Ölümde bile ayrışmak...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Biz eskiden, biri öldüğünde “Allah rahmet eylesin”, “Mekanı cennet olsun”, “Allah günahlarını affetsin” derdik. Olmadı, bir de Fatiha okurduk ruhuna.

Ölen kim olursa olsun değişmezdi, çünkü ölmüştü artık.

“Bundan sonrası ölenle ilahi gücün arasındadır” diye düşünürdük. Ne acı ki; ölüm de birleştiremez oldu bizi. Katliamlarda bile ölenleri “Sizden, bizden” diye ayırdık. Mustafa Koç öldü, yine aynı şeyi yaşıyoruz.

Farz edelim ki; Mustafa Koç’un siyasi anlayışı seninkiyle aynı değil. Farz edelim ki; farklı yaşam tarzlarına sahipsiniz. Ama bir düşünün: Bu ülkede 102 bin kişiye iş imkanı sağlayan bir holdingin yöneticisinden söz ediyoruz.

Sadece bunun için bile bu insan bir duayı hak etmiyor mu? Ayıptır artık, günahtır.

Bir insanın ölümünü ağzından salyalar akarak duyuran, benim gözümde insan bile değildir. Hem unutma, bir gün sen de öleceksin. Sen de hesaba çekileceksin.

Umarım o zaman bu yaptıklarının hesabını verebilirsin...

HERKES BUNU KONUŞUYOR

Mustafa Koç henüz toprağa bile verilmedi biliyorum ama ben de gazeteciyim. Duyduklarımı, gördüklerimi aktarmak benim işim.

Biliyorsunuz, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın Mayıs’ta görevi bırakması, yerine Ali Koç’un geçmesi bekleniyordu. Mustafa Koç’un ani ölümü tüm hesapları değiştirdi.

Koç Holding’in başına büyük olasılıkla Ali Koç geçecek. Bu durumda Fenerbahçe başkanlığı için aday olması mümkün görünmüyor.

Bu durumda ortaya iki seçenek çıkıyor:

1- Aziz Yıldırım görev süresi bitene kadar başkanlık koltuğunda kalır.

2- Aziz Yıldırım söz verdiği gibi olağanüstü kongreyi Mayıs’ta yapar, başka bir aday ortaya çıkar.

İkinci seçenek yaşanırsa ortalık karışacak gibi görünüyor. Çünkü şu an Fenerbahçe’de böyle bir başkan adayı yok.

Kendiliğinden ortaya çıkacak birkaç kişinin de camiayı tatmin etmeyeceğini düşünüyorum.

Bu durumda en azından 2018’deki olağan kongreye kadar Aziz Yıldırım’ın görevde kalması en iyi seçenek gibi görünüyor.

HAYRAN MI? NE HAYRANI?

Hürriyet’in internet sitesinde bir haberin başlığı şuydu: Yasemin’den hayranlarına kötü haber! Kötü haber şuymuş: Yasemin Özilhan açtıkları Carter’s mağazalarıyla ilgileniyormuş, artık oyunculuk yapmayacakmış.

Bu haberi siteye koyan arkadaş Yasemin Özilhan’ın, evlendiğinden beri, yani 5 yıldır zaten oyunculuk yapmadığını bilmiyor mu?

5 yıl önce magazin sayfalarından sosyete sayfalarına geçen Yasemin Hanım’ın artık öyle ‘hayranı’ falan kalmadığının farkında değil mi?

Biliyorsa komik, bilmiyorsa daha da komik. Yani kimse Yasemin Özilhan’dan “Aman bir dizide oynasın da özlemimizi giderelim” diye bir şey beklemiyor.

Onun artık başka bir hayatı var.

EVLİLİK SAVAŞLARI

Esra Erol sezon başında yüklü transfer ücretiyle Fox TV’den eski kanalı ATV’ye döndü. Fox TV’de de yerine Zuhal Topal geldi. Zuhal, reytinglerde Esra Erol’u geçti. Bu iki program geçenlerde birbirine girdi.

Zuhal Topal’da evlenmek için stüdyoya gelen adam nikah masasına oturmuş ama gelin gelmemiş. Adam ağlamış.

Masaya oturtulan nikah memuru da aslında nikah memuru değil, şoförmüş. Yani sahteymiş.

Bu nedenle damat adayı ile o şoför “Kandırıldık” diyerek Zuhal Topal’ın programının yapımcı şirketi Sobe aleyhine suç duyurusunda bulunmuş.

Sobe şirketi ise reytinglerde geçildiği için Esra Erol’un programını yayınlayan ATV’nin karalama kampanyasında bulunduğunu, iddiaların kesinlikle doğru olmadığını açıkladı.

Anlaşılan reyting savaşlarında bel altı vurma dönemi başlamış. Kim kimin açığını yakalarsa üzerine gidiyor.

Halbuki reytingi iyi programcılık getirir.

Başka programlarda ne olup bittiğiyle ilgilenmek yerine, herkes kendi programına daha dikkatle eğilse keşke...

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder