Bakkal hesabı

AA

Ülke siyaseti “ittifaklar dönemini” yaşıyor. Herkesin hesabı yüzde 50 artı 1 oranını yakalamak. Ancak bu oranla yönetimi değiştirip iktidar olma şansı var. İki ittifak var birisi AKP ve MHP’nin oluşturduğu “Cumhur İttifakı”, diğeri kağıt üzerinde CHP ve İyi Parti’nin ama fiili olarak CHP, İyi Parti, HDP, SP’nin oluşturduğu “Millet İttifakı” Cumhur İttifakı’nın hesabı kabaca şöyle; AKP yüzde 40+MHP yüzde 11 toplam yüzde 51…

Buna karşı “Millet İttifakı”nın hesabı şöyle; CHP yüzde 25+İyi Parti yüzde 10+HDP yüzde 10+Saadet Partisi yüzde 1+diğer yüzde 5 TOPLAM yüzde 51… Yani her şey bakkal hesabı üzerinden ilerliyor, parti programı, proje, ilke gibi konuların önemi yok.

Büyük analizler yapmaya da gerek yok, varsa yoksa, toplama işlemi üzerinden oluşan bir ittifakı ayakta tutmak. Ama siyasette matematik hesabı toplama işleminin parçası olursanız, bakarsanız bir gün çıkarma ya da bölme işleminin parçası da olursunuz.

Nitekim, Millet İttifakı’nın bileşenlerinden İyi Parti içinden son zamanlarda tuhaf sesler çıkmaya başladı. Yerel seçimlerde hiç de dert edilmeyen konular ne hikmetse dillendiriliyor.

‘Neler oluyor?’

İyi Parti Sözcüsü milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, “CHP’nin HDP’ye doğru adımlarını görüyoruz. Biz bu konuda endişeliyiz. CHP, HDP ile kurumsal olarak devam edeceğim diyebilir, tercihidir ama biz bu bileşenin içinde olmayız” deyince, İyi Parti milletvekili Durmuş Yılmaz da şaşırmış olmalı; Twitter hesabından “Neler oluyor?” diye mesaj attı.

Durmuş Yılmaz’ın sorusu yalnız bir merak değil, bir şaşkınlıktı; Çünkü herkes biliyor ki, HDP yerel seçimlerde CHP ve İyi Parti’nin oluşturduğu ‘Millet İttifakı’nın bileşeniydi. Öyle ki bazı bölgelerde aday göstermeyerek de ittifakı desteklemişti. Şimdi HDP gerekçe gösterilerek CHP ile araya mesafe mi konacaktı, hatta AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı ile mi yakınlaşılacaktı?

Durmuş Yılmaz gibi herkes şaşkındı… Şaşkınlığı artıran bir açıklama da İyi Parti Başkanı Akşener’den geldi; "Cumhuriyet Halk Partisi ile HDP arasında herhangi bir ilişki, iletişim var mıdır, yok mudur? Ben bilmiyorum…” Sokaktaki çocukların bildiği şeyi Akşener “Bilmiyorum” diyorsa, söyleyecek söz yok demektir.

Akşener açıklamasının ikinci kısmının son bölümü daha da şaşırtıcıydı; “Kılıçdaroğlu bize der ki; 'Biz HDP+Saadet artı, artı gitmek istiyoruz siz de buyurun..' O zaman biz fikrimizi hayır diye söyleriz. Çünkü HDP'nin PKK'yla olan iletişimi, PKK'yla arasına bir türlü mesafe koyamaması bunlar kabul edilebilir, bizim hoş karşılayacağımız şeyler değil."

Akşener, sanki CHP’nin HDP ile ilişkisini bilmiyormuş, HDP’nin terör örgütüyle ilişkisini de yeni öğrenmiş gibi konuşuyor. Eh günaydın o zaman! Birisi, HDP’nin yerel seçim öncesi parçası olduğu Millet İttifakı başkan adaylarını, “Kürdistan’da kaybettireceğiz, Batı’da kazanacağız” taktiği üzerinden açıktan desteklediğini kendisine hatırlatsa iyi olur. En iyisi biri, siyasetin bakkal hesabı matematik işlemi değil, ilke işi olduğunu söylese daha iyi olur.


Sıradaki haber yükleniyor...