Hilafet gündemine tepki güzel de...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İlk açıklama Twitter hesabı üzerinden AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında konuştu. Son olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun Akşam Gazetesi’ne aynı konuda değerlendirmelerde bulundu. Mevzu ‘hilafet’ tartışmaları…

Yaşanan gergin tartışmayı sona erdirmek için bu üç önemli isim devreye girip gayret sarf etti. Güçlü ifadelerle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki iktidarın tavrını açıkça ortaya koydular. Çelik, Kalın ve Altun, sosyal medyada dallanıp budaklanan tartışmanın;

  • Sağlıksız olduğunu, toplumda kamplaşmaya yol açtığını vurguladılar.
  • Yapay, yararsız, anlamsız, beyhude bir çaba olarak nitelediler.
  • Yersiz, lüzumsuz bir rejim tartışmasıyla yaratılan suni gündem olduğunun altını çizdier.

Hepsine tamam. Tamam ama bu tartışmanın çıkış noktasına da bakmak gerekmiyor mu? Durup dururken mi bir ‘hilafet’ tartışması başladı bu ülkede?

Tartışmayı doğuran Gerçek Hayat Dergisi oldu. Derginin 27 Temmuz’da çıkan, bin 31’inci sayısının kapağında “Artık Ayasofya ve Türkiye hür” cümlesinin altında “Şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim? Hilafet için toparlanın” ifadeleri yer aldı. ‘Hilafet tartışması’ da işte bunun üzerine başladı. Soru şu: Evet ‘hilafet’ tartışması Türkiye’ye zarar verdi. Peki yaptıkları işle bu zararlı sonucun sebebi olanlar da birkaç kelamı, bir müeyyideyi hak etmiyor mu?

Dikte sevdası

Bizde şöyle bir alışkanlık var. Hastalık seviyesinde bir alışkanlık… Dikkat edin, herkes başkalarına bir şeyler dikte ettirmenin peşinde. “X siyasi partisi, şu konuda öyle değil de böyle bir tavır takınsa…” diye başlayan cümleler mesela. Ya da… “Y siyasetçi, o konuda böyle değil de, şu tür bir açıklama yapmalıydı…” gibi. Veya… “Z, bu söyledikleri yerine, şöyle sözler sarf etmeliydi…” türünden.

Örnekleri çoğaltmak mümkün… İyi de neden arkadaş? Herkes sizin gibi düşünmek, sizin beğeneceğiniz cümleler kurmak zorunda mı? Bırakın herkes düşüncesi doğrultusunda, inandığı şekilde konuşsun. Diğerleri de bilsin; kim kimdir, ne nedir?

Üstelik, siz böyle yaptıkça, başkaları da sizden kendi beklentileri doğrultusunda konuşmanızı ya da yazmanızı beklemeyecek mi? Bırakın; beğenen desteklesin, beğenmeyen eleştirsin. Ortada suç unsuru varsa gereği yapılsın. Nedir bu dikte ettirmek sevdası. Bırakın… Herkesin kendi ‘doğru’su var ama ‘gerçek’ bir tane nasılsa.

Sağlıklı, huzurlu; herkesin gönlüne göre bir bayram olsun…

Yazarlarımızdan

12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:24
12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:21
12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:17
12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:11
Sıradaki haber yükleniyor...
holder