Şehir insanının mutsuzluğunun çaresini arıyoruz! (1. bölüm)

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Şehir insanıyız, en büyük derdimiz mutsuzluk! Haksız mıyım? Trafik, iş stresi, okul, ev derken dertler derya oluyor. Şimdi dışarıda birine sorsanız, "Git biraz doğa yürüyüşü yap, kendini doğaya bırak, iyi gelir" der. Haklı, ama başta da dediğim gibi, biz şehir insanıyız, doğaya kaçma fırsatını her zaman bulamıyoruz. Bu da elimizdekiyle yetinmeyi ve elimizdekilerle mutlu olmamız gerektiğini bize gösteriyor. Bir de kronik mutsuzluk denilen bir durum var. Yani ağzıyla kuş da tutsa mutlu olamayan bir kesim. Eminim sizin de çevrenizde bu dertten muzdarip çok fazla insan vardır. Hatta belki de siz bu durumdasınız! Klinik Psikolog Kahraman Güler ile bu sorunun üzerine giden bir yazı dizisi hazırladım. Kronik mutsuzluk, mutlu olmanın yolları, pozitif bakış açısı ve dengemizi bulma yöntemleri hakkında hepimizin Kahraman Güler'den öğrenmesi gereken şeyler var. Hadi birlikte şehir insanının mutsuzluğunun çaresini arayalım. İşte başlıyoruz!


https://www.instagram.com/p/CAz1UYcjYzH/


1- Kronik mutsuzluk nedir? Bu dertle nasıl mücadele edeceğiz?

Eğer bugün bu soruyu tartışıp konuşuyorsak bunun gerçeklik payı vardır. Çocukluk ve ergenlik döneminde bakım verenleri tarafından sıcaklık sevgi dokunma şefkat ve huzur paylaşımı alamamış çocuk ve ergenler bu alamadıkları şeylerin boşluğuyla büyürler. Çoğu zaman buna ek çocuğun yada ergenin kim olduğuyla ne istediğiyle ilgilenilmemiş, çocuğun ihtiyacı zedeleyici bir şekilde engellenmiştir. Hayatında var olan olumsuzlukları içselleştiren kişiler bunları zamanla kişilik özellikleri haline getirebilirler daha sonra bunların üzerine inşa etikleri her şeyin buradaki boşluk duygusuna olduğuna inanırlar. Buna sahip oldukları iyi şeylerde dahil kronik mutsuzluğun geçmişte karşılanmamış ihtiyaçlara takılı kalmak ve devamı olarak bunların neden yaşandığı ve halen geçmişin değişmesine olan beklentileri buna kaynaklık eder.

Geçmişin çözülmemiş problemleri, hayal kırıklıkları karşısında avutulmamışlık, karamsarlık söylemlerine maruz kalmış olmak, ebeveynlerinin ihtiyaçlarının gerisine düşmüş olmak, yalnız bırakılmışlıkları, yaşına cinsiyetine ve gelişimsel düzeyine uygun olmayan sorumluluklar yüklenmesi kronik mutsuzluğun önemli bir bileşeni olduğunu söyleyebiliriz.

Şu ana baktığımızda kişinin hayatında yer alan güncel problemlerin belirlenmesi, hissedilen mutsuzluk ile hayatında yer alan gerçek olanakların karşılaştırılması ,mutsuzluk kaynaklıkların iyi tespit edilmesi, iyi hissetmeye doğru giden iyi bir yoldur. birçok sorunu çözmenin en iyi adımı sorunları tanımlamayı öğrenmek tanımladığımız sorunları duyguları ve düşüncelerimizi ifade etmek kendimizi açmak hayatımızdaki bireylerin bizi anlamalarına olanak sunmak iyi bir kapı aralayıcı olabilir.

"Bana göre mutsuzluk ilişki kurmayı bilmemektir"

Bu bahsettiğim detaylar kişinin kendisine olan inancın artmasına sağlıklı iletişim kurmasına kaynaklık ederek iyi kişiler arası ilişkiler geliştirmelerine yardımcı olur. Bana göre mutsuzluk ilişki kurmayı bilmemektir bunu iyi ilişki kurmayı bilmeyen anne babalarımızdan öğreniriz. 

Kronikleşen mutsuzluğu depresyonla bağlaştırmadan geçemeyeceğim. Çünkü depresyon da uzun soluklu bir biçimde deneyimlenen ve içerisinden çıkılmakta güçlük çekilen, aşılamaz olarak görünen bir mutsuzluk ve çökkünlük halidir. Bu çökkünlük ve mutsuzluk halinin içine öyle hapsoluruz ki hayat artık zevk vermez. Bireyler kişisel bakımlarını ihmal ettikleri gibi çevreyle ve dış dünyayla olan iletişim dahi kısıtlanır.

Kronik depresyon sorunsalı

Bu kişiler kişisel olarak güçlerinin farkında değillerdir ve kendilerini sorumluluk üstlenecek kadar güçlü hissetmez. Çevresindeki insanlar bu kişilerin işlevsiz şekilde kullandıkları enerjilerinin farkındadırlar. Kronik depresyon mutsuzluk gibi bir duygu değildir. Duygu yoksunluğu veya duygu yoksunluğu yaratan duygu karmaşası olarak tanımlanabilir. Kronik mutsuzluk, çaresizlik olarak görülse de bunun alınabilecek bir destek süreciyle aşılması mümkündür.

2- Bir insanın sürekli kendini sebepsiz yere mutsuz hissetmesinin nedeni bunlar olabilir mi?

Aslında yukarıda bahsettiğim nedenler ve öneriler burası içinde geçerlidir. Zorluklarla aktif mücadeleyi öğrenmemiş aşırı koruyup kollanmış çocukluk ve ergenlik dönemi olanlarda bu daha fazla görülür. Bu durumun kutubu olan aşırı korunmasızlık tutumları da önemli bir nedendir.

Bazı insanların sorunlarının yokmuş gibi görünmesinin sebebi bize anlatmadığı için bize öyle görünüyor olabilir bu birinci neden, diğer neden farklı bir bakış açısıyla ele alınacak olursak anlam ve amaç sorunu karşımıza çıkar. Bence bunun en önemli nedeni kişilerin çocukluklarında doğru yönlendirme ve korunmada mahrum kalması bu korunmasızlığa yaşa uygun olmayan ideolojik ve dini söylemler maruz kalmış olmak haksızca kıyaslanmış olmak ve bence en önemli nedenlerinden biride sevgi onay ve takdir yeterince verilmemiş olması.

Küçük sorunlar karşısında çabuk demorolize olan kişilerin beklide kendini tanımak ihtiyaçlarını belirlemek ve hayatına doğru insanları konumlandırmakla ilgili sorunları olabilir hayat denkleminizde değişkenler doğru yerde doğru sırada değildir. Bazen denklemin bilinmeyenlerini azaltmak gerekebilir.

"Negatif bakış açısı her yaşananı mutsuz bir tabloya dönüştürür"

Hayatta herkes farklı bakış açılarına, farklı değerlere, farklı yetiştirme tarzlarına ve farklı mizaçlara sahip olduğu için kişiler yaşamış oldukları olumsuzluklardan da farklı anlamlar çıkabilmektedir. Bazı kişiler, süreçten ciddi anlamda etkilenirken bazıları olumlayacak noktalar da bulabilmektedir. Negatif bakış açısı geliştiren bireyler ne yaşarlarsa yaşasın, yaşadıklarını mutsuz birer tabloya dönüştürebilmektedirler. Onlar için negatife odaklanmak daha kolaydır. Genel de pozitife odaklanmak bu kişiler için birtakım şeylerin gözden kaçmasına neden olabilir ve hayal kırıklığı yaşayabilecekleri şeklinde yorumlanmaktadır. Kişilerin sürekli mutsuz hissetmelerinin altında mutlaka bir ya da birden fazla sebep yatar.

  • Çocukluktan gelen güvensiz ilişki kurma biçimleri
  • Düşük öz güven
  • Mutsuz ve çatışmalı aile yapısı
  • Çocuktan aşırı beklentilerin olması
  • Aşırı kuralcı ve katı bir aile ortamında büyüyen çocuklar
  • Geçmişten kapanmayan suçluluk duyguları ve pişmanlıklar
  • Arka arkaya yaşanan kayıplar ve olumsuz deneyimler
  • Kişinin yardıma kapalı olması ve depresyonu bir yaşam biçimi haline getirmesi
  • Tedavisi gecikmiş veya ertelenmiş majör depresyon
  • Tedavisi tamamlanmamış depresyon

Bu tanımlara ek olarak mutlulukla özdeşleşen umut kavramının gelişmemiş olduğu kişiler sürekli hayata karşı olumsuzluk beklentisinde olarak mutsuzluğu benimseyecek ve belki de bu durumu bir yaşam stili haline getireceklerdir. 

"Mutsuz olduğun anı iyi bil"

3- Peki sürekli mutsuz hisseden insan ne yapmalı?

İlk iki soruya verdiğim cevapları dikkatli okumalı gerekirse ruhsal bir check- up yapılmalı. Yani bir psikiyatriste, psikoloğa görünmek ve bunun nedenleri hakkında bilgi sahibi olmak işe yarar.

Şimdi ifade edeceğim detaylara da dikkat etmekte fayda var:

  • Mutsuz olduğu anları iyi bilmeli
  • Mutsuz olmadan önce neler yaşadıklarını gözden geçirmeli
  • Mutsuz olduğunda nerede nasıl ve ne ile vakit geçirdiğini tespit etmeli

Aslında bunları yapması için sürekli mutsuz hissettiğinin farkında olması lazım yani neden mutsuzum ve bunun sebebi nedir diyebilmek için farkındalık olması gerekir. 

"Henüz olmamış şeylere odaklanmayın"

“Şimdi ve şu an”da kalarak geçmişe veya henüz olmamış şeylere çok fazla odaklanmaktan kaçınmalı. Şu an içinde bulunduğu hayatı, krizi mutluluk şartına bağlamak yerine farklı çerçeveden ele almalı. Çünkü şartların iyileşmesi tek başına mutluluk getirmeyecektir.

Maddiyata başarıya veya statüye odaklanmak yerine manevi doyumu hedeflemek yani çevrenizde arkadaşlarınıza, dostlarınıza ve ailenize daha fazla odaklanarak hobilerinizden vazgeçmemelisiniz. Çünkü insan doğduğu andan itibaren sevgi ile yetişerek kabul görmekten beslenen bir varlıktır.

Mutsuz olduğumuz zamanlar battaniyeyi kafamıza kadar çekip yatmak, eve tıkılı kalmak yerine çevremizdeki kişilerle görüşerek sosyalleşmek, konuşmak, paylaşımda bulunmak her zaman için kişinin içinde bulunduğu krizin onarımına yardımcı olacaktır.

Mutsuz insanlar kendilerini genelde çaresiz ve umutsuz hisseder. Önemli olan kendisinde bu değişimin farkına vararak onarmaya çalışmasıdır. Kişi değişimi istemediği sürece söylenenler ve yardım girişimleri sonuçsuz kalacaktır.

"Önce kendinizi koruyun"

4- Peki biz bir dost veya aile üyesi olarak nasıl yardım edebiliriz?

Yakın hissettiğimiz bir insan bu özellikleri gösteriyorsa ilk önce kendinizi koruyarak olumsuz duygu ve inançların bize bulaşmasını önlemeliyiz. Daha sonra onun içinde kendini negatif duygulardan ve yaşantılardan korumanın mümkün olduğunu gösterebiliriz. 

Genel anlamda istikrarlı mutsuz hisseden kişiler problemlerini halının altına süpüren, onarmak yerine kaçınan ya da görmezden gelen kişilerdir. Onların kaçmalarını desteklememek ve eylemlerinin sorumluluklarını almasını sağlamak son derece önemli. Hata yaptıklarında bunu kabullenmelerini desteklemek gerekiyor. Mutsuz insanlar ise problemleri ve hataları tehdit edici bulurlar ve bunları saklamaya çalışırlar. Sorunu çözmek için harekete geçmedikçe problemin büyük ve aşılamaz olduğunu düşünürler.

Belirli düzeyde yüzleştirmeden faydalanarak onların içinde bulundukları olayları zihinlerinde olduğundan büyük gördüklerini fark ettirerek destek çıkabiliriz. Örneğin, kaza yapan birisinin arabanın görmüş olduğu hasardan ziyade kendine zarar gelmediğini, daha büyük kazaların da olabileceğini bunun o kadar da büyük bir problem olmadığını ifade ederek içinden çıkılamaz sandığı problemlerde sorun çözümünü destekler nitelikli yaklaşımlarda bulunabiliriz.

Yeni bakış açıları kazandırmak farklı pencerelerden değerlendirmek elbette karşımızdakinin de bakış açısını olumlu yönde etkileyecektir.


Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder