'One Second': 'Zamanın Akışında'yla 'Cennet Sineması'nı 'gölge oyunu' sevgisiyle birleştiriyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Berlin 2019 yarışmasından son anda çıkarılan “One Second”ı 8-18 Eylül arasında düzenlenen Toronto 2021’in kapanış filmi olarak dijital dünya prömiyerinde izledim. Film aynı zamanda San Sebastian 2021’i açtı ve orada yarışıyor. Yimou, “Zamanın Akışında” ile “Cennet Sineması”nı ‘gölge oyunu’ sevgisiyle birleştiren sinemaya adanmış bir aşk mektubuna imza atıyor.

FİLMİN NOTU: 6.5

YIMOU’NUN BİÇİMCİ DAMARINA AİT BİR FİLM

Çin sinemasının Beşinci Kuşağı’nın en önemli yönetmeni Zhang Yimou, “Kızıl Darı Tarlaları” (“Hong Gao Liang”, 1987) ile yedinci sanata girmişti. Sosyal gerçekçi filmlere de imza atsa da sinemanın görsel bir mecra olduğunun her zaman farkındadır. Bu doğrultuda da renk filtresini kullanan eserlerle imzasını hissettirmiştir.

“Kırmızı Fenerler” (“Dà Hóng Denglong Gaogao Guà”, 1991), “Kahraman” (“Ying Xiong”, 2002), “Parlayan Hançerler” (“Shi Mian Mai Fu”, 2004), ), “Kadın Silah ve Erişte” (“San Qiang Pai An Jing Qi”, 2009), “Gölge Savaşçı” (“Ying”, 2018) bu konuda örnek teşkil edebilir. Bu eserlerin özellikle ‘biçimci Yimou’nun kalıcı işleri’ olarak konumlandırılması daha doğru olur. Bu sayede de aslında kendi kuşağında fark yaratmak mümkün olabiliyor.

‘ZAMANIN AKIŞINDA’ İLE ‘CENNET SİNEMASI’NI BİRLEŞTİRİYOR

Yönetmen daha önce yedinci sanata adanmış bir filme imza atmamıştı. Bu boşluğu dolduruyor kariyerinde. Kendi “Cennet Sineması”nı (“Cinema Paradiso”, 1988) ortaya koyuyor belki de. Çin Kültür Devrimi’nin sonlarına doğru konumlanan bir dönemde, bir pelikül gösterisinin üzerine giden yol filmiyle bizi kucaklıyor. Hapishaneden çıkan isimsiz bir mahkumun sinema sevgisine dair çıktığı varoluşçu yolculuk duygusallaştırıyor ama sömürmüyor.

70’ler Çin’inden Wenders’in “Zamanın Akışında”ya (“Im Lauf Der Zeit”, 1976) selam niteliğinde bir işle yüzleştiriyor bizi. Bay Film’in (Fan Wei) Philippe Noiret’nin Alfredo’sundan etkilenilerek ‘projeksiyoncu’ niyetine canlanması da değerli elbette. Onla ana karakterin buluşması bir yedinci sanat coşkusu getiriyor. O damardan filmin entelektüel katmanlara açılması gözlemlenmeye değer. Genel yapı Wim Wenders gibi ilerlese de sinema gösterimi sahneleri Tornatore’nin filminin büyüsüne yaklaşıyor.

GÖLGE OYUNU ESTETİĞİNDE ARTİSTİK PATİNAJ!

Bu tarihi hikaye aslında yönetmenin filtrelerden beslenerek “Kahraman” sonrasında postmodern King Hu olmaya oynadığı damardan almıyor. Daha ziyade ‘kukla tiyatrosu’ estetiğinin, yani Shinoda başyapıtı “Double Suicide”ın (“Shinjû: Ten No Amijima”, 1969) yamacına yerleşiyor.

Onun yeni milenyumdaki ardılı Kitano’nun ikonik eseri “Bebekler”dir (“Dolls”, 2002). Aslında tüm bunların öncesinde Renoir’ın “Dişi Köpek”i (“La Chienne”, 1931) akla geliyor bir estetik olarak. O damarla “Zamanın Akışında” birleşmesi keyif veriyor burada.

Yönetmen, gölge oyununun keyfini sürerek hareket ediyor. 2010’larda genelde fazla hesaplı gözüken projelere imza atsa da nasıl 2018’de “Gölge Savaşçı”da wuxia’ya görsel yaklaşımını ortaya koyup eski enerjisini yaşatmıştı. Burada o eyleme yakın bir özen var. Belki de 70’lerin kukla tiyatrosu/gölge oyunu estetiği çağrısına adapte oluyoruz. Yola çıkış da girilen mekanlardaki perdenin konumlanışına ve simgesel durumuna çok şey katıyor.

Bu durum karşısında sevgiye fazlasıyla odaklanıyor. Umut dolu bir yolculuk bizi bekliyor. Ama son dönemde “No 7 Cherry Lane” (2019), “Last Words” (2020) gibi benzer damardan sinema sevgisine dair daha iyi ve kalıcı filmler gördük. O yüzden burada yedinci sanat hayranlığının gittiği nokta o kadar da çarpmıyor nedense.

 SİNEMAYA AŞK MEKTUBU NİYETİNE YOL FİLMİ

Bir saniyenin peşindeki bir emekçi ile projeksiyoncunun buluşması daha yetkin bir kurguya sahip olabilirmiş. Loudboy ile “Gölge Savaşçı” sonrası çalışmak olumlu yansımış. Ama kurgu namına 90 dakikaya çekilebilecek bir iş var. Yimou’nun bu konuda enerji problemi son 10 yılda ortaya çıktığı için tabii ki bu da şaşırtmıyor.

Burada ‘bir saniye’nin anlamını devreye sokamayan bir iş var. “One Second”, kendine özgü gölge oyunu/matruşka sevgisinden beslenen ve sinemaya aşk mektubu niyetine canlanan bir yol filmi olarak anılacaktır. O damardan hatırlanıp arşivlere ve yedinci sanat muhabbetlerine dahil edilecektir.

Yazarlarımızdan

27 Ekim 2021, Çarşamba 07:01
27 Ekim 2021, Çarşamba 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder