Eğitim şart

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Eğitim: Seçim Kurtarmak mı? Nesil Kurtarmak mı?” Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu’nun yeni çıkan kitabının adı bu. İsmi zaten konusu hakkında yeterli fikir veriyor ama kitabın tanıtım yazısını da aktarmam gerek. Bakın ne diyor Pehlivanoğlu, Akılçelen Kitaplar Yayınevi’nden çıkan kitabını tanıtırken: “Eğitim politikaları bir zümrenin, bir grubun veya bir ideolojinin kendini ispat etme alanı değil, bir ülke ödevidir.

Ülkemizde cumhuriyetin ilk döneminde büyük bir adanmışlıkla gelen başarıdan sonra maalesef, eğitim-siyaset ilişkisi, sıralama sınavı, her Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı’nı etkileyen iz bırakma sendromu, müdür ve öğretmen yetkinlikleri gibi sorunlara, kağıt mühendisliği yaklaşımıyla çözümler bulmaya çalıştık. Gelecek avuçlarımızın arasından kayıp giderken, artık toplum olarak nesil kurtarmanın, seçim kurtarmaktan çok daha önemli olduğunu idrak etmeli ve önümüzdeki yirmi yılı kapsayacak ulusal, milli bir eğitim programı yapmalıyız.”

TEMEL SORUNLAR

TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, yeni çıkan kitabıyla ilgili sorularımı dün telefonda, sözünü sakınmadan yanıtladı. İşte Pehlivanoğlu’nun altını çizdiği can alıcı noktalar:

- Temel sorunlar hiç değişmiyor. Bunlardan biri eğitim-siyaset ilişkisi. Siyasetin eğitim üzerinde bir etkisi olacak ama bütçeyi kullanmanın verdiği yetkiden, doğalın dışında bir etkiye geçiş görüyoruz. Bunun partilerle bir alakası yok.

- İkincisi ‘iz bırakma sendromu’. Her bakan ve YÖK başkanında bir ‘sıfırdan başlama’ özlemi ve ‘değiştirmiş olmak için değiştirme’ anlayışı gözleniyor. Bakın sadece müdür atama sistemi 30 yılda 16 kez değişti bu ülkede.

- Üçüncüsü, müdür ve öğretmen yetkinliği meselesi. Siyaset, ‘bir milyon 100 bin öğretmen’ olarak bakıyor konuya. Bütün planlamalar, seçim süreçleri doğrultusunda yapılıyor.

- Bütün demografik özellikleri Türkiye ile eşit olan Güney Kore, seçim kurtarmak yerine nesil kurtarmayı tercih ettiği için 20 yıllık bir planlamayla geldiği nokta ortada. Başlangıçta aynı noktada olduğumuz Güney Kore’nin yanında bizim geldiğimiz nokta ortada.

DEMOKRASİ VE MUTABAKAT

- Siyaset vicdanların özgürleşmesini sağlar ama eğitim aklın özgürleşmesini sağlar. Dolayısıyla adaletin de özgürleşmesini sağlar. 21’inci yüzyılda demokrasinin yeşermesini sağlayan, o demokrasinin eğitimle olan ilişkisidir. Aksi takdirde, eğitim üzerinde diktatoryal bir sürece dönüşür iş. Eğitimde, toplumsal bir mutabakatla çizilecek bir yol haritasıyla ilerleyebilirsiniz.

- Bakın, eğer böyle giderse, genç nüfus Türkiye için bir fırsat değil, ciddi bir tehdittir. Çünkü siz bir tüketim toplumu yaratıyorsunuz. Üretim toplumunun ise adaletli bir eğitime sahip olması gerekir.

- Sınavların eğitim sistemine hizmet etmesi gerekirken, bizde eğitim sistemimiz sınava hizmet eder hâle dönüştü. Okulların yerini aldı sınavlar. ‘Ölçme sınavı’ yerine yerleştirdiğimiz, ‘sıralama sınavı’ oldu ve okulları böylece değersizleştirdik. Test ile tost arasına sıkışmış bir nesil yaratıyoruz.

- Bizim, insan olma endeksini merkeze koyacağımız, okulu kıymetli hâle getireceğimiz ve dezavantajlı grupları ön plana çıkartacağımız bir milli programa ihtiyacımız var. İşte o zaman zaten bu nesil harikalar yaratır.

Yazarlarımızdan

21 Haziran 2021, Pazartesi 15:35
21 Haziran 2021, Pazartesi 09:06
21 Haziran 2021, Pazartesi 07:03
Sıradaki haber yükleniyor...
holder