Oyuna devam...

AA

CHP son yerel seçimlerde İP ile “Millet İttifakı” adıyla yan yana geldi. Bu ittifakın bir de gayri resmi ortağı vardı; HDP… CHP, İP ve dışarıdan da HDP’nin desteği ile ittifak kurarak istediği sonucu almıştı. Elbette, yasal partilerin resmi ve gayri resmi bir ittifak içinde olması son derece normal. Anormal olan, HDP dışında diğer partilerin bu dayanışmayı reddeden gülünç halleri.

CHP’liler ve İP’liler, HDP ile ittifak kurmadıklarını söyleseler de ortak adayı desteklemekten tutun, bazı illerde aday çıkartmamaya kadar varan ittifak çalışması istedikleri sonucu verdi. Dediğim gibi bu durum gayet normal, gülünç olan bunu reddedenlerin düştüğü hal. Ancak aradan geçen altı ay içinde çok önemli gelişmeler oldu. İP sözcüleri resmi ittifak ortağı CHP’yi, HDP ile ilişkisinin biçiminden dolayı eleştirdiler. Çünkü, HDP yerel seçimde verdiği desteğin diyeti olarak kendi gündemini dayatmaya başlamıştı. Anayasa değişikliği ile yeni bir Kürt açılımı tartışmaları başlamıştı. Ancak, terör örgütü PKK’ya yönelik Barış Pınarı Harekatı tüm bu tartışmayı başka bir boyuta taşıdı.

Diyet borcu mu?

Tezkere’ye TBMM’de CHP’nin de “evet” demesi terörist PKK’yı ve HDP’yi kızdırdı. “Kılıçdaroğlu’nun, “içimiz acıyarak evet diyoruz” sözü de durumu kurtarmaya yetmedi. Önce terör örgütü PKK yöneticilerinden Sabri Ok, CHP’yi eleştirerek, “İstanbul’u, Mersin’i, Adana’yı HDP sayesinde aldıklarını ne çabuk unuttular”dedi. Beklendiği gibi hemen ardından HDP yöneticisi Pervin Buldan da “Biz İstanbul başta olmak üzere birçok yerde aday göstermedik, bugün yaşananlara ses çıkarmayanlar, bizden gereken cevabı mutlaka alacaklar” diye açıklama yaptı.

Tüm bu açıklamalara CHP sessiz kaldı. Seçimden hemen sonra HDP’ye mesaj olarak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Kürtçe dil kursları açacağız” sözleri ile ittifakı kurtarmaya çalıştı. Şimdi de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer topa girdi; Kürtlerin de anadilinde kamusal hizmet isteğinin sadece Ankara’nın insafına ve tasarrufuna bırakılacağı aşamanın geçildiğini söyledi. Soyer’in, PKK ve HDP’nin Barış Pınarı Harekatı ile aldığı tavrı yumuşatmayı amaçlayan açıklaması yalnızca kendi fikri değilse CHP’nin yeni bir açılım sürecinde ısrarlı olduğunu gösteriyor.

Elbette, Tunç Soyer ve benzerlerine, Anayasa’nın 3’üncü maddesini bir kez daha hatırlatmakta yarar var: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçe’dir.” Bunu Atatürk’ün kurduğu CHP’den bir belediye başkanının söylemesi ne kadar acı. Anayasa’nın bu maddesi ortada dururken Tunç Soyer ve benzerleri kamusal alanda bunu nasıl yapacaklar merak ediyorum. Bu düşüncede olanların anlamadığı şey, adına Kürt sorunu dedikleri şeyin terör örgütü PKK sorunu olduğudur. Daha net görmek istiyorlarsa, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı sonrası PKK’yı maşa olarak kullanan ABD, İsrail, Avrupa ülkelerinin verdiği tepkilere baksınlar. O zaman belki 100 yıldan fazla oynanan emperyalist oyunu görür ve anlarlar.

Sıradaki haber yükleniyor...