HDP kapatılmamalı, kendi kendini kapatmalı

23 Ağustos 2019, Cuma 08:00
AA

Tam 3.5 yıl önce yani 28 Şubat 2016 günü bu köşedeki yazıma, “HDP yoktur, PKK ve TAK vardır” başlığını atmıştım. Seçmenin iradesini terör örgütü PKK’ya teslim ettiği için yazmıştım bunu. Oysa 7 Haziran 2015 seçimlerinde “Türkiye partisi olma” iddiasıyla HDP’li dışında yüzbinlerce seçmen HDP’ye oy vermişti. Yüzde 13 oy ile 80 milletvekilliği kazanınca Genel Başkanı Demirtaş da, “Emanet oylara saygılıyız” demişti. Ama PKK ona bu alanı bırakmadı. PKK elebaşıları üst üste “Emanet oy yok, geri gelen oylar var” demişti.

Hatta Cemil Bayık, “PKK olmasa HDP yüzde 5 oy alamazdı” diyerek seçmen iradesine hakaret etmişti. HDP de sessiz teslim olmuştu. Tam o günlerde PKK’nın alt yapılanması TAK’ın Ankara’daki bombalı saldırısında 29 kişi hayatını kaybetmişti. Bırakın buna tepki göstermeyi Tuğba Hezer isimli milletvekili canlı bomba saldırısını gerçekleştiren örgüt üyesinin taziyesine katılmıştı. HDP, 7 Haziran 2015’te elde ettiği siyasi başarı ve şansı, siyasi ve ahlaki bitişe çevirdi.

O günden bu yana HDP sadece dağdaki teröristlerin ağzı ile siyaset yaptı, elbette bol bol, “demokrasi, hukuk, insan hakları” kavramlarını kullanarak. Daha önce olduğu gibi HDP’nin kazandığı belediyelerde PKK’lıların cirit attığı, belediye başkanlarının dağdan gönderilen teröristlerin güdümünde olduğu biliniyordu. Son yerel seçimden sonra da durum değişmedi, değişemez de. Görevden alınan belediye başkanları ya da HDP’lilerin, “Ne ilgisi var bu belediyelerin PKK terör örgütüyle” dediğini duydunuz mu?

PKK-Amerika

Herkes her şeyi biliyor, terör örgütü ile iç içe olmuş kişiler ağızlarından “demokrasi ve hukuku” düşürmüyor. Kayyım atanmasıyla birlikte HDP’nin kapatılması tartışması gündeme geldi. Bunu açıkca dile getirenler HDP ile PKK arasındaki ilişkiyi en net anlatan Demirtaş’ın, “HDP’nin başarısı sayın Öcalan’ın çok önemli bir projesidir.

Kendisinin son 20 yılını adadığı bir projedir. PKK’yı silahlı terör örgütü olarak görmüyoruz, biz daha başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz heykelini...” sözlerini hatırlatıyor. Hatta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, ETA terör örgütü ile ilişkili Herri Batasuna kararında, bırakın terörü, teröristi övmeyi, “bir siyasi partinin terör eylemini kınamaktan kaçınmasını teröre destek” sayarak kapatma kararı vermesini örnek gösteriyorlar. Bence böyle bir davaya ve kapatmaya gerek yok.

Çünkü, HDP yoktur, PKK vardır, hatta artık PKK değil karşımızda terör örgütünü destekleyen emperyalist Amerika vardır. Durum buyken, 11 aylık bebeği, 4 ve 8 yaşındaki çocukları el yapımı patlayıcıyla katleden, işçiyi, çobanı, esnafı, askeri, polisi, korucuyu şehit eden, kınamak bir yana, neredeyse dünyanın tamamı tarafından terör örgütü olarak tanımlanan PKK’ye terörist diyemeyen, örgütün elebaşını “sayın” demeden anamayan, kendi seçmeni yerine, Amerika’nın bölgesel politikalarının tekikçiliğini yapan PKK’nın ağzına bakan HDP kendini kapatsın daha yerinde olur.

Sıradaki haber yükleniyor...