Murat ÇelikBasın kanunu yakında Meclis'te
HABERİ PAYLAŞ

Basın kanunu yakında Meclis'te

“Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurul görüşmeleri, girişimlerimiz sonucu üzerinde parti gruplarının daha fazla müzakere edebilmesi için bu hafta ertelenmiştir.” CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, geçen hafta (22 Haziran Çarşamba günü) Twitter hesabından bu açıklamayı yaptı.

Kanun teklifinin Genel Kurul’da görüşülmesi ertelendi doğru ama erteleme gerekçesi CHP’nin girişimleri ya da parti gruplarının teklif üzerinde daha fazla müzakere edebilmesi değil. Bu durum AK Parti Meclis Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın dün öğle saatlerinde yaptığımız telefon görüşmesinde sarf ettiği şu cümleyle ortaya çıktı: “Teklifin görüşülmesi ek bütçe geldiği için ertelendi. Ek bütçeden sonra Meclis Genel Kurulu’na gelecek.”

NEDEN ERTELENDİ?

Mahir Ünal’a sordum:

Sayın Ünal, iktidar “Dezenformasyonla Mücadele Kanunu” diyor, muhalefet ise “Sansür Yasası”. Gazetecilik meslek örgütleri tepki gösterdi, eylemler yaptı. Kanun teklifinin Meclis Genel Kurulu’na gelişinin ertelenmesi, yasaya karşı çıkan kesimler tarafından ‘tepkiler üzerine iktidarın geri adım attığı’ şeklinde değerlendirildi. Teklif tekrar müzakere edildikten sonra mı gelecek Genel Kurul’a?

Hayır. Konu sadece Genel Kurul gündemiyle ilgili. Araya ek bütçe girdi. O yüzden bir ‘takdim tehir’ oldu. Bir geri adım vs. söz konusu değil. Zaten önce Dijital Mecralar Komisyonu’nda, ardından da Adalet Komisyonu’nda görüşüldü ve bu süreçlerde itirazlar doğrultusunda makul değişiklikler yapıldı. Teklifin görüşülmesini Ek Bütçe Kanun Teklifi’nden sonraya bıraktık. Ek Bütçe geçtikten sonra Genel Kurul’a gelecek.”

SANSÜR MÜ GETİRİYOR?

Teklifin antidemokratik düzenlemeler içerdiği, gazeteciler ile sosyal medya kullanıcılarının yazdıkları, hatta başkalarının mesajlarını paylaşmaları nedeniyle bile hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya kalacağı ve iktidarın bu düzenlemeyi seçim sürecinde bir baskı unsuru olarak kullanacağı şeklinde yorumlara, eleştirilere ne diyorsunuz?

Böyle bir şey yok. Bu iddialar gerçeği yansıtmıyor. Bu tür söylemler tamamen maksatlı. Birçok kişi de teklifi okumadan, içeriğini bilmeden ezbere eleştirilerde bulunuyor. Biz bu teklifi 8 aylık bir çalışma sonucunda oluşturduk. Hukukçular, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve evrensel hukuk normlarını göz önüne alarak titiz bir çalışma yaptı.

Tartışmalara konu edilen maddelerin hepsi TCK’da zaten var olan suçlar. Bakın; “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayanlar” diyor teklif. Şimdi bunların her biri, tek tek Ceza Kanunu’nda suç zaten. Biz şimdi bunların tümünün bir arada olması hâlinde ceza konusu olmasını getiriyoruz.

Bütün bu unsurlar, hepsi beraber olursa ve bir kampanya şeklinde dezenformasyona dönüşürse suç oluşuyor. Özetle kimse tek bir yalan haber ya da bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle hapse girecek değil. Bu düzenleme, özellikle yurt dışından Türkiye’ye yönelebilecek dezenformasyon kampanyalarına karşı bir yaptırım amaçlıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder