Batı çöküyor efsanesi ve gerçek...

12 Aralık 2018, Çarşamba 08:30
AA

İktidar Koalisyonunun en küçük ortağı Büyük Birlik Partililere göre, Fransa’daki şiddeti de PKK yapıyor. Yani, Fransızlar bu kanlı örgüte verdikleri desteğin diyetini ödüyorlar.

Manşetler atılmış: “Macron çöküyor”, “Merkel çöküşü engellemek için istifa etti..."

Her gelişmeyi tersinden okumaya meraklı bir geleneğimiz var. “Batı’nın çöktüğü", ahlaken dejenere olduğu, gençlerinin gelecek umudunun kalmadığı gibi tezler; yeni değil. Ben kendimi bildim bileli, böyle yazılar okur, böyle diskurlar dinlerim. Bu tezler daha çok muhafazakar-sağcı kesimlerin tezleridir.

“Ekonomisi çöktü” denen Fransa’nın, yaşadığı tüm sıkıntılara ve gelir/servet dağılımındaki belirgin dengesizliğine rağmen, Türkiye’ye oranla çok daha iyi bir durumda olduğu açık.

Avrupa, bütün zaaf ve eksiklerine rağmen, hatta bazı açılardan ışıltısını kaybediyor görünmesine rağmen, uygarlığın günümüzdeki en ileri aşamasına örnek oluşturan bir kıta.

Göstericilere “orantısız şiddet” kullandığı öne sürülen ve küçümseyici bir dille eleştirilen Macron, çatışmaların ardından, göstericileri “onun bunun adamı” diye suçlamak yerine, “hatalı benim, uzlaşmak istiyorum” yaklaşımı sergiliyor.

Macron’un çağrısı ne oranda etkili olacak, hep birlikte göreceğiz. Paris’te gösterilere katılan tanıdıklarımdan öğrendiğim kadarıyla, Macron’un teklifi şimdilik yetersiz bulunuyor.

Batı’da bir kriz var mı?

Avrupa’da bir siyasi karmaşa ve kısmen de kriz algısı var. AB ülkelerinin tamamında sosyal güvenlik sistemi sinyal veriyor. Nüfusun yaşlanması, emeklilerin sayısının artması, dijital teknoloji yarışında Avrupa’nın yavaş kalması…Brexit tartışmaları… Dünyadaki ekonomik dinamizmin, Uzakdoğu’ya doğru kayması ve Avrupa’nın, bazı açılardan, eskiden olduğu oranda cazibe merkezi olmaması… Bunlar gerçek… Ancak, Avrupa, bütün bunlara rağmen, son analizde, iyi durumda.

Fransa’daki gösterilerin başını çalışanlar ve emekliler çekiyor. Göstericiler genellikle orta alt sınıflara mensup. Bu kesimlerin yaşam standartlarında son 15 yılda bir düşüş var.

Bazı başka Avrupa ülkelerinde de benzer bir rahatsızlık olmakla birlikte, Fransa’da zenginler ile sıradan maaşlı çalışanlar arasındaki fark çok belirgin şekilde açılmış durumda. Şimdiye kadar siyasi partiler bu meselelere çözüm bulmak noktasında bir cesaret gösteremediler. Göstericiler, siyasi partilere, sendikalara ve derneklere güvenmiyorlar.

Bu bağlamda, seçimlere katılım oranının düşmekte olması, son derece normal. Ancak, AB, bu sıkışmayı, kendi dinamikleriyle çözebilecek bir birikime ve potansiyele sahip. Efsanelerle uğraşmak yerine, gerçeklerin peşinde koşalım...

Sıradaki haber yükleniyor...