2020 bitse de gitsek!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yeni bir yıla “merhaba” dememize sayılı saatler kaldı. Her yıl karşıladığımız yeni bir yıl için sloganımız “Yeni yıl, yeni umutlar, yeni heyecanlar” Ancak bu defa her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan tek bir şey var: Umut. Her sene coşkulu kalabalıklarda ondan geriye doğru sayarken, kimimiz aşk, kimimiz para, kimimiz mutluluk diledik. Kısacası her birimizin yeni yıldan beklentisi farklıydı. Ancak bu yıl tüm dünya evlerine kapandığı 2020’den tek bir şey diliyor olacak: Eski hayatlarımıza geri dönüş.

Neler mi yaşadık?



2020 yılı tam anlamıyla felaket senaryolarını konu alan bir Amerikan filmi tadında geçti. Tüm insanlığın başrolde olduğu korkunç bir yılın, korkunç senaryosu. “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” derler ya işte, 2020 de gelişinden belliydi. 2020’ye adım attığımız gibi gözlerimizi ABD-İran arasında yaşanan gerginlikle açtık. Gergin başlayan yıl öyle de devam etti. Avustralya’da çıkan orman yangınları başta olmak üzere, dünya genelinde yaşanan çevre felaketleriyle adeta ‘doğanın insanlıktan intikamına’ tanıklık ettik. ABD’nin Minneapolis kentinde yaşanan George Floyd cinayeti ile başlayan ırkçılık karşıtı eylemler, tüm dünyayı kendi ötekileriyle yüzleştirdi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak mücadelesi Yunanistan ile uzun süreli bir gerginliğe sahne oldu. Azerbaycan-Ermenistan arasındaki savaş, Trump-Joe Biden arasındaki kıyasıya süren başkanlık yarışı derken bu yıl ülkelerin, siyasilerin birbirleriyle sonu gelmez kavgalarıyla sona erdi.

Unutulmayacak bir yıla veda…

Tüm bunlar bir yana dursun, bir olay vardı ki tek başına milyonlarca insanın kaderini değiştirdi. Çin’in Wuhan kentinde küçücük bir hayvan pazarında ortaya çıkan, adına ilk başlarda ‘gizemli hastalık’ denen yeni tip koronavirüse ‘Covid-19’ ismini verdiğimizde o, dünyanın en ücra köşesine kadar ulaşmıştı bile. Uğradığı her durak, dünya çapında 2 milyona yakın kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Küreselleşen dünyayı konuşurken o koca dünya, bir anda evlere sığdırıldı. Bu yıl deyim yerindeyse hayatta kalmak için verilen mücadelenin yılı oldu. Karantinalarla, kısıtlamalarla geçirdiğimiz koca bir yıl sosyal mesafe, maske, mesafe ile geçti. Belki de uzun yıllar hafızalarımızdan çıkmayacak bir motto ile tanıştık: Hayat eve sığar. Günlük hayatımızın rutini haline gelen hemen şeyin başına mesafeyi ve uzaklığı yerleştirdik. Uzaktan eğitim, uzaktan çalışma, online alışveriş, online konser, online müze… Acılarımızı da sevinçlerimizi de uzaktan uzağa yaşadık. Uzaklık, bizim için adeta hayatta kalma pratiğine dönüştü. En önemlisi ilk kez dünyanın neresinde yaşıyor olursak olalım bölgelerin, ülkelerin, milletlerin ötesinde tüm insanlık için ortak bir sorun ile mücadele ettik. Sözün özü 2020 bize dünyanın bütünüyle bize ait olmadığını, bu dünyada misafir olduğumuzu anlatan, tarih sayfalarında yerini alacak unutulmaz bir yıl oldu. 

2021’in hepimizin için daha güzel bir dünya olması temennisiyle. Sağlıkla, aşkla ve başarıyla dolu bir yıl diliyorum. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder