Aşkla ilgili 10 bilimsel gerçek

17 Nisan 2016, Pazar 19:00
AA

1- SARILMAK ÖMRÜ UZATIR

Sarıldığın kişi ile kalp atışın ve vücut ısın birbirini dengeler. Her gün en az 20 dakika birbirine sarılan çiftlerin daha az kalp rahatsızlığı ve psikolojik sorun yaşadığı görülmüştür. Sarılma sırasında kadın ve erkek oksitosin yani sevgi ve şefkat hormonu salgılar. Oksitosin baş ağrısını önemli derecede azaltır ve hatta 4 saat içinde yok eder. O yüzden başın ağrıdığında hap içmeden önce sevgiline bir sarıl bence.

2- ÖPÜCÜK STRESİ AZALTIR

Çok bunaldığın anda sevgilinden alacağın bir öpücük stresinin azalmasını sağlar. Uzun süreli ilişkisi olan insanlarda sevdiğinin kendisini öptüğünü düşünmek bile stresin azalmasını sağlıyor, bu bilimsel olarak kanıtlanmış. Ayrıca sevdiğin insanın fotoğrafına bakmak o an için bir fiziksel acı çekiyorsan onun da azalmasını sağlıyor.

3- İLK BAKIŞTA AŞKA İNAN

İlk bakışta aşk gerçektir. Bir insan saniyenin beşte biri kadar bir sürede oksitosin hormonunun üretimi ile aşık olabilir. Ayrıca erkekler yüzde 54, kadınlar yüzde 44 oranında ilk bakışta aşık olabilir. Eğer birisini etkilemek istiyorsanız, sadece 4 dakikanız var, bunu da unutmayın.

4- SONRADAN AŞKA DA İNAN

Birbirini çekici bulmayan insanların daha sonra birbirlerine aşık olma olasılığı çok yüksektir. Çiftlerin yüzde 35’i başlarda birbirlerini çekici bulmaz. Psikolojik araştırmalar da gösteriyor ki; birbirine çok benzer karaktere sahip kişiler, çok uzun süre birlikte olamıyorlar.

5- AKLIN TABİİ Kİ HAVADA

Yeni aşık olan insanlarda sürekli aşık olduğu kişiyi düşünmesini sağlayan hormonlar üretilir. Bu yüzden ‘Aşık olan insanların aklı havadadır’ gibi bir yargı açığa çıkmıştır. Bu sebeple yeni aşık olan insanlar yaptıkları işlere konsantre olamaz ve sürekli olarak hoşlandığı kişi ile ilgili hayaller kurar.

6- AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR

Bir insan aşık olduğu kişinin iyi olan özelliklerini gözünde büyütür, kötü olan özelliklerini görmez. Bu sebeple ‘Aşktan gözü kör olmuş’ gibi tabirler vardır. Aşık olunca beyinde 12 bölgede aşırı mutluluk salgılayan kimyasallar harekete geçiyor. Bu da bir doz kokain almaya benziyor.

7- KALP GERÇEKTEN KIRILIR

Ayrılık acısı gerçektir. Yaşanılan üzüntü gerçek kalp ağrılarına sebep olur. Ayrılık acısı insanın nefesinin daralmasına, kalbinin sıkışmasına ve psikolojik olarak büyük üzüntüler çekmesine sebep olabilir. Bilimde buna ‘kalp kırıklığı sendromu’ deniyor. Hızlı kalp atışı ve nefes alamama gibi semptomlarla gözlemlenen bu durumdan, kadınlar daha çok etkileniyor.

8- KARNINDAKİ KELEBEKLER

Aşık olunca karnımızda kelebekler uçuşur ya, bu da gerçek bir durumdur. Adrenalinden kaynaklanır. Olay şu: Bir tehlikeyle karşı karşıyasınız. Ya üzerine gidecek ya da kaçacaksınız. İşte bu durumda vücut gereğinden fazla adrenalin salgılar. O sırada da karnınızdaki kelebekleri hissedersiniz. Aşık olduğunuzda da, aşık olduğunuz kişiye yakın mı durmalısınız, yoksa kaçmalı mısınız karar vermek zordur. Sonuçta karnınızda kelebekler uçuşur!

9- KORKU AŞKIN YOLDAŞI

Aşk aynı zamanda derin bir korkunun yaratacağı strese de sebep olabiliyor. Korktuğumuz zaman ve aşık olduğumuz zaman aynı psikolojik tepkileri veriyoruz; gözbebekleri büyüyor, avuçlar terliyor ve kalp atışları hızlanıyor. Ayrıca araştırmalar iki insanın birlikte tehlikeli bir şey yaşadığı zaman, birbirlerine aşık olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Özellikle felaket zamanlarında kişilerin daha kolay aşık olabildiği bir gerçek.

10- ALDATMA MI DEDİNİZ?

Her 5 uzun süreli ilişkiden birisi, çiftten biri ya da her ikisi de başka bir ilişki içinde olduğu zaman başlamış oluyor. Peki genellikle nerede başlıyor? Ofiste... Ofis aşklarının bir sebebi var: Aşkın en büyük sebebi yakınlıktır. Aşinalık, rahatlık ve samimiyeti doğurur. E ofiste her gün gördüğün kişiye aşık olma olasılığın yükselir.

İLİŞKİNİN BİTTİĞİNİ NASIL ANLARSIN?

Kırıcı bir tartışmadan sonra ilişkiyi tamir etmek için çaba harcanmıyorsa...

Basit şeyler büyütülüp bunlar ilişkinin en önemli sorunu haline getiriliyorsa...

Kızgınlık ve öfke sıkça dışarıya vuruluyor ve hatta incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden şiddetli kavgalar çıkıyorsa...

Her bahaneyle ayrılınıp sonra yeniden bir araya geliniyorsa...

Görüntünüzü, saç şeklinizi, giyim tarzınızı daha önce beğendiği halde artık beğenmiyor ve ağır dille eleştiriyorsa...

Kıskançlık konusunda bitmek bilmeyen tartışmalar yaşanıyor ve taraflar birbirini baskı altında tutuyorsa...

Bireysel alanlara el uzatmalar, sosyal arkadaşlıklara karışmalar, cep telefonu karıştırmalar, e-mail ve Facebook adreslerine gizlice girmeler başladıysa...

Birlikte geçirilen zamanın miktarı azaldıysa, gidilen yerlerden artık daha çabuk kalkılıyorsa, ortak bir şeyler yapmaktan kaçınılıyorsa...

Cinsellik konusunda bencillik başladıysa, hatta cinsellik ilişkide geri planlara atıldıysa...

Geleceğe dair planlar artık yapılmıyorsa, hatta tatil konusunda bile “Sonra konuşuruz” denilip geçiştiriliyorsa...

Durup dururken “Ayrılsak nasıl olur?” ya da “Acaba hayatında başkası olsa ben ne hissederim?” gibi sorular ortaya atılıyorsa...

Özel günler unutuluyorsa, unutulmasa bile basit organizasyonlarla geçiştiriliyorsa...

Sıradaki haber yükleniyor...