Işınsu Kestelli

15 Mayıs 2022, Pazar 07:00

Kruvaziyerler bir bir demirliyor

Mayıs ayının ortasına gelmemize rağmen havalar yeni yeni ısınsa da aslında geçen ay aldığımız İzmir Limanı’na yanaşan kruvaziyer sayısındaki artış haberi yaz sıcağını hepimize hissettirmişti. Malum; pandemi dönemi kruvaziyer turizmine tamamen bir kapanma getirmişti. İki yılın ardından ise cruise gemileri yeniden İzmir’e doğru dümen kırmaya başladı.

Bu gelişmenin bizi heyecanlandıran tarafı ise bu gemilerden birinin altı yıl sonra İzmir Limanı’na demir atmasıydı. Miami’den altı aylık bir dünya turu için hareket eden gemi, geçen ay İzmir’e geldi. Hemen ardından da 3 Mayıs’ta, 5 bin 200 yolcusuyla ilkine göre çok daha büyük olan ikinci kruvaziyer gemisi İzmir’deydi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in belirttiği gibi İzmir’e 2022 yılında toplam 34 kruvaziyer gelecek.

Yıllardır tartışıldığı üzere bu gemilerle gelen turistler de şehirde kalmadan; birkaç saat geçirip bir başka limana gidecek ama göz ardı edilmemesi gereken bir şey var: Kruvaziyerle gelen turistler, özellikle de gittikleri şehri ilk kez görüyorlarsa, beğendikleri bu kente tekrar gelebiliyorlar. Hem de bu sefer konaklamak ve şehirde daha fazla vakit geçirmek için...

Tabii onların güzel İzmir’i sadece görmesi tekrar gelmelerini sağlamaya yetmiyor. Bu turistleri iyi ağırlamamız, kentimizi iyi anlatmamamız gerekiyor. Ben de Tunç Soyer’e katılıyorum ve İzmir’in turizm sektöründe hak ettiği yerde olmadığına, kentin var olan potansiyelinin karşılığını görmesi için çok daha fazlasını yapmamız gerektiğine inanıyorum.

Bu nedenle kruvaziyer gemilerinin rotasını yoğun şekilde Ege kıyılarına döndürmüş olması turizmin geleceği için oldukça heyecan verici. Bizim de bu fırsatı iyi değerlendirmemiz ve bize ayrılan kısa sürede İzmir’i çok daha iyi anlatmak için biraz daha yaratıcı olmamız lazım.

iPOD TARİH OLUYOR

Günümüzün en etkileyici teknolojik ürünlerinden olan iPod için yolun sonuna gelindi. Teknoloji devi Apple, iPod’un üretiminin durdurulduğunu ve satışın stoklar tükenene kadar süreceğini açıkladı. Bu orijinal müzik oynatıcısının üretimine 2001’de başlanmıştı ve cihaza bin şarkı yüklenebiliyordu.

Şu anda Apple’ın müzik hizmeti Apple Music’te 90 milyondan fazla şarkı bulunuyor. Apple’in Dünya Pazarlama Başkan Yardımcısı Greg Joswiak, bir dönemin en önemli teknolojilerinden biri olan cihazın, müziğin nasıl keşfedildiğini, dinlendiğini ve paylaşıldığını yeniden tanımladığını söylüyor. iPod, daha sonra iPhone’u icat eden Tony Fadell tarafından tasarlanmıştı.

01 Mayıs 2022, Pazar 07:00

Hakaretler değil fikirler yarışsın

Sosyal medya, bireylerin düşüncelerini, kurumların da hizmet ve yeniliklerini geniş kitlelere duyurması açısından çok önemli bir araç... Ancak en çok takipçiye sahip sosyal medya platformu olmamakla birlikte; siyaset, ekonomi, spor; yani hayatın her alanında en güçlü mecraların başında yer alan Twitter’da ipin ucu kaçalı çok oldu.

Yapılan araştırmalara göre, Türkçe olarak açılan gündem maddelerinin yarısı sahte. Yazılım veya program kullanılarak oluşturulan, gerçek kullanıcı olmayan ‘bot’ hesaplarca üst sıralara taşınan bu maddeler, çoğu zaman asıl konuşulması gereken konuların önüne geçiyor. Bir anlamda gündem saptırılıyor.

Twitter’daki bir diğer sorun da bazı isimsiz kullanıcıların düşündüklerini dile getirmek yerine, kendileri gibi düşünmeyenlere hakaret etmeyi seçmeleri. Bu durum, iyi niyetli pek çok kullanıcıyı canından bezdirerek, gerçek fikirlerin tartışılmasını engelliyor.

44 milyar dolar gibi rekor bir bedel ödeyerek Twitter’ı satın alan ünlü iş insanı Elon Musk da aynı fikirde olacak ki yeni dönemde her kullanıcının bir kimlik numarası olacağını ifade etti. Buna göre platforma üyelikler, artık kimlik kartı ile olacak ve böylelikle bot hesapların önüne geçilecek. Bu sayede kötü niyetli bireylerin önü kesilecek.

Fikir özgürlüğünü savunan biriyim. Ancak hakaret etmenin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinin de bilincindeyim. Dolayısıyla Elon Musk’ın atacağı adımın sansür olarak nitelendirilemeyeceğinin farkındayım.

Eğer olur da yakın zamanda Musk’ın belirttiği gibi bir güvenli sisteme geçilirse, eleştirmenin kıvrak bir zekâ gerektirdiği daha net anlaşılacak, platformun kalitesi artacaktır. Ve zeki bir insanın, eleştirdiği kişiyle mahkemelik olmadan fikrini ifade edebilmesinin sayısız yolu vardır. Ne de olsa Victor Hugo’nun da söylediği gibi, “Fikir, cihanı sarsan bir namedir...”

İŞ YERİM TÜM DÜNYA

Son 10 yılda hızla yayılan ama COVID-19 salgınıyla beraber adeta tüm dünyaya yayılan uzaktan çalışma döneminde, bir eşik daha atlandı. İnternet üzerinden oda ve ev kiralama hizmeti veren Airbnb, yaklaşık 15 bin çalışanının istedikleri yerden iş yapabilmesinin önünü açan bir manifesto açıkladı.

24 Nisan 2022, Pazar 07:00

Şanghay'da neler oluyor?

Biz dahil, dünyanın neredeyse tamamı koronavirüs salgınını unutmuş gibi görünüyor. Bir yer hariç... Takip ediyorsunuzdur, bir tek COVID-19’un ilk görüldüğü Çin, kabus dolu günlerine geri döndü. Şanghay’da mart ayı sonundan beri çok sıkı karantina kuralları uygulanıyor ve 26 milyonluk Şanghay’da bu bir ilk. Salgının başladığı ilk günden beri, tüm şehir yerine, her biri birkaç yüz kişiyi barındıran toplu konutlar karantinaya alınıyordu.

27 Mart’ta yeni vaka sayısı rekor kırarak 3 bin 450’ye yükselince, önce kademeli olarak, artış devam edince de şehir çapında katı karantina uygulamaları başladı. Öyle ki, Şanghay’da vaka sayısı, ülke çapındaki toplam vakalarının yüzde 70’ine denk geliyor. Şehir sakinleri temel ihtiyaçlarını karşılamak için bile evlerinden çıkamıyor, kentte ciddi gıda sıkıntısı yaşanıyor.

Önceki gün TV’lerde, insanların pencerelerden çığlık atarak isyan ettikleri görüntüler izledim. Kentte, bulaş riskini öne sürerek, “pencereyi açmayın”, “şarkı söylemeyin” diye anonslar bile yapılıyor. Çocuklar da dahil olmak üzere, koronavirüs testi pozitif çıkan kişiler devletin karantina merkezlerine yerleştiriliyor. Vakalarda bir miktar düşüş görülüp 20 Nisan’dan itibaren belli bölgelerde esnetilmeler başlasa da hala milyonlarca kişi evde kalmaya devam ediyor.

Hatta kentteki hastanelerde tüm yataklar dolduğu için ofisler hastaneye dönüştürülmüş durumda. BBC News’de okuduğum bir haberde, Başkan Şi Cinping’in uyguladığı “Sıfır COVID” politikasının ekonomik bir bedeli olacağından bahsediliyordu. Bu durumun yalnızca Çin için değil, dünya için de ciddi maliyeti var. Şanghay, dünyanın en büyük konteyner limanı konumunda olduğundan, hem Çin ekonomisi hem de dünya tedarik ağı tehdit altında...

