Festivaller kenti Adana

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hafta sonu Adana’daki ‘Uluslararası Lezzet Festivali’ndeydim. Nisan’ın ilk hafta sonu yapılan ‘Portakal Çiçeği Karnavalı’ ile, Aralık’ta yapılan ‘Kebap Şalgam Festivali’nin ardından Adana, üçüncü büyük festivalini de artık Türkiye’ye kabul ettirdi.

Festival alanında Adana’nın her türlü lezzetini görmeniz ve tatmanız mümkündü. Dünyaca ünlü şefler ustalıklarını sergiledi. 233.67 metrelik şiş kebapla da dünya rekoru kırıldı. Bu rekor 194.5 metreyle Çin’e aitti.

Şimdi artık Guinnes Rekorlar Kitabı’nda Adana’nın da adı var. Bu tür etkinlikler, o şehrin ve bölgenin dünyaya tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Adana Lezzet Festivali, Adana Valiliği’nin himayesinde, başta Adana Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm ilçe belediyelerinin, sanayi, ticaret ve ziraat odalarının, Adana’daki sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla, ayrıca büyük-küçük çok sayıda kuruluşun sponsorluğu ile yapılıyor.

Yani herkes taşın altına elini sokuyor. Festival alanındaki kalabalık kuşkusuz çok tatmin ediciydi. Ama benim önerim; bir sonraki festivalin tek bir alana hapsedilmesi yerine şehrin birçok bölümüne yayılması. Böylece halkın katkısı çok daha fazla olacaktır.

SIRA MERSiN’DE

Bir Mersinli olarak, Adana’ya gıpta ile bakıyorum. Mersin’in de özellikle lezzet konusunda Türkiye’ye ve dünyaya sunacağı çok şeyi var. 1-3 Kasım arası da Mersin’de Narenciye Festivali düzenleniyor.

Ben de orada olacağım. Ama keşke, bu festivallerin sayısı artabilse. Benim çocukluğumda, babamın da düzenleme komitesinde bulunduğu büyük bir ‘Mersin Festivali’ düzenlenirdi.

Dönemin en ünlü sanatçıları konser vermeye gelir, Atatürk Parkı’ndaki festival alanı dolup taşardı. Ben Zeki Müren’i, Ajda Pekkan’ı, Emel Sayın’ı, ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı, Ayten Gökçer’li ‘Yedi Kocalı Hürmüz’ü bu festival sayesinde izleyebilmiştim.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yenilikçi bir yanı olduğunu biliyorum. Mersin’in, adını dünyaya tanıtacak bu tür festivallere ihtiyacı var. Seçer’in bu meseleye de el atmasını bekliyorum.

NEREDE YEMELİ?

Adana’da her kebapçı kendisinin iyi olduğunu söyler. Ama şunu bilelim, kebap ustanın elinden çıkar. O yüzden gittiğiniz mekan değil, kebabı yapan usta önemlidir. Şimdi size sadece benim kişisel tercihlerimden oluşan bir liste yapacağım. Adana’dan İstanbul’a uzanan bir lezzet yolu benimkisi.

KEBAPÇI MESUT: Adana’nın en eskilerinden. Sadece kebap ve tavuk şiş var. Bu kebabı yediğinizde ‘Ben bugüne kadar ne yemişim?’ diye sorabilirsiniz. Tavuklar organik, lezzeti damak çatlatan cinsten. Kocavezir Mahallesi’nde.

ONUR KEBAP: Bana da kebap yapmayı öğreten Şevket Usta’nın yeri. Kebabının dışında etleri de muhteşem. Sheraton’da da bir şube açtı ama benim önerim Ceaat Yurdakul Caddesi’ndeki eski yerine gitmeniz.

CİĞERCİ MEMET USTA: Mersin’in ciğerini daha fazla tercih etsem de Adana’da ciğer yiyeceksem Memet Usta’dan başkasına gitmem. Tarihi Kazancılar Çarşısı’ndaki yerinde masa bulup oturabilirseniz şanslısınız. Çünkü dükkanın önünde kuyruk oluyor.

GÖÇTÜ KEBAP: Mersin’in en eski kebapçılarından. Şimdiki yeri Mezitli sahilinde. Rahmetli Mehmet Göçtü’den bayrağı oğulları Necmi ve Nihat aldı. Mersin kebabı, Adana’nıninden biraz farklıdır. En iyisini burada yersiniz. Pastırmalı humusu ve kıymalı çiğ köfteyi mutlaka tatmalısınız.

ETİN ADAMI FİKRET USTA: Gelelim İstanbul’a. İstanbul’da iyi kebapçı bulmak hakikaten zor. Ama Adana’dan yetişme ‘Etin Adamı’ lakaplı Fikret Usta’nın Mecidiyeköy-Esentepe’deki yeri Fikret Yılmaz Adana Ocakbaşı’nda ne yerseniz yeyin çok lezzetli.

KURUÇEŞME BALIK: Etten, kebaptan bu kadar söz ettik. Balığı anmamak olmaz. İstanbul’da keyifle gittiğim, her gidişimde aynı kaliteyi gördüğüm, fiyat/performans açısından mükemmel seviyede bulduğum Kuruçeşme Balık’ı tavsiye ederim. Boğaz’da, Kuruçeşme’de. Musa şeften ‘tuzda balık’ yemeyi unutmayın.


Yazarlarımızdan

26 Kasım 2020, Perşembe 10:10
26 Kasım 2020, Perşembe 09:49
26 Kasım 2020, Perşembe 09:43
26 Kasım 2020, Perşembe 09:39
Sıradaki haber yükleniyor...
holder