Hiç kirlenmemiş olan ilk taşı atsın

04 Haziran 2018, Pazartesi 05:00
AA

Benim yerimde bir başkası olsa, tüm siyasetçilerin Fethullahçı Terör Örgütü ile ilgili son kavgalarını keyifle izler, “Ben demiştim” deyip böbürlenerek ve kibir içinde haklı çıkmanın tadını çıkarırdı. Ama ben üzülüyorum. Ülkem adına, 15 Temmuz’da şehit olanlar ve yaralananlar adına içim yanıyor. Ve ne yazık ki bu sığlık yalnızca FETÖ’nün işine yarıyor.

Kimi “Ne istedilerse verdi” ve 2002-2013 arası koalisyon yaptı. Kimi de 2014’ten sonra işbirliği yaparken, “Zekeriya Öz devlet adamı” deyip, servis edilen tapeleri yayınladı. El konulan şirketlerinde TOMA’ların önüne yattı. Kimileri de belediye binalarında ağırladı. FETÖ ile işbirliği yapan tüm siyasi partiler aynı zamanda FETÖ’nün mağduru da oldular.

Şimdi hepsi FETÖ’ye karşı ortak bir tutum alacağına FETÖ üzerinden hesaplaşma peşinde. Ben de diyorum ki; “Hiç kirlenmemiş olan ilk taşı atsın.”

Ama ilginiç bur durum var; taşı FETÖ’ye değil birbirlerine atıyorlar. Kazanan yine FETÖ oluyor.

Siyasetçilere bakıyorum da; iyi ki FETÖ konusunda kararlı duruş sergileyen bu halk var, iyi ki FETÖ ile hukuki alanda mücadele eden bürokratlar var.

TBMM’deki ifadem

Oysa, bu tartışmanın bu noktaya geleceğini 25 Ekim 2016 günü TBMM’ye gittiğimde görmüştüm. 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu’nda dört saatten fazla ifade vermiştim. O zaman tüm partilerin milletvekillerine şunları söylemiştim; “Hani bir laf var ya, ‘Tehlikenin farkında mısınız?’ diye. Bence bütün partiler, burada hepsi; kimi yakın olmuştur, ilişki kurmuştur, kimi televizyona çıkmıştır ya da onların atamasını yapmıştır, desteklemiştir; ne istediyse vermiştir. Bu örgütten mağdur olmayan hiçbir parti yoktur bu masa başında. Ama ne iktidar muhalefeti suçlayarak, kriminalize ederek bir yere varabilir ne de geçmişte yaşanan acılar tekrar tekrar hatırlatılarak. Kendime hiçbir zaman ‘mağdur’ falan demiyorum. Gerçek mağdur hayatını kaybetmiş ama telafisi olmayan zarara uğramış kişilerdir.

Ben zaten FETÖ’nün ne olduğunu biliyordum. Bana, ‘Arı kovanına çomak soktun!’ diyorlardı. Hayır... Elimi soktum ve bilerek yaptım… Ama 15 Temmuz’da insanların böyle kahramanca o tankların önüne atlamış olmasından daha erdemli bir şey yok. Hepimiz o insanlara adalet borçluyuz, o insanlara özgürlük borçluyuz, onların çocuklarına, hepimizin çocuklarına bir gelecek borçluyuz. Size yalvarıyorum, yalvarıyorum, yalvarıyorum!

Diyorum ki: Bırakın o siyasi tartışmaları bir tarafa. Karşınızda FETÖ diye bir örgüt var. İnanınız ki her an, her yerden hepinizin içine sızabilir!”

Ne desek boş, siyasetçilerle buraya kadar iyi ki bu şerefli halk var…

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.