Şanghay, Çin’in GSYİH’sının yüzde 3’ünden fazlasına katkıda bulunuyor ve 2018’den bu yana Çin’in toplam ticaretinin yüzde 10’undan fazlasını oluşturuyor. Dünya genelindeki veriler, artık pandemi sonrası günlere hazırlık dönemine geldiğimize yönelik kuvvetli kanıtlar sunsa da Şanghay’daki durum asla tedbiri elden bırakmamamız gerektiğini gösteriyor.

İZMİR’DEN ÖRNEK ADIM

Başlarda iklim değişikliği, sonra iklim krizi, son birkaç yıldır da iklim felaketi olarak nitelendirilen ve tüm dünyayı tehdit eden yadsınamaz gerçek karşısında her birey, her kurum, her şirket ve her devletin üzerine düşeni yapması gerektiğini sık sık tekrarlıyorum. Ne mutlu bana ki bir İzmirli olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu anlamda önemli bir adım attığını gördüm ve çok sevindim.

Belediye Başkanı Tunç Soyer, iklim krizi ve kuraklığa dirençli bir kent yaratma çalışmaları çerçevesinde kentteki tüm yeşil alanlara sulama gerektirmeyen, bakımı kolay bitkiler ekileceğini açıkladı. “Doğa Şehirde” projesiyle İzmir’in birçok noktasındaki yeşil alanlar, sulama gerektirmeyen bitkilerle tasarlanmaya başlandı. İzmir’deki birçok kooperatif de üretim yelpazesini değiştirerek büyürken su istemeyen, bakım maliyeti düşük, İzmir’in doğasına ve iklimine uygun bitkileri üretmeye başladı.

17 Nisan 2022, Pazar 07:00

Kömüre veda zamanı

Enerji açığı ülkemizin ve daha pek çok ülkenin en önemli sorunu... Rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir kaynakların kullanımı hızla artsa da hâlâ eski teknolojilerle elektrik üretmeye devam ediyoruz. Bunların başında da kömürlü termik santrallarla elektrik üretimi yer alıyor. Oysa, elektrik üretiminde kömür kullanımı diğer elektrik üretimi yöntemlerine kıyasla çok daha fazla seragazı salımına neden olduğu için bilim insanları, iklim krizinden çıkış sürecinde öncelikle kömür santrallarının kapatılması gerektiğini vurguluyor.

Avrupa ülkeleri de bu yönde önemli adımlar atıyor. Hali hazırda Arnavutluk, Avusturya, Belçika, Estonya, İsveç, İsviçre, Letonya, Litvanya, Norveç ve Portekiz kömürden elektrik üretimine son vermiş durumda. Fransa bu yılın sonuna kadar, Birleşik Krallık 2024’te, Macaristan, İtalya, İrlanda ve Yunanistan 2025’te, Kuzey Makedonya 2027’de, Danimarka 2028’de, Finlandiya ve Hollanda 2029’da, Slovakya ve İspanya 2030’da, Karadağ 2035’te, Romanya 2032’de, Hırvatistan, Slovenya ve Çekya 2033’te, Almanya 2038’de, Bulgaristan ise 2040’a kadar kömürle vedalaşacağını açıkladı.

Avrupa kıtasında, kömürle elektrik üretmeye daha ne kadar devam edeceğini belirlemeyen, bu konuda bir taahhüt sunmayan sadece dört ülke var. Türkiye’nin yanı sıra Bosna Hersek, Polonya, Sırbistan’da konuyla ilgili alınmış bir karar bulunmuyor. Umarım, bu konuda geç kalmayız ve iklim krizinin en çok etkileyeceği ülkelerin arasında yer aldığımızı göz önünde bulundurarak bir an önce gerekli adımları atarız.

MERAKLA BEKLİYORUM

Haluk Bilginer, sesi, oynadığı rolün hakkını vermesi ile Türk sinema ve dizi sektörünün en önemli isimlerinden biri... Bu kış döneminde, Show TV’de yayınlanan “Baba” ve Netflix’teki “Uysallar” dizileri ile resmen sezona damga vurdu. Ama bitmedi.

Usta oyuncu şimdi de yazar Barbara Nadel’in Müfettiş Çetin İkmen karakterini konu alan polisiye roman serisi “The Turkish Detective” (Türk Dedektif) dizisinde rol alacak. Internet dizi/film platformu Paramount+’ta yayımlanacak olan dizinin başrollerinde Haluk Bilginer, Ethan Kai ve Yasemin Allen’in oynayacağı açıklandı.

