıyorum. Türk olmaktan hep gurur duydum. Bazıları “Bunlar değişmez” diyorlar, budur işte aşağılama. “Bunlar” derken kimden bahsediyorsun?

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE SOKAKTA HAYVAN OLMAZ

Gelecekten umutlu musunuz?

Evet, teknolojinin de yardımıyla gelecekte bence daha iyi bir toplum olacak. Bugün bile İngiltere’ye her gittiğimde “Bir gün inşallah onlar gibi oluruz” diyorum. Bir tane sigara izmariti yok yerde. Bir gün Gökmen’le (Şeynova) Londra’da koşuyoruz. “Bunların köpekleri bile asil” dedim. Işıkta duruyor köpek! Orada toplum kurallarına hayvanlar bile uyuyor. Zaten bir ülkenin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren en belirgin özellik sokak hayvanlarının olmamasıdır. Sokakta yaşayan hayvanlar olmamalı.

Ama bu çok tartışmalı bir konu. Amerika ve Avrupa’da sahipsiz hayvanlar toplanıp öldürülüyor, o yüzden sokakta yoklar.

E bizimkilerin yaşadığı hayat mı? Burada topallaya topallaya çöpten yemek yiyorlar, bu mu şimdi yaşam? Sonra da bir araba çarpıyor ve yolun kıyısında ölüp gidiyorlar. New York’ta görebilir misin bir tane kedi? Londra’da da kimse köpeğini sokağa atmıyor. Bizim sıkıntı ta oradan başlıyor. Sen ailene aldığın canlıyı nasıl sokağa atarsın?

Son olarak ne diyeceksiniz?

Türkiye’de yaşamak kolay değil, sıkıntılı zamanlardan geçiyoruz. Ama şu “Onda var, bende yok. O zaman Allah kahretsin, ben ne yapayım böyle hayatı!” psikolojisinden çıkması lazım insanların. Fonda sürekli Müslüm Gürses şarkısı çalıyormuş gibi yaşamasınlar. Kendilerine acıyıp başkalarına saldırmasınlar. Bu toplum hepimizin. Saygıyla birlikte yaşamayı öyle ya da böyle öğreneceğiz.

BU KADAR KÖTÜLÜK DENGEMİ BOZUYOR

Sert çıkışlarınız size öfkeli bir kadın imajı vermiyor mu?

Cici kız imajı bozulmasın diye vurdumduymaz davranan insanlardan mı olayım? Hem zaten bizim toplumda ne yapsan kendini beğendiremiyorsun. Sahilde çöp toplarsın, bu sefer de “Bikinisiyle çöp topladı, orasını burasını gösterdi” derler. Pençelerimi hep çıkarmıyorum ama mesela bir anne çocuğuma saldırdığında, biri sevgiden başka bir şey beklemeyen bir hayvana vurduğunda çıldıracak gibi oluyorum. Ben bir yetişkine bile kilo aldığında “Kilo almışsın” diyemem, kırılabilir diye... O yüzden bu kadar kötülük dengemi bozuyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.