1996 Zap 2021 Gara

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Tam tarih 26 Ağustos 1996’ydı. İktidarda, Necmettin Erbakan’ın başbakanlığındaki Refah-Yol koalisyon hükümeti vardı. Dönemin Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, beraberindeki heyetle birlikte terör örgütü PKK’nın, Irak’ın kuzeyindeki Zap kampına gitti. Heyette, dönemin İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal, Mazlum Der Genel Başkan Yardımcısı İhsan Arslan ve kampta rehin tutulan askerlerden bazılarının yakınları da vardı. Bu tarihi olayı izlemek üzere heyetle birlikte Zap’a giden 20’ye yakın gazeteciden biri de bendim. 26 yaşında genç bir haberciydim. Atv’nin savunma muhabiriydim.

*

PKK, 15 Haziran 1995’te Hakkari Şemdinli Ortaklar Karakolu’na saldırmış, 15 askeri şehit etmiş, 8 askeri de kaçırmıştı. Ağustos 1996’ya gelindiğinde, farklı kanallardan görüşmeler yapılmış ve gereken zemin oluşturulmuştu. 15 aydır terör örgütü tarafından rehin tutulan askerler, başında bir iktidar partisi milletvekilinin bulunduğu heyete Zap’ta teslim edilecekti. Bu bilgi doğrultusunda çıktık yola.

İçtima sahneleri

Gece yarısına doğru, Irak’ın Amediye kentinin dışında dağlık bir alana kadar araçlarla gidip oradan sonrasını yürüdük. PKK’lı teröristlerin eşliğinde, yaklaşık 5 saatlik zorlu bir yürüyüşün sonunda, sabaha karşı ulaştık kampa. Yol boyunca süren şov, gün içinde artarak daha da net bir hâl aldı. Kampta terör örgütünün sözde lider kadrosundan iki isim vardı.

Türkiye’den gelen heyetin karşısına askeri nizamda, 500 terörist çıkardılar. Kıyafetleri temiz, saçları başları düzgün, kadınlı-erkekli grup, içtima düzeninde görüntü verdi kameralara. İktidar partisi milletvekili Fethullah Erbaş ve beraberindeki sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden, bu silahlı gruba hitaben birer konuşma yapmasını talep ettiler. Onlar da koşullar gereği kısa birer konuşma yaptı.

Tutanak oyunu

Sonra bir mağarada görüşmeye geçtiler... Duvarda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın (o dönem Şam’daydı) posteri ve PKK’nın sözde bayrağı asılıydı. Milletvekili ve dernek yöneticileriyle örgütün sözde liderlerinin birlikte fotoğrafları, hazırlanmış o fonun önünde çekildi. Sonra kağıt kalem getirdiler mağaraya. Rehin askerlerin isimlerinin yer aldığı bir teslim tutanağı hazırladılar.

Altına imza atıp Erbaş ve beraberindekilerin de imzalamasını istediler. Maksat çok açıktı… Hükümetle devletle masaya oturduk, aynı belgeye imza koyduk, Ankara bizi muhatap aldı vb propaganda için ilk ve en büyük koz elde edilmiş olacaktı.

Ve tehdit...

Fethullah Erbaş o kağıdı imzalamayı reddetti. Israrlara rağmen “Hayır” dediğinde ise “O zaman sizleri de bırakmayız” tehdidiyle karşılaştı. Erbaş, “Alıkoyacaksanız beni tutun, heyetin gerisini bırakın, dönsünler” dedi. Terör örgütünün sözde yöneticileri, uydu telefonla Şam’daki Öcalan’ı aradılar. Görüşmelerin ardından, 33 saatin sonunda dönüş yoluna çıktık. Ama istedikleri olmadığı için rehin askerleri vermediler. O askerler üç ay kadar sonra, Aralık 1996’da serbest bırakıldılar.

*

25 sene önce PKK’nın her adımı planlı, yaptığı her şey maksatlıydı. Çeyrek yüzyıl sonra bugün Gara katliamı için aksi düşünülebilir mi?

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder