Yüksel Aksu haksız mı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Egeli olup da yönetmen Yüksel Aksu’yu tanımayan, ona ve filmlerine karşı ayrı bir sevgi beslemeyen yoktur sanırım. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümünü bitiren, aynı bölümde yüksek lisans yapan ve “Dondurmam Gaymak”, “Entelköy Efeköy’e Karşı”, “İftarlık Gazoz” filmleriyle birbirinden renkli Ege öykülerini beyaz perdeye taşıyan Aksu, aslında filmlerindeki gibi sımsıcak bir hayat sürüyor. Doğduğu Muğla Ula ile Akyaka arasında, doğayla iç içe bir ortamda yaşıyor.

Zaman zaman filmlerinde de rol alan balıkçılarla, restoran sahipleriyle, esnafla sohbet ediyor. Onların samimi repliklerine filmlerinde yer veriyor. Geçtiğimiz günlerde, Ege’de hayatı ele alan bir TV programında rastladım Aksu’ya. Açıkçası çok dertliydi. “Turist Norveç’ten kalkıp buralara geliyor. Bir hafta kalıp ayrılacağı bir ülkede çöp topluyor... Bizler ise doğada yüzlerce yıl yok olmayan pet şişeleri, metal kutuları, ambalajları bulduğumuz her yere atıyoruz.

Her fırsatta ‘Temizlik imandan gelir’ diyoruz. Şayet bu söylediğimizde samimiysek yaşanan bu kirliliği nasıl izah edebiliriz” diyordu özetle. Türkiye’nin hızla kimliksizleştiğini de vurgulayan Yüksel Aksu, sitemini “Bugün Edirne’ye girerken gördüğünüz mimari ile Muğla’ya ya da Hakkari’ye girerken gördükleriniz arasında hiçbir fark kalmadı. Hepsi birbirinden çirkin...

Eskiden Ege’nin sade taş evleri, Karadeniz’in ahşap mimarisi, Güneydoğu’nun taş işçiliği öne çıkardı. Şimdi her bölge, her kent birbirine benzedi. Şehirleşiyoruz derken her yer varoş oldu. Sorsan hepimiz vatanseveriz. Geçmişini, kültürünü, zenginliklerini koruyup sahip çıkamayan bir vatanseverlik olabilir mi” sözleriyle dile getirdi. Zaman zaman keyif alarak zaman zaman da içim acıyarak izledim programı. Ne yazık ki Aksu haklı.

Bizi biz yapan özelliklerimize sarılıp onu korumak, öne çıkarmak ve tüm dünyaya tanıtmak yerine hiçbir kimliği olmayan kentlerde yaşıyor ve benzer sahil beldelerinde tatil yapıyoruz. Oysa doğal zenginliklerimiz altın yumurtlayan birer tavuk. Biz ısrarla onları kesmeyi tercih ediyoruz. Maalesef çok yazık ediyoruz.

ZORUNLU STAJ ŞART

Bugün hangi mesleği yapmaya kalkarsanız kalkın mutlaka bir staj aşamasından geçersiniz. Bu, teoride edinilen bilginin pratik yapılan gözlem ve deneyimle pekiştirilmesidir aslında. Ancak cebinizde paranız veya uygun bir yerde mülkünüz varsa butik otel ya da turistik bir işletme açabilirsiniz.

Oysa turizm çok hassas bir konu. Bu sektörde kaliteyi yatırılan sermayenin miktarı değil işletmecinin görgüsü belirliyor. Bu nedenle turizm alanında yatırım yapacak herkese, dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarını kapsayan ve eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek bir gezinin ardından yetki verilmesi şart.

Roma’da tarihe, Brugge’de geçmişe, Mykonos’ta mimariye, Cote d’Azur’de zarafete verilen değeri idrak etmeden açılacak her işletme, boşa sarf edilmiş emektir.

YASAKLAR DÖNMESİN

Yaklaşık iki buçuk ay süren kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte herkeste korona virüs tehdidi geçmiş gibi bir hava hâkim oldu. Çoğu insan maskesiz ve herkes dip dibe... Bunun sonucunda da vaka sayıları yeniden yükselişe geçti. Lütfen, bu yaz sıcaklarında yeniden evlere kapanmayalım; kapanmamak için de tedbiri elden bırakmayalım.

Yazarlarımızdan

09 Mayıs 2021, Pazar 07:01
09 Mayıs 2021, Pazar 07:00
09 Mayıs 2021, Pazar 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder