Yargıdaki kripto FETÖ’cü: ‘Vezire dönüşen piyon’

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yargıdaki “kripto” FETÖ üyesi neye benzer; “vezire dönüşmüş piyona”.

Anlatayım; satrançta, kareleri kendini gizleyerek tek tek küçük hamlelerle geçen ve tahtanın sonuna ulaşan piyon, oyuncunun isteğine göre aynı renkteki vezir, kale, fil ya da at’a terfi eder. Yani o sıradan piyon, vezir, kale, fil ya da at’a dönüşür. Bunların içinde en önemli taş vezir’dir. Çünkü kale, fil ya da at gibi sınırlı hareket etmez. Sağa, sola, öne arkaya ve çapraz yöne sınırsız giderek vurucu hamleyi yapar, tıpkı yargıdaki kripto FETÖ üyesi gibi.

Bir bakarsınız verdiği kararla FETÖ üyesini serbest bırakmış. Bir bakarsınız hiç ilgisi olmayan kişiyi tutuklayıp haksız mağduriyete yol açmış. Bir bakarsınız FETÖ’nün kripto iletişim yöntemleri ByLock ya da ankesörlü hat konusunda haksız bir takipsizlik ya da beraat kararı vermiş. At, kale ya da fil’e dönüşen piyon da tehlikelidir ama onların hareketi sınırlıdır. Bu üçünü bürokraside, Emniyet, TSK ya da diğer alanlara sızan FETÖ’nün piyonlarına benzetebiliriz. Ama bunların yetkisi ya da satranca benzetirsek hareketi hep sınırlıdır. Son sözü söyleyen yargıya sızıp vezire dönüşmüş piyon ise öldürücü vuruşu yapar yani hepsinin yaptığı çalışmaları sonuca ulaştırır. O yüzden yargıda geçmişten gelen kadrolarını koruyan FETÖ 15 Temmuz’dan sonra da yargıya sızma çalışmalarından hiç vazgeçmedi.

Çünkü öldürücü vuruşu oradan yapabileceğini biliyor. Bu satırları yazmamın nedeni FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra geçici görevden uzaklaştırılan Deniz Astsubay Semih Yılmaz’ın, FETÖ içinde kendisinden sorumlu sivil mahrem imamın “İbrahim” kod adlı kişinin Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerinden Mehmet Ali Çam olduğunu itiraf etmesi oldu.

Hakim Mehmet Ali Çam 15 Temmuz’dan neredeyse iki yıl sonra avukatlıktan hakimliğe geçenlerden. Sicilinde FETÖ iltisakını gösteren hiçbir bilgi yok. Hakimliğe geçerken de çok farklı siyasi kimlikte olan meslektaşlarının kefil olduğu birisi. Ankara hâkim adayı Çam’ın ilk ataması 16 Ekim 2018 tarihinde Nizip’e yapılmış. 17 Ekim 2018’de yayınlanan mazeret kararnamesiyle Ankara’ya daha sonra çıkartılan yetki kararnamesiyle 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne atanmış.

Ve bu kişi, kod adı “İbrahim” olan FETÖ’nün mahrem sivil imamı olduğunu gizleyerek terör davalarına bakan mahkemede görevini yapmaya devam etmiş. Ta ki “ankesörlü hat” operasyonunda gözaltına alınan Deniz Astsubay Semih Yılmaz’ın itirafçı olmasına kadar. Şimdi bu kişinin ya da buna benzer kişilerin verdiği kararları bir düşünün. İşte bu yüzden yargıda FETÖ ile mücadele her şeyden önemli.

ADALET BAKANI GÜL: FETÖ YARGIDA BİTTİ DENEMEZ

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, çarşamba günkü “Darbe davasının FETÖ’cü hakimi” başlıklı yazım ile ilgili bir açıklama gönderdi. Bakan Gül yargıda FETÖ yapılanması hakkında şunları söylüyor; “Çift kimlikliliği, takiyeyi, gizlenmeyi örgütsel bir davranış biçimi olarak benimsemiş FETÖ'yü bünyemizden bütünüyle, bütün unsurlarıyla söküp attığımızı söylemek hayli iddialı olur. Benim geçmişte ifade ettiğim ancak sizin de atıf yaptığınız, farklı kaynaklarda bütünlüğü içinde aktarılmayan sözlerim, FETÖ'nün yargıdan temizlenmesi konusunda aldığımız önemli mesafe ve sağladığımız başarıya dikkat çekmektedir. Örgütün operasyonel gücünü kırdığımızı, arınma sürecini büyük ölçüde amacına ulaştırdığımızı söyledim, söylüyorum. Yeni deliller ışığında soruşturmalar, incelemeler devam ediyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından büyük bir dikkat ve titizlikle sürdürülen bu incelemelerde, ilgililer hakkındaki soruşturma izinleri de Kurul Başkanı sıfatıyla tarafımca verilmektedir. Bu mücadelenin hiçbir noktasında bir rehavet söz konusu değildir.”


Sıradaki haber yükleniyor...
holder