Avrupa Birliği olmadan olmaz

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Rahmetli Mehmet Şevki Eygi ile bir TV programı arasında sohbet ederken, kendi yaşamına ilişkin ilginç bir anekdot anlatmıştı. 12 Mart 1971 askeri darbesi sırasında, karşılaştığı baskılar nedeniyle yurtdışına kaçmaya karar vermiş. Siyasi sığınmacı olarak tercih ettiği ülke ise Suudi Arabistan olmuş. Orada var olduğunu düşündüğü İslami rejimde rahat hareket edebileceğini düşünmüş. Bu inançla Suudi Arabistan’a giden Eygi, orada tahminen birkaç ay kaldıktan sonra dayanamayarak Avrupa’ya sığınmaya karar vermiş.

Türkiye’de kafası kızan, işini yürütemeyen, demokrasiyle sorunu olan, Avrupa’ya veryansın eder. AB için mangalda kül bırakmayan ama siyasi mülteci olarak yine Avrupa’yı tercih etmiş epeyce insan tanıyorum. İş ciddiye bindiği zaman görülür ki, tüm zaaflarına rağmen Avrupa hâlâ belli demokratik ve insani ölçüleri koruyabilen kıtadır.

AB ne yapacak?

Son dönemde ekonomide yaşanan sıkıntılar, ekonomi ekibinin değiştirilmesiyle birlikte ortaya atılan reform söylemi, AB ile ilişkileri de kapsayacak bir yönde ilerliyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, bir süre önce Brüksel’e giderek AB’li siyasetçilerle bir dizi görüşme yaptı. Türkiye’nin AB tercihini sürdürdüğünü tekrarladı. Türkiye’nin bu krizi atlatabilmesi için en büyük ekonomik partneri olan AB ile ilişkilerini düzeltmesi gerekiyor. AB ile ekonomiyi düzeltmek, aynı zamanda bir hukuk reformunu da gerektiriyor.

AB kriterleri içinde en önemli kriter insan hakları ve özgürlükler. AB cenahından öğrendiğimiz kadarıyla Liderler Zirvesi’ndeki eğilimi şöyle özetleyebiliriz: AB liderleri Türkiye’ye yönelik bazı yaptırımlara başvuracak. Ancak bu sanıldığı gibi büyük bir yaptırım olmayacak. Ancak Doğu Akdeniz’de gemilerin dolaştırılması, gerilimi artıran çıkışlar yapılması ve diyalog kapılarının kapatılması halinde işler çok daha kötü hale gelebilir.

Büyük yaptırımlar için ABD’deki yeni yönetimin tavrı beklenecek. Türkiye’nin AB ile ilişkileri yeniden önemsemeye başlaması, bu konuda bir çaba içine girmesi önemli. Ekonominin düzelmesi için AB desteğinin hayati önemde olduğu, ekonomistler tarafından belirtiliyor. Buna paralel olarak hukuk, basın, ifade ve düşünce özgürlüğünün, yargıda reformun gündeme gelmesi kaçınılmaz.

Umarız siyaset bu gerçeği görür ve adımlarını ona göre atar. Ve AB ile ilişkiler yeniden iyi bir rotaya girer. Bütün bunlar için ciddi bir demokrasiye yönelim ve inandırıcı hukuki adımlar şart. Bu yazıyı yazdığımız sırada toplanan AB Liderler Zirvesi’nin Türkiye’ye yönelik olarak alacağı yaptırım kararları merakla bekleniyordu.

......

Kitaplar: 1. Ali Akyıldız, “Haremin Padişahı Valide Sultan” TİMAŞ Yayınları. 1. Arzu Terzi, “Bezmialem Valide Sultan” TİMAŞ Yayınları.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder