Tarımda büyük fırsat

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ülkemizde yedinci ayına giren COVID-19 salgınında ulaşımdan ticarete, eğitimden kültür-sanat faaliyetlerine kadar pek çok farklı alanda hayat zaman zaman tamamen durdu. Durmayan tek bir şey vardı; tarımsal üretim... Çünkü sokağa çıkamasak bile beslenmek zorundayız. Bunun için de meyve sebzeye ve hammaddesi tarıma dayalı gıda sektörünün tıkır tıkır işlemesine ihtiyaç var. Bu zorlu süreç, bizlere tarımda kendi kendine yetebilmenin ne kadar stratejik bir konu olduğunu yeniden hatırlattı ve bu hatırlatma hayırlı bir icraata vesile oldu.

Devlet, boş duran Hazine arazilerini tarımsal üretime kazandırmak için harekete geçti. Resmi Gazete’nin 16 Eylül 2020 tarihli sayısında yayınlanan Milli Emlak Genel Tebliği’ne göre Hazine’nin mülkiyetindeki araziler, tarımsal üretim yapılmak şartı ile 10 yıllığına kiralanacak. Kiralamada öncelik, üretim yapmak şartıyla taşınmazın bulunduğu yerin nüfusuna kayıtlı olan veya orada ikamet eden topraksız ya da yeterli toprağı olmayan çiftçilerin olacak.

Yeterli talep gelmemesi halinde diğer gerçek veya tüzel kişilere de kiraya verilebilecek. Toprağı olmayanlar bu yolla 60 dönüme kadar olan Hazine arazisini işleyip tarımsal ürün elde edebilecek. 10 yılın sonunda talep edilmesi halinde süre ikinci bir 10 yıl daha uzatılacak. Hazine arazilerinin kira bedeli, tarla, bağ ya da bahçenin rayiç bedelinin yüzde 1.5’i olarak belirlenecek ve her yıl tarımsal ÜFE oranında zamlanacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca kiraya verilmesi uygun görülen taşınmazlar, idarenin internet sayfasında ve hükümet konaklarında 20 gün süreyle ilan edilecek. İlk yıl kira bedeli peşin olarak veya faiz uygulanmaksızın dörtte biri peşin, kalanı üçer aylık dönemler halinde üç eşit taksitle, müteakip yıllar kira bedelleri ise peşin veya dört eşit taksitle ödenebilecek.

Bu kararın hem yeterli imkânı olmayan köylüler hem de tarım alanında yatırım yapmayı düşünen girişimciler için çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ve sonuçlarının önümüzdeki yıllarda artan üretim miktarı olarak ekonomiye olumlu olarak yansıyacağına inanıyorum. Unutmayın; toprak kendine uzanan eli asla boş bırakmaz. Şimdiden bereketiniz bol olsun.

İSTİKAMETSİZ SEFERLER

Bir virüs tüm dünyayı adeta yeniden dizayn ediyor. Salgından en çok etkilenen sektör olan havayolları, krizin etkilerini az da olsa hafifletebilmek için yeni yöntemler geliştiriyor. Geçtiğimiz hafta Singapore Airlines, uçmayı özleyen yolcular için üç saat süren ve bu sürenin sonunda kalktığı havalimanına geri dönen yolcu sayısı azaltılmış seferlere başlamıştı. Bu uçuşların gördüğü ilgi Avustralyalı Qantas Airways’e de ilham verdi.

Şirketin, alçak irtifadan yapacağını duyurduğu yedi saatlik manzaralı uçuşun 575 ila 2 bin 765 dolar arasında satılan biletleri sadece 10 dakikada tükendi. 10 Ekim’de yapılacak seferde geniş gövdeli Boeing 787 kullanılacak ve uçuşa 134 yolcu katılacak. Özel sefer Sidney Havalimanı’ndan başlayıp 7 saatlik tur sonrası yeniden aynı yerde sonlanacak. Qantas, yaz döneminde çalışanların yüzde 20’sini işten çıkarmak zorunda kalırken finansal olarak da 100 yıllık tarihinin en kötü sonuçlarını açıklamıştı.

YAZ BİTTİ ÇÖPÜ KALDI

Bu satırları yazarken ‘Yaz bitti izi kaldı’ diyebilmeyi çok isterdim ama ne yazık ki geriye tatilcilerin ya da günübirlikçilerin bıraktığı çöp dağları kaldı. Hatırlarsanız, önceki hafta, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde, hafta sonunda piknik alanından 150 torba çöp toplayan belediye temizlik personeli, çöp torbalarıyla temizlenen alana Trakya şivesiyle ‘Ayıp beya’ yazıp tepkilerini dile getirmişti.

Geçen hafta da Ordu’nun Fatsa ilçesinde görevli temizlik işçileri, hafta sonunda piknik alanından topladıkları 200 torba çöp poşetiyle ve tabii ki bu kez Karadeniz şivesiyle ‘Atma daa!’ yazıp benzer bir tepki gösterdi. Sahi; neden çöplerinizi ormana, plaja, dereye, yol kenarlarına atıyorsunuz. Bu kadar zor mu bir poşet içinde en yakın çöp kovasına bırakmak. Yazık, ayıp, saygısızlık, günah bu yaptığınız... Ben daha ne diyeyim size!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder