O tokat hepimize

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bu ülkede mayınlı alanlar var. ‘Futbol’ da bunlardan biri... Konu futbolsa, medeni şekilde konuşamaz, tartışamazsınız kolay kolay... Arkadaşlar, hatta akrabalar birbirine küser. O derece... ,

Bir Beşiktaş fanatiği olarak fanatizme karşı değilim. Bakın, “Anlayabiliyorum” demiyorum, “Karşı değilim” diyorum. Misal, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz fanatik Galatasaraylıdır. Sarı-kırmızıların şampiyon olduğu bir sene, dönemin başbakanı Yılmaz, özel konutuna devasa bir Galatasaray bayrağı asmıştı.

Rakiplerin çoğunluğu öfkelendi, eleştirdi o zaman Mesut Yılmaz’ı. Başbakan da olsa, şampiyonluğun tadını çıkarmaya hakkı vardı bence. Üstelik rengini gizleyip saklama gereği duymamasını da takdir etmiştim.

Özeleştiri hepimize şart

Kendimi bildim bileli, o fanatizm dünyasında yaşıyorum. Dürüst olmak gerek; zaman zaman benim de karşımdakini kırdığım, üzdüğüm oldu. Nadiren de olsa hatalı, maksadını aşan tavır ve ifadelerim de... Az sayıda ama var maalesef... Kısa süre içinde hatamı fark edip özür dilemiş olsam da oldu işte. Özeleştiri de yaparak yazıyorum yani bu satırları.

Metrodaki o rezalet

Dün sosyal medyada görmüşsünüzdür... İzlemeyenler için özetleyeyim... Metro vagonunda Galatasaraylı bir kişi, galiz küfürlü bir tezahüratı seslendiriyor bağırarak. Hemen arkasındaki bir genç kadın çok rahatsız olduğunu açıkça ifade ediyor.

Küfürlü tezahüratı yapan erkeğe önce sözle tepki gösteriyor. Ardından da yüzüne baka baka -af edersiniz adeta böğürerek devam edince, o kişinin yüzüne bir tokat atıyor. Sonra ne oluyor? Tezahürat, 10 – 15 aynı tip insanın katılımıyla çok daha güçlü şekilde devam ediyor ! Bunun adı düpedüz ‘taciz’dir.

Ve daha vahimi… Genç kadına destek veren, o tiplere tepki gösteren tek bir kişi yok orada ! O yüzden diyorum, “Genç kadın o tokadı sadece o kendini bilmeze değil, hepimize attı” diye.

Bu arada, ortaya çıktı ki görüntü eski. 2014 yılından... Ne fark eder? Hatta daha kötü... Gereği yapılmamış ki, bugün benzerlerine her yerde rastlıyoruz.

Önemli not

Futbol seyircisinin ‘arya’ diye bildiği o ‘galiz küfürlü tezahürat’ın çıkış yeri bizim Beşiktaş tribünüdür. Hatta bazen, bazı kadın taraftarlarımız bile söylediği o tezahürat, yıllardır Fenerbahçe’ye karşı diğer takımların neredeyse hepsi tarafından kullanılıyor.

Tribünde ya da maç öncesi ve sonrası ortamlarda söylenmesi de elbette ayıp ama -gerçekçi olalımo ortamlarda küfrün önüne geçmek mümkün değil. Maalesef ama öyle... Fakat yukarıda aktardığım örnek halka açık bir alanda, bir toplu taşıma aracında yaşanıyor.

Çoluk-çocuk, kadın yaşlı, herkesin içinde... Net söylüyorum; konu renkler değil. O rezilliğe imza atan Beşiktaşlılar olsa, yukarıda yazdıklarımın virgülü değişmezdi. Bir yerinde “Ama son kez…” cümlesi geçer o tezahüratın. Gerçekten son kez söylenmiş olsa, son kez duymuş olsak ne iyi olur.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder