Özgür basın susturulamaz

02 Eylül 2015, Çarşamba 05:00
AA

Öyle vicdansız manşetler attınız ki…

“Ergenekoncu” dediniz, “Balyozcu” dediniz, insanları terörist ilan ettiniz. Gazeteciler tutuklanırken, bu hukuksuzluğu yapanları savunuyordunuz. Yayın kuruluşlarını terör örgütü hücresi diye tanıttınız. İnternet siteleri basılırken çanak tutuyordunuz.

Öyle utanmazca yalanları yazdınız ki; hukukun katili savcının sözcüsü oldunuz. Adaleti katleden hakimi savunuyordunuz. Gazeteci meslektaşınızın suçsuz olabileceğini düşünmediniz bile. Tutuklanan gazetecileri savunanları da hedef almaktan çekinmediniz. Aslında siz o operasyonların parçasıydınız.

Tutuklanacakları sayfalarınızda siz hedef gösteriyordunuz. Gözaltına alınacaklara neredeyse siz karar veriyordunuz. Gazete değil iddianame yazıyordunuz. Savcıyla ortak çalışıyor, tutuklananlardan bile esirgenen belgeleri yayınlıyordunuz. Gazetecilik adı altında haysiyet cellatlığı yapıyordunuz. Suçlu-suçsuz demeden cezayı da siz kesiyordunuz. Cemaatinizden diye polisinizin, savcınızın, hakiminizin işlediği suçları örtüyordunuz.

Gazetecilik suçu işlediniz

Gazetecilik suçu işliyordunuz. Gün geliyor polis, gün geliyor savcı, gün geliyor hakim oluyordunuz. İnsanların onurlarını, haysiyetlerini ayaklar altına alıyordunuz. Hastaneye gidenlere “Keyif yapıyor” diye manşet atıyordunuz. Onurundan intihar edenleri görmüyordunuz.

Ölenler ise size göre firar ediyordu. Bunları da hep gazetecilik adı altında yapıyordunuz. Hep iktidarla kol kola onun tetikçisiydiniz. Yolsuzluk haberi yapınca “Darbe girişimi” diye yaftalıyordunuz. İktidarı eleştiren medya gruplarına operasyon yapılacağı haberlerini şehvetle veriyordunuz. Terörle Mücadele Yasası’nı basın özgürlüğünün üzerinde tutuyordunuz.

O günlerde basın özgürlüğü hiç aklınıza gelmiyordu. Size eleştireni, muhalifi, ETÖ’cü diye suçluyordunuz. Ama bugün size bu gazetecilik suçlarının hesabı sorulmuyor. Devran değişti iktidar ortaklığınız sonlandı şimdi size terörist diyorlar.

Bir zaman koalisyon yaptığınız ortaklarınız şimdi sizi infaz ediyor. İşsiz kalan, baskı gören, sansürlenen her gazeteci gerçeğin bir parçasının yok olması demektir. O yüzden bize gazeteciliği savunmak kalıyor. Haksızlığa biz karşı duracağız, infazlara biz engel olacağız.

Kirlenmiş olsalar da kaleminizin hakkını biz savunacağız. Çünkü basın özgürlüğü olmadan demokrasiden söz edilemeyeceğini en iyi biz biliyoruz. Evet; siz de çok uğraştınız; özgür basını susturamadınız. Herkes emin olsun ki özgür basın olarak susmadık, bundan sonra da susmayacağız

Sıradaki haber yükleniyor...