Kadınlar 20 yıl kaybetti

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Her ne kadar pazar günleri koronavirüsten söz etmek istemesem de hem vaka sayılarının büyük bir hızla artması hem de görünen ve görünmeyen etkileri beni buna mecbur ediyor. Son olarak da Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Temsilciliği’nin, COVID-19’un istihdama etkilerine ilişkin gerçekleştirdiği araştırma sonuçları önüme düştü. Tablo iyi değil ama özellikle çalışma hayatında yer alan kadınlar açısından hiç iyi değil. Bildiğiniz gibi Türkiye, 2000-2019 yıllarını kapsayan 20 yıllık süreçte, çalışan kadınlara sağlanan yeni yasal haklar sayesinde kadın istihdamını yüzde 26.2’den 32.2’ye çıkarmayı başarmıştı.

Ne var ki pandeminin pik yaptığı mayıs ayına kadar geçen ilk 2-3 aylık dönemde çoğu gençlerden oluşan yaklaşık 3 milyon kişi iş gücü piyasasından çıkmak zorunda kaldı. Kadın istihdam oranı da mayıs ayında bir anda yüzde 25.6’ya düştü. 20 yıllık kazanım adeta buhar olup gitti. Pandeminin ne zaman hız keseceği, hayatın ne zaman normale döneceği şimdilik belirsiz. Ancak belli olan bir şey var, o da yapılan araştırmalara göre işsiz kalan genç erkeklerin yüzde 70’i bir yıl içinde yeniden iş bulabilirken, bu oran kadınlarda yüzde 30 seviyesinde. Yani yaşanan kaybın telafisi oldukça uzun sürecek. Açıkçası medyada hak ettiği oranda yer bulamadığını düşündüğüm bu araştırmanın hükümetin ilgili bakanlıkları tarafından dikkate alındığına ve salgın sonrası için kadın istihdamını artırmaya yönelik planların şimdiden yapıldığına inanmayı çok ama çok istiyorum.

Bolivya örneği

ILO’nun araştırmasıyla aynı anda gündeme Bolivya’dan çarpıcı bir haber düştü. Latin Amerika ülkesinde, Kültürler, Dekolonizasyon ve Depatriarkalizasyon (erkek egemenliğini ortadan kaldırma) Bakanlığı kuruldu. Bakan olarak da Bolivya Yerli Köylü Kadınlar Ulusal Konfederasyonu’nu temsil eden Sabina Orellana atandı. Yapılan resmi açıklamada, dünyada bir ilk olan bu bakanlığın misyonu şu şekilde özetlendi: “Sömürgeciliği ve erkek egemenliğini ortadan kaldırmak, milliyetler arasındaki olduğu kadar erkeklerle kadınlar arasındaki eşitsizliği tersine çevirmek; birini diğerine tabi kılan tek sesli bir dünya görüşünün hegemonyasını kırmak...” Bolivya’daki değişimi ilk yazının içeriğiyle bir arada düşünecek olursak ülkemizde de böyle cesur bir adım neden atılmasın diye düşünüyor insan.

Maradona ve Napoli

Hafta içinde, henüz 60 yaşındayken hayatını kaybeden dünya futbolunun gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarından olan Diego Armando Maradona, sefalet içinde doğdu. Belki de hayatta kalmak için tek şansı futbol topuydu. O da öyle yaptı; meşin yuvarlağa sarıldı. Müthiş yeteneği ve elde ettiği başarılarla kısa sürede dünyada ismi en çok bilinen insan oldu. Hem Boca Juniors hem Arjantin Milli Takımı hem de Napoli formaları ile efsaneleşti. Bir futbolsever olarak Maradona’nın fırtınalı hayatının en ilginç satırlarının Napoli’de yazıldığını düşünüyorum.

Arjantinli yıldız bu sıcak İtalyan kentinde o kadar sevildi ki Napoli halkı Dünya Kupası’nda oynanan İtalya- Arjantin maçında Latin Amerikalıları destekledi. Maradona, Napoli’den 1991 yılında ayrıldı. Üzerinden tam 29 yıl geçti. Bugün Napoli’ye gidecek olursanız kentin her yerinde Maradona’nın duvar resimlerine, ona özel graffitilere rastlarsınız. Hatta Napoli takımının resmi satış mağazasına girdiğinizde mevcut oyunculardan çok Maradona temalı ürünler bulursunuz. Şahsen Maradona ile Napoli arasındaki bağın bundan sonra daha da derinleşeceğinden, bir efsane haline dönüşeceğinden ve bundan 100 yıl sonra bile Napoli’de Maradona ürünleri satılacağından eminim.


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder