Meclis böyleyse sokak ne yapsın

13 Ocak 2017, Cuma 05:00
AA
Yaşı 25-30’dan küçük olanların hatırlaması zor. Oysa bizim için daha dün gibi…Tarih 31 Ocak 2001. O gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İç Tüzük değişikliği görüşmeleri vardı. Yine bildik tartışma ve kavga görüntüleri kameralara yansıyordu.

Çıkan arbede sırasında Milliyetçi Hareket Partisi İçel milletvekili Cahit Tekelioğlu, Doğru Yol Partisi Urfa milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu’na yumruk attı. Şıhanlıoğlu, TBMM Genel Kurulu salonunda kalp krizi geçirdi, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. TBMM çatısı altında kavgada ilk ölüm olarak kayıtlara geçti.

Fevzi Şıhanlıoğlu mezara Tekelioğlu hapse girdi. Yargılama sonucunda 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapis cezasına mahkum edilen Tekelioğlu, 13 ay 13 gün hapis yattı.

Benzeri bir durum 2014 yılı Ocak ayında yaşandı. Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun HSYK yasası görüşmeleri için Adalet Komisyonu’na gelmesi kavgaya yol açtı. Çıkan tartışmada AKP milletvekili Zeyit Aslan uçan tekme attı.

Bir sokak kavgasında bile edilmeyecek küfürler milletvekillerinin ağzındaydı. Gerçi yumrukların yanında küfür artık kenar süsü gibi kalıyordu ama “uçan tekme vakası” da tarihe geçti.

Çocukları koruyun

O yüzden 30’un altında olanlara garip gelebilir ama önceki akşam TBMM’deki anayasa değişikliği ile ilgili görüşmelere ilişkin görüntüler beni hiç şaşırtmadı. Eminim TBMM’de kadın milletvekilinin boğazının sıkılması, bir milletvekilinin(iddiaya göre) ısırılması, bir diğerinin burnunun kırılması, masaların, sandalyelerin, saksıların, su şişelerinin havada uçuşması vatandaşları da pek şaşırtmamıştır.

Bence önceki günkü kavganın orijinal yönü milletvekillerinin konuşma yapacağı 350 kiloluk mermer kürsünün yerinden sökülmesidir. Böylece TBMM tarihinde bir ilk yaşandı. “Kürsüyü koruma” diye başlayan kavga, kürsünün yerinden sökülmesiyle bitti.

Tartışmaya ve kavgaya konu olan şey ise siyasi ve toplumsal uzlaşmayla çıkması gereken anayasa değişikliği. Hele o akşam görüşülen maddelerden birisinin milletvekili seçilme yaşanının 18’e indirilmesine dair değişikliği içermesi ayrı bir ironi.

Eminim bir çok aile 18 yaşındaki çocuğunun korumak için milletvekili olmasını istemeyeceği gibi ahlakı ve davranışları bozulmasın diye kavga görüntülerini bile izletmemiştir.

Bu değişiklik henüz TBMM’de görüşülüyor, yarın referandum kararı çıkarsa sokakların ne hale geleceğini varın siz hesap edin. Meclis böyleyse sokaktaki insanlar ne yapsın.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.