İlk sezonu sekiz bölüm olarak planlanan dizide; Haluk Bilginer Dedektif Çetin İkmen karakterini, Ethan Kai da onun ortağı Mehmet Süleyman karakterini, Yasemin Allen ise Dedektif Ayşe Farsakoğlu karakterini canlandıracak. Sizi bilmem ama henüz nereden bulup izleyeceğimi bilmesem de ben bu diziyi sabırsızlıkla bekliyorum.

ALTAY’IN ÇÖKÜŞÜ

10 Nisan 2022, Pazar 07:00

İzmir'in yeni sembolü olsun

Son depremde zarar gören ve az-orta hasarlı raporu verilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin binası, yakın bir gelecekte yıkılacak. Söz konusu bina için 1966 yılında mimari bir yarışma açılmış, 1968’de kazanan projenin yapımına başlanmış, ne var ki inşaat çalışmaları ancak 1982’de tamamlanabilmişti. Sahilden esen rüzgârın kentin sokaklarına ulaşabilmesi için alt kısımları açık olarak tasarlanan ve o dönem için oldukça yenilikçi bir çizgi taşıyan yapı, depremin yaşandığı 2020’ye kadar aralıksız hizmet verdi.

Büyükşehir Belediyesi’nin yeni binası da mimari bir yarışmayla belirlenecek. Tek dileğim, Konak’ın tam kalbindeki bu alanda yapılacak yeni binanın evrensel mimari değerler taşıması, yenilikçi olması ve tüm gözlerin İzmir’e çevrilmesini sağlaması... Aksi taktirde yeni bir bina yapmanın bir manası yok; eskisi güçlendirilerek de yola devam edilebilirdi. Umarım benim gibi pek çok İzmirlinin beklentisi olan bu durum, yarışmaya katılacak mimarlarda doping etkisi yapar. Ne de olsa beklentimiz çok büyük.

DÜNYA İÇİN EN KRİTİK BEŞ YIL

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin raporu geçtiğimiz hafta içinde yayınlandı. Rapor, iklim krizine karşı harekete geçmek için kalan zamanın iyiden iyiye daraldığını net olarak ortaya koyuyor. Rapora göre, 2010-2019’da büyüme hızının yavaşlamasına rağmen yıllık ortalama küresel sera gazı emisyonları, insanlık tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı.

Şayet acil ve köklü bir şekilde sera gazı emisyonlarının azalması sağlanamazsa, küresel ısınmayı 1.5 derece ile sınırlamak mümkün olamayacak. “Rapordan hiç mi iyi haber çıkmadı” diye soracak olursanız, çok şükür ki çıktı... 2010 yılından bu yana güneş ve rüzgâr enerjisi ve batarya maliyetlerinde yüzde 85’e varan bir düşüş görüldü.

Alınan kararlar çerçevesinde, dünya genelinde çıkarılan yeni yasalar sayesinde enerji verimliliğinin artması ve ormansızlaşma oranlarının azalması, yenilenebilir enerjinin dağıtımının hızlanması sağlandı. IPCC Başkanı Hoesung Lee’ye göre dünya bir yol ayrımında. Ancak ve ancak bugün alınacak kararlarla yaşanabilir bir geleceği güvence altına alabiliriz...

Ve üzerimize düşenleri yapmak için en fazla beş yılımız var. Bu dönemde her devletin, her kurumun, her şirketin, hatta her bireyin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Önümüzde hâlâ bir fırsat varken hep birlikte elimizi çabuk tutalım. Yoksa son pişmanlık fayda etmeyecek.

ACİL ŞİFALAR

03 Nisan 2022, Pazar 07:00

Haftanın olayı

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan ve tüm dünyayı ekonomik açıdan büyük bir bilinmezliğe doğru sürükleyen kritik süreçte, çözüme yönelik en kritik hamleyi Ankara yaptı. Rus ve Ukrayna temsilcilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimiyle İstanbul’da bir araya gelmesini ve Belarus’taki görüşmelerin aksine iki heyet arasında çok daha ılımlı bir hava esmesini, Türkiye’nin bölgedeki etkisinin tüm dünya tarafından idrak edilmesi açısından son derece önemsiyorum. Önümüzdeki günlerde manzara daha da netleşecektir... Ancak şurası kesin ki bu noktadan sonra bölgemizde Türkiye’nin olmadığı bir masa kurmaya artık kolay kolay hiçbir ülke cüret edemez.

İZMİR KÜME DÜŞMEMELİ

Futbol liglerinde sezonun sonlarına yaklaşılırken, İzmir’in profesyonel liglerdeki 7 temsilcisinden 5’i, küme düşme korkusu yaşıyor. Süper Lig’de beş sezondur aralıksız yer alan Göztepe, Altay ile birlikte düşme hattında yer alıyor.

PTT 1’inci Lig’de yer alan ve son yılda Türk futboluna sayısız yıldız kazandıran Altınordu ile birlikte Menemen Belediyespor da halen düşme riskiyle karşı karşıya... Karşıyaka 1’inci Lig’den gerilediği 3’üncü Lig’de de sıkıntılı günler yaşıyor. Kırmızı-Yeşilli İzmir efsanesi, son haftalarda kazandığı puanlarla düşme hattından biraz uzaklaşsa da henüz tam olarak rahat bir nefes alamadı. Hepimiz biliyoruz ki futbol sadece bir spor dalı değil.

Büyük bir endüstri ve çok büyük bir ekonomi... Bir şehrin büyümesine, gelişmesine, değişmesine katkısı son derece büyük. Kuvvetli birleştirici özelliği var. Umuyorum ki sezon sonunda bu tablo değişir; verilen emeklere, aktarılan kaynaklara yazık olmaz. Ve umarım son haftalarda her İzmirli, İzmir takımlarını desteklemek için tribünlerdeki yerini alır.

YANGIN ALARMI

İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha çok hissediyoruz... Sadece üç hafta önce kar yağışı nedeniyle kısa süreli trafiğe kapanan Çeşme otoyolu yakınlarında, bu hafta içinde orman yangını yaşandı. Cuma günü Milas’ta da iki yangın çıktı. Ardından kum bulutları İzmir’den İstanbul’a çok sayıda kenti esir aldı.

Yine bugünlerde Ege’den Karadeniz’e kadar pek çok yerde fırtına var. Meteoroloji uzmanlarına göre, bu yıl nisan ayı içinde 40 derecelik sıcaklıkları görebiliriz. Yaz aylarında ne yaşayacağımız ise henüz meçhul. Özetle; geçen yaz yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen orman yangınlarına karşı çok geç olmadan tüm tedbirleri almamız şart... Çünkü insanoğlunun yıllardır hoyratça davrandığı doğanın artık şakası da yok, acıması da...

27 Mart 2022, Pazar 07:00

Çeşme uzlaşması

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un adeta bir kuyumcu titizliğinde çalışarak büyük bir incelikle işlediği Çeşme Turizm Projesi’nde sona yaklaşılıyor. Bakan Ersoy, yola çıkarken tüm sürecin şeffaflıkla yönetileceğini söylemişti... Öyle de oluyor. Hafta içinde İzmir’de yapılan toplantıda Bakan Ersoy’un yanı sıra İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran ve İzmir iş STK’larının temsilcileri aynı masa etrafında buluştu. Herkes fikrini, itirazını veya endişesini açık açık dile getirdi.

Projeye nihai halini vermek üzere notlar alındı, talimatlar verildi. Toplantılarda konuşulan her şey Bakanlık bürokratları tarafından not ediliyor. Akademisyenler, mimarlar ve diğer profesyoneller alternatif çözümler geliştiriyor ve bir sonraki toplantıda yeni hali üzerinden bir kez daha tartışılıyor.

Bu sayede yola çıkılırken 100 bin yataklı olarak planlanan proje, tarafların çevre duyarlılığı, ulaşım gibi konulardaki endişeleri dikkate alınarak 55 bin yatağa indirildi. Toplantıya katılanlardan biri olarak bu projenin, küresel rekabette İzmir’i ve Çeşme’yi bir üst lige taşıyacağını düşünüyorum. Daha da önemlisi Çeşme Projesi’nde sergilenen ortak akıl ve uzlaşma kültürünün ülkemizin yarınlarına büyük bir değer katacağına inanıyorum.

EN KAPSAMLI PROJE

Çeşme Turizm Projesi’nde öncelikle hedef, bölgede 3 ayı bile bulmayan ve bu nedenle sorunlarını çözmekte zorlanan turizm sezonunu 12 aya uzatmak. Bu kapsamda yapılaması planlananlar ise şöyle: Projenin kalbinde Atatürk’ün 1937 yılında tasarladığı İdeal Cumhuriyet Köyü yer alacak.

