İşin uzmanına 'deli sorular'...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Belirsizlikten kaynaklı mutlak bir çaresizlik hissi içinde devam eden bir ‘yeni hayat’ımız var artık. “Geçmişteki ‘normal’lerimiz mi ‘anormal’miş acaba” diyecek seviyede bir sorgulama içindeyiz. Kafalarımızda deli sorular… 

★ 

İşte o soruları, işin uzmanına sordum. Klinik Psikolog, Doç. Dr. Banu Yılmaz’a... - Zamanla tepkilerimiz de değişiyor. Kendimizde, çevremizde gözlemlediğimiz reaksiyonların hangisi doğal, hangisi değil bize bir anlatır mısınız? - Şöyle başlayalım… Pandemi bir küresel afettir.

Dolayısıyla, her şeyden önce bütün afetler gibi bu küresel salgının da ruhsal travmatik sonuçları olacağını öngörebiliriz. Bu afet özelinde, doğrudan etkilenmeyenlerde (örneğin kendisi ya da bir yakını hastalanmayan, sağlık çalışanı olmayan, işini kaybetmeyen insanlarda) bu aşamada endişe, huzursuzluk, güvensizlik, umutsuzluk, iletişim güçlükleri gibi, bir dereceye kadar olağan kabul edilen tepkiler görülebilir.

Buradaki temel bir fark, salgının yaşamlarımızda neden olduğu en önemli değişiklik, izolasyon. İnsanların alıştıkları yaşam biçiminin çok dışında, sevdiklerinden ve gündelik alışkanlıklarından uzakta olma, bazıları için yalnız kalma zorunluluğunun çok çeşitli, uzun süreli ve ciddi psikososyal etkileri olması muhtemeldir.

Yöneticilerin sorumluluğu

- Bu etkileri azaltmanın bir yolu yok mu? 

- Bu süreci insanlar açısından olabildiğince katlanılabilir hâle getirmek için yetkililerin; alınması gereken önlemlerin nedenleri ve süresi konusunda doğru bilgilendirme, iletişimi kolaylaştırma, temel gereksinimleri karşılama, iş güvenliği sağlama sorumlulukları vardır.

Bir de şu noktayı hatırlatmalıyım... Bölgesel afetlerde ülkeler birbirine yardım gönderirken, küresel felaketlerde bunun mümkün olmadığını görüyoruz. Ülkelerin sahip oldukları bütün kaynakları kendileri için kullanmaktan başka yolu yok. Geniş ölçekli bütün afetlerde, geçmişte Türkiye’de de, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının önemli katkılar sağladığı çok sayıda örnek var.

Sağlıkçıların durumu

- Sıkıntının en büyük olduğu alan ya da meslek grubu hangisi peki? 

- Daha önceki salgınların ardından yapılan araştırmalardan gelen bilgilerimize göre, salgınların en ciddi ruhsal etkileri; hastalığa yakalanan, hasta biriyle teması nedeniyle karantinada kalan ve süreğen biçimde virüsle temas riski altında olan sağlık çalışanlarında anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon belirtileri olarak görülüyor.

Pandemiye özel gerçekler

- Artık biliyoruz ki, Covid-19 pandemisi uzun sürecek. Bu durumda bahsettiğiniz psikososyal etkileri de mi öyle olacak? 

- Doğru… Hastalık tehdidi ortadan kalksa bile, bu sürecin uzun sürecek sosyal ve ekonomik sonuçları, milyonlarca insanı etkilemeye devam edecek ve bu etki, tıpkı salgın sürecinde olduğu gibi, her bir sosyal sınıf için aynı olmayacak.

Dolayısıyla bu salgın aynı zamanda travmanın sosyal ve politik bağlamdan ayrı olarak ele alınamayacağı gerçeğini de ortaya koyuyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder