Mutsuzluğun resmini TÜİK çizdi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), her yıl düzenli olarak yaş, cinsiyet, eğitim, gelir düzeyi gibi faktörleri de hesaba katarak, saha araştırmaları sonucu topladığı veriler ışığında ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ adlı istatistiksel verileri ortaya koyuyor. 2020 yılı, araştırma sonuçları da dün kamuoyuyla paylaşıldı.  Bu sonuçlara göre Türkiye’de 2019’da ‘mutluyum’ diyenlerin oranı %52,4 iken, bu yıl bu oran %48,2’ye geriledi. Son birkaç yılın sonuçlarıysa gösteriyor ki, mutsuzlar kervanına her yıl yenileri ekleniyor.

Mutlulukla da aramıza mesafeler girdi

2020’yi nasıl bilirdiniz? Diye sorsalar hepimizin tek bir ortak yanıtı olurdu herhalde. Kovid-19. Vaka sayısıydı, aşısıydı,  mutasyonuydu derken Kovid-19’un, yaşamımızda epey uzun bir süre daha misafir olacağı da netleşmiş oldu. Bir yılı aşkın bir zaman dilimini maskeyle, mesafeyle, karantinayla kısacası yaşamla ölüm arasındaki, o incecik çizgide dengeyi sağlamaya çalışarak geçirdik. Haliyle pandemi süreciyle birlikte, bizi birbirimize kenetleyen bağlar da oldukça zedelendi. Hayatımıza anlam katan pek çok şeyden feragat ederek geçirdiğimiz gün sayısı, her geçen gün katlanıyor. Sevdiklerimizle aramıza giren uzunca mesafeler, günden güne tahammül edilmesi daha da güç bir hale dönüşüyor. Dostlarla iş çıkışı bir fincan kahve içip, iki lafın belini kırmak, birlikte olduğumuz kişiyle bir hafta sonu el ele sinemaya gitmek, bağıra çağıra şarkılar söylediğimiz konserlere gidebilmek gibi pek çok sıradan, şimdilerde oldukça uzak görünüyor bizlere. En azından uzunca bir süre daha sosyalleşebildiğimiz, bir arada olduğumuz ortamlara hasret duyarak sürdüreceğiz yaşamlarımızı. Peki ya, mutluluk bu korkunç tablonun neresinde?

“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?”

Tam da bu mutluluk meselesi üzerine resimleriyle Türk sanat tarihine adını yazdıran Abidin Dino ile usta şair Nazım Hikmet arasında geçen, bir anekdotu paylaşmak istiyorum sizlerle. Nazım, eşi Vera için yazdığı ‘Saman Sarısı’ şiirinde Abidin Dİno’ya seslenerek şöyle diyor: “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? Abidin Dino, beklenenin aksine bir resimle değil, bir şiirle cevap veriyor Nazım’ın sorusuna. Dino, “Mutluluğun Resmi” adını verdiği şiirinde , “Buna da ne tuval yeterdi; ne boya…” dizeleriyle böyle sonsuz bir anlam yüklüyor mutluluğa. Bu mevzu TÜİK’ten buralara nasıl geldi? Diyeceksiniz belki. Şöyle ki, aslında asırlardır insanlar tıpkı bizler gibi gerçek mutluluğu arayışı içerisinde. Bu dünyaya ayak basan her insan, mutluluğun ne olduğuna ilişkin kendince cevaplar bulmaya çalışıyor. Aradan asırlar geçmesine rağmen bizler de hala aynı şeyin peşinde koşuyoruz: Mutluluk. Fakat öyle bir kaptırmışız ki bu koşuya kendimizi, çoğu şeye körleşir hale gelmişiz farkında olmadan. En çok da kendimize. Uzun vadeli mutlulukların yerini alan kısa vadeli, çabucak tüketilen bir mutluluklar silsilesi… Mutluluğu bir ömre değil, kısacık anlara sığdırmaya çalışır olduk her birimiz.  Belki de sorun tam da budur.  Mutluluğu, bitmez tükenmek bilmeyen sahip olma dürtülerimizin, kölesi haline getirmişiz olmamızdır tüm mesele.

Hepimiz için en kıymetli şeyi, mutluluğu dileyerek noktalıyorum sözlerimi. Mutlu ve huzurlu bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle.


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder