Olmaz olsun hayranlığınız

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

‘Ramo’nun başrol oyuncusu Murat Yıldırım’ın, dizi fanlarının eşine hakaret etmesi karşısında yaşadığı isyanı yandaki haberde okumuşsunuzdur. Aslında Murat Yıldırım öylesine nazik bir açıklama yapmış ki, takdir etmemek elde değil. Yerinde olsam çok daha ağır cümleler sarf ederdim. Bu nazik açıklama elbette ki akılları başlarında olmayan, senaryo ile gerçeği ayıramadıkları için aslında doktora ihtiyacı olan bazı fanlarını tatmin etmedi. İğrençlikte çıtayı daha da yükseltenler var. Bir dizi fanı (adı belli ama yazmıyorum) bu açıklamaya cevap olarak “Rezil bir açıklama. Sırf o Arap kadının gönlü olsun diye Esra’yı küçük düşürdün” diye yazmış.

Bakar mısınız? Irkçılık içeren, iğrenç cevaba ne demeli? Bir başkası “Esra Bilgiç olmasa bu diziyi izlemeyecek bir sürü insan var. Ne demek karım tavsiye etti? Esra’yı harcatmayız kimse kusura bakmasın” demiş. Sanki Esra’yı harcamak isteyenler var gibi... Fan arkadaşlar size kötü bir haber vereyim. Her dizi biter, bu da bitecek. Yani ‘Rambel’ falan kalmayacak.

Oyuncular kendi hayatlarını yaşamaya devam edecek. Bitene kadar seyredin, heyecanlanın, takip edin. Ama gerçek hayattan kopmayın. Arada bir dışarı çıkıp oksijen alın, bünyeye iyi gelir. Böyle devam ederseniz dizinin ömrünü kısaltacaksınız. Bu tür fanatikliğin dizileri bitirebileceğine inanmıyorsanız, buyrun aşağıdaki yazıyı okuyun.

BİTERSE SORUMLUSU SİZ OLACAKSINIZ

Kerem Bürsin, Hande Doğandemir ve Yağmur Tanrısevsin’in oynadığı ‘Güneşi Beklerken’ dizisinin hayranları ikiye bölündü, aralarında kavgalar çıktı. Kerem’in Hande ile aşk yaşamasını isteyenler ‘Hanker’, Yağmur ile aşk yaşamasını isteyenler de ‘Yağker’ adlarıyla hayran grupları oluşturdu. Sonra bu hayran baskısı öyle bir duruma geldi ki; yapımcılar diziyi bitirmek zorunda kaldı.

‘Ramo’ dizisinin ‘Rambel’ hayranları böyle devam ederse korkarım yine aynısı olacak. Ya da eşini çok seven, üzerine titreyen Murat Yıldırım “Benden buraya kadar” diyecek. Dizi bittiğinde de sosyal medyadan örgütlenip "Vay biz izliyorduk, niye bitirdiniz" diye ağlamayın.

YAŞLILAR VE ÇOCUKLAR NE KADAR BEKLEYECEK?

Kafeleri, restoranları, dostlarla bir yerde oturup uzun uzun sohbet etmeyi çok özlemiştik. Koronavirüs tedbirleri gevşetildi, hepimiz belirli saatler arasında bu özlemi giderebileceğiz. Müdavimi olduğumuz mekanlara gidip mutlu olacağız. Fakat benim anlamadığım iki konu var. Birincisi, 65 yaş ve üstü büyüklerimize uygulanan kısıtlamanın devam etmesi.

Pandeminin başından beri tüm kısıtlamalara harfiyen uyan 65 yaş üstü büyüklerimiz neden hâlâ yasaklı? Üstelik onlar bizden daha iyi durumda çünkü aşılarını da oldular. İkincisi, çocuklar. İlkokullar açıldı, düşük ve orta riskli illerde ortaokullar da açıldı. 5’inci sınıfta okuyan iki kızı olan bir baba olarak soruyorum. Bu çocuklar ne zaman okula gidecek? Bir yıldır online eğitimdeler ama artık dikkatleri tamamen dağılmış durumda. Ne dersi anlıyorlar, ne de ödevlerini tam anlamıyla yapabiliyorlar. Bir yıldır neredeyse hiçbir şey öğrenmediler. Bunun bir yolu yok mu?

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder