Survivor'ın hazımsızı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçen yılki Survivor’ın ikincisi Barış Murat Yağcı popülerliği hazmedemedi maalesef. Aynı yarışmadan Nisa Bölükbaşı ile yaşadığı aşk ile gündeme geldi. Sonra bir kitap yazdı. Ama işin aslını biliyoruz ki kitabı o yazmadı. O anlattı, editörler kaleme aldı. Kitabında yarışmanın birincisi Cemal Can için, “Gerçek Survivor değil, asıl ben Survivor’um” anlamına gelecek sözler var. Ayrıca kadınları tavlayıp eve getirdiğini, sonra da sırtını dönüp uyuduğunu ve bundan zevk aldığını da yazmış. Tabii kadınlarla ilgili bu yazdıkları yüzünden sevgilisi tarafından da terk edildi ama ona göre hala “seviyeli ilişkileri var.” Şöhret garip bir şeydir.

Herhangi bir özelliğin nedeniyle bir anda şöhret olabilirsin. Yakışıklı ya da güzel olmak bu özelliklerden biri. Fakat bunun içini dolduramazsan o şöhret geldiği gibi seni terk eder. Kitabında özgüvenin yüksek olduğundan dem vuran bu arkadaşın aslında fena halde ‘kibir’ içinde olduğunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Hatta bu işi öyle abartıyor ki kitabının bir yerinde, “Dünyanın en çirkin kadını olsun, bana ikiz kız çocuğu vereceğini bilsem hemen evlenirim” diyor.

Kritere bakın. Bir kadınla sadece ikiz kız çocuğu için evlenmek... Üstelik o kadının kişiliğine, yaşamına saygı duymadan ‘en çirkini bile olsa’ diye aşağılamak... Kitabında “Kimsenin bana yol göstermesini istemiyordum” diyen Barış Murat Yağcı’ya aynen böyle devam etmesini öneriyorum. Gözümüzün önünden daha çabuk kaybolması için...

750 LİRAYA PLAJ GİRİŞİ

Gazetemizin ‘Görünen Adam’ı Bekir Saçar, hafta sonu ekimizde Bodrum ve Çeşme’de sezona hazırlanan plajları yazdı. Bu plajlara giriş fiyatlarının kişi başı 750 liraya kadar çıktığını öğrenmiş olduk. Tabii bu parayı verip sadece şezlong-şemsiye almıyorsunuz. Bu plajda harcamayı garanti ettiğiniz para. Yani peşin alıyorlar. Eğer 750 liralık harcama yapmazsanız kalan ücreti iade etmiyorlar.

Fazlasını yaparsanız da önünüze hesap pusulasını koyuyorlar. Anlaşılan pandemi nedeniyle sezonu geç açacak olan işletmeler kısa sürede ‘vurgun’ yapma niyetindeler. Arkadaşlar 750 lira nedir yahu? Benim anladığım bu yıl bir lahmacunu o plajlarda 100 liraya satacaklar. İki lahmacun bir ayrana 250 lira ödenecek belli ki. Çeşme zaten başka bir alem. Aralarında beş santim bile olmayan şezlonglarda yatıp, buz gibi olması nedeniyle girilmeyen denize bakıp, ‘happy hour’ partilerinde standa gelen kova içindeki içkiye 2 bin lira bayılıp eğlenmek istiyorsanız sizin bileceğiniz iş. Bu arada “Sana ne kardeşim, bu mekanlar iş yapıyor, alan memnun satan memnun” diyebilirsiniz.

Haklısınız. Ben de size Nazım Hikmet’in ‘Dünyanın En Tuhaf Mahluku’ adlı şiirinden birkaç dize hatırlatayım. “kabahat senin, -demeğe de dilim varmıyor amakabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”

DANİSKA’DAN KEŞKE MEYHANESİ

Öyle bir albüm ki, hele bu pandemi döneminde dinledikçe insanın ruhu iyileşiyor. ‘Daniska’ grubunun ‘Keşke Meyhanesi’ adlı albümünden söz ediyorum. Bu albümdeki şarkılar o bizim eski ‘meyhane’ şarkıları dediğimiz türden. Şarkılarını bilinen yorumcularla düet yaparak kliplendiriyorlar. En son sevgili dostum Yaşar ile ‘Peki Ya Şimdi’ şarkısına düet yaptılar. Size diyebileceğim tek şey lütfen dinleyin.

Ben bu grubu çok geç keşfettim. Siz benim gibi gecikmeyin. Gruptan Gökhan Tümkaya’nın albümü anlatırken söylediği “Biz ‘Keşke Meyhanesi’ni Münir’in Adile’sine kavuştuğu, Zeki’nin, Müzeyyen’in, Neşet’in birlikte gülüştüğü, tüm saatlerin her daim muhabbeti vurduğu yer olarak tanımlıyoruz” sözleri bile şarkıların ruhunuzu nasıl bir yere taşıyacağını gösteriyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder