Opr. Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu Yüz germe için geç kalınır mı?
HABERİ PAYLAŞ

Yüz germe için geç kalınır mı?

Evet kalınabilir. Teknik olarak 70’lerde bile yüz germe yapabiliyor olsak da ruhumuzun uyumu için geç kalabiliriz.


Ne demek istiyorum? 

Bu konuda sabaha kadar konuşurum çünkü yıllardır bizzat şahit olduğum hasta hikayelerimde de, akademik ve felsefi olarak değişen ve dönüşen deneyimlerimde de gördüm ki insan hissettiği yaşta! Bu hissettiği yaşta bedeniyle uyumlu olmalı! Mutluluk nedir? diye sorduğumda gerçekten böyle bir cevap geliyor aklıma. Bedenin ve ruhun ahengi. Bu ahenkle mümkünse her yaşta kendinden memnun, aynalarla barışık ve yaşamın ortasında oluyoruz. Bu yüzden bugünkü yazımda yüz germe ameliyatlarının son yıllarda artan bilinçle daha genç yaşlara çekilmesinin ne kadar doğru bir adım olduğunu paylaşmak istiyorum.

Eski kanı 60’lardan önce yüz germeyi düşünmemekti. Ama biz artık yeni bakış açımızla kazandığımız bu iyilik ve güzellik halini gençken deneyimlemeyi, daha uzun süre bu güzelliği ve gençliği kullanabilmeyi savunuyoruz.  O yüzden ne zaman yüz germe yaptırmalıyım dersek; yaşlanma belirtilerinizin iyiden iyiye belirginleştiği, sizi rahatsız edecek hale geldiği, ameliyatsız çözümlerin yetersiz kaldığı zaman yüz germe için ideal zamandır diyebiliriz. Hasta yeni ve genç kazanımını genç yaşında kullansın istiyorum.  Diyelim ki 40’larında bir hasta, boynu ve orta yüzü oldukça sarkmış, yanakları boşalmış, göz kapakları düşmüş…

Yüz germe için 60 yaşını mı bekleyecek?

Tam 20 yıl bu rahatsız olunan durumla kalmaya ne gerek var? Tam tersi 40’larında bu şikayetlerinden kurtularak 20 yılını kendinden daha memnun, mutlu, daha genç ve sağlıklı geçirebilir. 
İyi hissettiğimiz, cıvıl cıvıl olduğumuz yaşlarda ruhumuz ve bedenimizin senkronu muhteşem bir iyilik hali veriyor bize. 60’larımda 70’lerimde belki gergin bir yüzüm olacak ama ben kendimi acaba  o kadar iyi ve neşeli hissedebilecekmiyim? O nedenle yaşlanmayı beklemeden bu anlamda harekete geçmek çok değerli. 20 yıl bu sorunu taşımanın anlamı yok.

Yüz germeden kaçmak için kullandığımız ameliyatsız uygulamalar genelde bizi daha genç göstermek için yapılabilir ama ameliyat olmamak adına yüzümüzü doldurdukça doldurmaya, yüzü büyütmeye ve bizi kadınsak feminen erkeksek maskülen  bir görünümden uzaklaşmaya götürüyor. 

Kendimizi, yüzümüzü iyi tanımalıyız öncelikle. Belli bir zamandan sonra dolguların, çeşitli askılama tekniklerinin ve botoksların işe yaramadığını, istediğiniz genç ve sağlıklı cilde kavuşamadığınızı fark ediyorsunuz. Bu hem efor, hem sabır, hem de maliyetiyle sizi mutsuz etmeye yetiyor. O noktada yüz germe planlaması yapmak gerekiyor. Çünkü içiniz cıvıl cıvıl ve sağlıklı, ruhunuz fıkır fıkır ama göz altlarınız torbalanmış, göz kapaklarınız düşmüş ve yanaklarınız sarkmış bir görünümle ayna karşısında içinizdeki kişiyle dışınızdaki görüntüyü bağdaştıramıyorsunuz. Bu da daimi bir keyifsizlik ve memnuniyetsizlik yaratıyor.

Son yıllarda geliştirilen yüz germe teknikleri ve konforlu, hızlı iyileşme süreçleri, sizi hayalinizdeki ve içinizdeki o genç kızla ya da delikanlıyla yeniden buluşturabilir. Kendinizin çok iyi bir versiyonuna, belki 15 – 20 yıl öncenize geri götürebilir.

 Kısaca hepimiz yaşlanıyoruz, yaş alıyoruz… Önemli olan içimizdeki çocuğu korumak ve ihtiyaçlarını fark etmek. Bu düzenli, sağlıklı bir yaşam ve öz bakımdan geçiyor. Doğru ellerde, doğru yöntemlerle neşeyi, keyfi, sağlığı ve güzelliği deneyimlemek tahmin ettiğinizden de kolay. Ruhunuzun neşesinin yüzünüzde yansıması dileğiyle…Haftaya görüşmek üzere…

Sıradaki haber yükleniyor...
holder