Rakamlarla ekonomi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, düşük faiz politikasından vazgeçmeyeceğini dün bir kez daha vurguladı. Merkez Bankası Para Piyasaları Kurulu (PPK) Aralık toplantısı işte bu ortamda gerçekleşecek. PPK toplantısı ayın 16’sında. Faiz kararı da 16 Aralık 2021 Perşembe günü saat 14.00’te açıklanacak.

100 MÜ, 200 MÜ?

Ekonomistler şimdiden seslendirmeye başladı 16 Aralık beklentilerini. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova’yı aradım ben de dün öğleden sonra.

Prof. Arzova’ya hem faiz beklentisini sordum hem de herkesin birbirine sorduğu soruyu: “Nereye gidiyoruz, ne olacak bu ekonominin hâli?” İşte tecrübeli ekonomi profesörünün yanıtları:

- PPK Aralık ayı toplantısında, faizin 100 baz puan daha indirilmesini bekliyorum. Beklentim 100, ancak 200 baz puanlık bir indirim gelirse, ona da şaşırmam.

İTHALAT–İHRACAT DENGESİ

- Bugün (dün) açıklanan dış ticaret rakamlarına baktığımda, önümüzde şöyle bir tablo var:

Bizim toplam ihracatımızın içinde imalat sanayisinin payı yüzde 95.

- İthalata baktığımda da, yüzde 90 civarında yatırım malı ve hammadde ithal ediyoruz.

- Bir taraftan ihracat artsın diyoruz. Bu tamam. Kur artışıyla beraber ihracat artıyor ama acaba bir kur seviyesinden sonra kendi ayağımıza mı sıkmaya başlıyoruz diye düşünüyorum ben. Çünkü kur artışıyla beraber, ithal edilen hammaddenin fiyatı, maliyeti artıyor. İhracat büyük oranda bu ara mal ve hammaddeye dayandığı için bunların maliyeti artınca, biz ihracatta o beklediğimiz avantajı sağlayamayabiliriz.

KUR ARTIŞININ ETKİLERİ

- Daha önemli bir nokta... Eğer bu kur artışı daha yüksek seviyelere ulaşır ve cari açığı düşürmek için ithalat toptan kesilecek bir noktaya gelirse, bu sefer ihracatçıya mal satanlar o malı ithal edemez duruma gelebilir. O zaman da ihracattan gelir artıralım derken, ithalat yapamadığımız için buna bağlı olan ihracat durma noktasına gelebilir. Böyle bir tehlike var çünkü ithalata bağımlı bir ihracatımız var.

- Bu şöyle olabilirdi… Biz bunu yıllar içerisine yayardık. Önce ana ithalat unsurlarımızı Türkiye’de üretmeye başlardık. Böylece dışarıya bağımlılığımız azaldıktan sonra, o zaman bu model uygulanabilirdi. Bugünkü dışa bağımlılık seviyesinde ithalatın durması, ihracatı da doğrudan etkiler. Ege İhracatçılar Birliği bu konuda bir uyarı yaptı.

DIŞ TİCARET

- İthalatta ve ihracatta ürünleri dört gruba ayırıyoruz biz. Yüksek ve orta yüksek teknoloji ürünlerin ihracattaki payı yüzde 37. Geri kalan yüzde 63’ü orta düşük ve düşük teknoloji ürünleri.

- Buna karşılık ithalatta, yüksek ve orta yüksek teknoloji ürünlerin payı yüzde 59. Yani ithalatımız pahalı, ihracatımız ucuz ürünlerden oluşuyor büyük oranda. Burada kritik nokta şu: Kur daha yüksek seviyelere gelir de, Türkiye’nin asıl dönüşümünü sağlayacak olan orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerini ithal edemez noktaya gelirsek o zaman da bu dönüşümü sağlamakta zorlanacağız.

Yazarlarımızdan

20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder