2 milyon kişi aynı anda sokakta

YAZI BOYUTU

TOYOTASA’nın Adanalı CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un 7 yıl önce memleket özlemini gidermek için başlattığı Adana Portakal Çiçeği Karnavalı, sadece o bölgenin değil Türkiye’nin bir gurur kaynağı haline geldi. Nisan’ın ilk haftası portakal çiçeklerinin açmasından ve tüm kentin portakal çiçeği kokmasından aldığı ilhamla bu karnavalı hayata geçiren Ali Haydar Bozkurt’a ne kadar teşekkür etsek az. Ben her yıl gidiyorum karnavala. Bu yıl da oradaydım. Geçen yıla göre katılımcı sayısı neredeyse iki katına çıkmış.

Düşünebiliyor musunuz, aynı anda 2 milyon kişi sokakta, yiyor, içiyor, eğleniyor, dans ediyor. Sadece karnavala katılmak için dışarıdan gelenlerin sayısının 1 milyon olduğu söylendi. Şehrin ekonomisine bundan daha muazzam bir katkı sağlanamaz. Üstelik bu katkı sadece Adana’ya değil, çevredeki illere de yansıyor. Adana’da oteller dolu diye Mersin’e, Hatay’a, Gaziantep’e yöneliyor ziyaretçiler.

Ayrıca şehirde tüm kebapçılar, kafeler, restoranlar ful çekiyor. Sokaklara kurulan tezgahlarda satış yapan kent halkı memnun. Bir Mersinli olarak hem gurur duyuyorum, hem de “Neden benim şehrim böyle bir organizasyon yapmıyor” diye kıskanıyorum.

SENEYE 3 HAFTA

Karnavalın bu noktaya gelmesinde valiliğin ve belediyelerin de büyük katkısı var elbette. Büyükşehir belediyesi ile Seyhan, Çukurova ve Yüreğir belediyeleri sahiplendi bu karnavalı.

Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün bu karnavalla ne kadar övündüğünü biliyorum. Geçmiş dönem Seyhan’da başkanlık yapan şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olan Zeydan Karalar da karnavala çok emek harcayan isimlerden biri. Önümüzdeki sene karnavalın 3 haftaya yayılması planlanıyor. Çünkü 3 gün, tüm etkinlikler için yeterli olmuyor.

3 hafta demek daha çok etkinlik, daha çok katılımcı, daha çok ziyaretçi demek. Önemli bir noktaya da değinmeliyim. Adana’da karnaval boyunca hiçbir şeyin fiyatı artmıyor. Esnaf ahlaklı, karnaval var diye kebaba, çaya, kahveye zam yapmıyor. Kimse alınmasın, darılmasın, böyle bir karnaval İstanbul’da olsa, başta taksiciler olmak üzere uyanıkların hepsi fiyatları en az iki katına çıkarırdı. Helal olsun Adana esnafına.

ESKİYE VEDA YENİYE MERHABA

Adana’daki karnaval için Atatürk Havalimanı’ndan uçağa 5 Nisan Cuma günü bindim. Bu, Atatürk’ten yapılan son uçuşlardan biriydi. 7 Nisan Pazar günü de yeni açılan İstanbul Havalimanı’na indim. Mesleğim gereği epey seyahat ettiğim için neredeyse her köşesini ezbere bildiğim Atatürk Havalimanı’na bir daha gidemeyecek olmanın verdiği üzüntüyü yaşadım. Hele o cuma günü, açık olan birkaç restorandaki çalışanların suratındaki hüznü görmek üzüntümü daha da artırdı.

Vedalar hep hüzünlü olur, benimkisi de öyle bir şeydi işte. İki gün sonra indiğimiz İstanbul Havalimanı ise benim için çok yabancıydı. Evet muhteşem bir havalimanı, eşi benzeri yok. Ama alışmak için zamana ihtiyacımız var. Bir sevgiliden ayrılınca, insan yeni bir ilişkiye hemen hazır olamıyor.

Atatürk Havalimanı’nın verdiği o sıcaklığı uzun süre unutamayacağız. Ne diyelim, büyük bir aşkın kahramanı olarak Atatürk Havalimanı’nı kalbimizde taşıyacağız, “Hayat devam ediyor” deyip İstanbul Havalimanı’na alışmaya çalışacağız.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...