İki dakika delikanlı olun

09 Temmuz 2016, Cumartesi 16:00
AA

O kafa, Firuzağa’da bir plakçının içinde müzik dinleyip bira içen gençlere saldırdı. Gerekçesi “Ramazan’da bu yapılır mı?” idi.

Dükkanı dağıttı, bu tür bir kaba kuvvetle karşılaşmamış çocukları kovaladı. Daha sonra mahallede “Gördünüz mü nasıl kovaladım hepsini” diye havasını bastı.

Olay infial yarattı. Kamuoyu baskısı oluştu, sosyal medya günlerce bunu konuştu. Sonra mahkeme aşaması geldi. Yargı, mahalledeki bıçkınlar gibi onu pohpohlamıyordu. Hakkında ciddi hapis isteniyordu. Anında kıvırdı, “Eşime küfrettiler, dayanamadım” dedi. “Beni dükkanın içine itelediler” dedi. “Ortalık karıştı, gerisini hatırlamıyorum” dedi. Utanmasa, ki bana göre utanmazın ta kendisi, “Beni dövdüler” diyecekti.

Yine o kafa, Fatih’te çalıştığı mağazanın önünde sigara içen gence saldırdı. “Ramazan’da açık açık niye sigara içiyorsun” dedi, bir yumruk vurdu, genci komalık etti. Sonra “Ya ölürse” diye hastaneye götürdü.

Polisler onu bıraktı. Olay yine infial yarattı, kamuoyu baskısı oluştu, sosyal medya bunu konuştu. Adam ortadan kayboldu, dükkanını kapadı ve bilinmeyen bir yere gitti.

Bir arkadaşı onun sözcülüğünü üstlendi, “Çocuğa ‘Burada insanlar var, sigara içme’ demiş. Çocuk da küfretmiş. Eşinin yanında küfrettiği için vurmuş” dedi.

Tıpkı diğeri gibi kıvırdı, çünkü pabuç pahalıydı. Çünkü kamuoyu baskısı bu arkadaşa yargı aşamasında pahalıya patlayacaktı. Eşlerinin arkasına sığınan zavallılar... Yaptıklarını asla savunmam, hayatım boyunca karşı çıkarım.

Ama madem yaptın, dimdik arkasında dur o zaman. “Ben muhafazakar değerlere bağlıyım, Ramazan’da sigara da içki de içirmem” de. Buna hukukta ‘savunma’ falan deniyor. Ama sokak ağzında bunun adı ‘yusuf yusuf’tur. İki dakika delikanlı olamayan zavallılara kalmadı bu ülkenin değerlerini korumak...

Mesele galibiyet ya da şampiyonluk değildi

Avrupa Şampiyonası’nda Türk Milli Takımı’nın eleştirilmesini, futbolcular ve Fatih Terim doğru bulmamıştı. Oysa eleştirilen şey, takımın mağlup olması ya da elenmesi değil, ruhsuz oynamasıydı. Futbolcuların yüreklerini sahaya yansıtamamış olmasıydı. Bunu anlamadılar, egolarını ön plana koydular, eleştirilmez olduklarını sandılar. İzlanda, bu şampiyonada çeyrek finale kadar çıktı.

Çeyrek finalde Fransa’ya 5-2 yenildi. Yani tam 5 gol yedi. Futbolcular ülkelerine döndüğünde şampiyon gibi karşılandı. Çünkü aslolan şampiyonluk değildi. Terlerinin son damlasına kadar sahada savaşmaları ve ülkelerini onurlandırmalarıydı. Arnavutluk da grup maçında Romanya’yı 1-0 yenmişti. Arnavutluk’un hocası “Gruptan çıkmamız önemli değildi, biz ülkemizi onurlandırdık” demişti.

Onlar da ülkelerinde kahraman gibi karşılanmıştı. Keşke bizimkiler de elenselerdi ama o mücadeleyi verebilselerdi. Emin olun, biz de onları birer kahraman gibi karşılamayı bilirdik.

Şiddete eğilimli sevgili merakı

Ece Erken’in Serkan Uçar’dan boşanmasının en büyük sebebi ‘şiddet’ti. Serkan Uçar defalarca şiddet uygulamış, karısı hamileyken bile bunu yapmıştı. Her defasında yalvararak özür dilemişti. Şimdi bu Serkan Uçar, Ceylan Çapa ile birlikte. G

eçenlerde Bodrum’daki kulüpte aralarında büyük kavga çıkmış. Ceylan Çapa tokat atmış, Serkan Uçar sevgilisinin üzerine yürümüş.

Kulüp görevlileri bu adamı dışarı atmış. Peki Ceylan Çapa bu adamın şiddete eğilimli olduğunu hiç mi bilmiyordu? Yoksa biliyordu da her kadın gibi “Ben düzeltirim” diye mi düşündü? Düzelmez, ciddi anlamda tedavi görmediği sürece düzelmez.

Ama haberden anladığım kadarıyla Ceylan Çapa’nın da bir şiddet gösterisi olmuş o kavgada. Ne diyelim, tencere yuvarlandı, kapağını buldu belki de.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.