27.5 kilometrelik sahil şeridinin ve 4.3 hektarlık orman alanının yanı sıra projeye ayrılan alanın yüzde 42’si doğal haliyle korunacak. Proje kapsamında yapılacak yapıların taban alanı yüzde 1.2 ile sınırlı kalacak. Su ihtiyacı, ters ozmoz sistemleri kullanılarak arıtılan deniz suyuyla karşılanacak. Projede önemli yer tutan golf sahalarının yol açabileceği su sıkıntısı da bu yolla aşılacak.

Projenin tamamında organik tarım yapılacak. Projedeki tematik köylerden Gastronomi Köyü’nde bir gastronomi üniversitesi bulunacak. Sağlıklı ve İyi Yaşam Köyü, büyük şehir yaşamından uzaklaşıp ruhunu dinlendirmek isteyenleri Ege’ye özgü şifa ve sağlık ritüelleri ile ağırlayacak. Hayvan Köyü, dünyada bir ilk olacak.

Rüzgâr Köyü, alanın kimliğini oluşturan sörf kültürünü yerinde koruyarak dünya sörfçülerinin vazgeçilmez destinasyonu olacak. Rüzgâr Köyü’nün de içinde bulunduğu batı sahil şeridi boyunca hiçbir yapılaşma olmayacak.

20 Mart 2022, Pazar 07:00

Ülkelerin savunma politikaları değişiyor

Önce hayatımızı durma noktasına getiren pandemi, ardından salgının etkisiyle yıpranan ekonomiler ve şimdi de savaş... İlginç ve bir o kadar da endişe verici bir dönemden geçiyoruz. Etkisini sıcak şekilde hissettiğimiz Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının dünyada dengeleri değiştireceği, olumsuz yansımaları olacağı kesin. Rusya’nın harekatıyla birlikte Almanya’dan şaşırtan bir hamle geldi. Savaş karşıtı politikasına son veren Almanya, milli gelirinin en az yüzde 2’sini savunma harcamalarına ayırmaya ve ordusunu büyütmeye karar verdi.

Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana en keskin politika değişikliği bu. Ve bu karar, Almanya’nın bütün stratejilerinin değişmesi demek oluyor. Yaşanan tüm bu küresel kaos, zaten ülkelerin silahlanma gayretlerini hiç değiştirmemişti. Ukrayna savaşıyla beraber Avrupa’daki pek çok ülke de savunma harcamalarını giderek artıracaktır. Türkiye’nin gelinen bu noktada gelişmeleri iyi değerlendirmesi gerekiyor.

Ülkemizde savunma sanayiinde atılan önemli adımlar, özelikle de 2000 yılından sonra hızlanan ivme ile geldiğimiz nokta, bu konuda yapabileceklerimizin kanıtı. Genç insan kaynağıyla ülkemizin savunma ve güvenlik alanlarındaki gücünü artıracak yeteneklerini geliştirip iyi stratejilerle desteklersek, Türkiye için parlak bir dönem olabilir. Salgın sonrası yeni bir dünya konuşuluyordu, sanırım beklediğimizden de farklı bir dünya olacak.

İKİ YIL ARADAN SONRA ALAÇATI OT FESTİVALİ

Öğrendiğim andan itibaren bana çok iyi gelen, içimi ferahlatan bir haber. Pandemi nedeniyle iki senedir fiilen gerçekleşemeyen Alaçatı Ot Festivali, 24-27 Mart tarihleri arasında 11’inci kez yapılacak. 2019’da 1 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan Alaçatı, bu sene özlemin de etkisiyle daha çok sayıda insanın akınına uğrayacak.

Otları tanıma ve toplama gezilerinden yemek atölyelerine, yabani ot ve bitkilerle beslenme seminerlerinden konserlere birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın deyişiyle, bu sadece bir yemek festivali değil; bu festival kentlere sıkışan, hızla bozulan hayat şartları nedeniyle bir çıkış arayan, bedenlerini ve ruhlarını iyileştirmeye çalışan insanların şifa reçetesi...

Hiç kuşkusuz, Alaçatı’da Ege otlarının daha çok konuşulmasını sağlayan, bütün bölgeye yararı olan, artık marka olmuş bir festival Ot Festivali. Bu nadide etkinliğimizi önümüzdeki yıllarda mutlaka daha çok anlatmanın yollarını aramalıyız.