Irkçı partiden Mandela’nın partisine...

12 Haziran 2019, Çarşamba 08:00
AA

27 Mart 2009. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Kgalema Motlanthe, Gümüş Baobab ödülünü verdiği Roelf Meyer'i şöyle tanımladı: “Yeni demokratik Güney Afrika'nın doğuşuna olan olağanüstü katkıları ve bütün yurttaşları koruyan Güney Afrika Anayasası'nın garanti alınmasını sağlamaktaki çalışmaları nedeniyle...”

Ödülü veren Motlanthe, 10 yılını Robben Adası hücrelerinde geçirmiş siyah hareketin öncülerinden, üçüncü siyah devlet başkanıydı. Ödüle layık görülen ise, son ırkçı yönetimin önde gelen isimlerinden olan Roelf Meyer’di. Şimdiki Cumhurbaşkanı Cyril Ramphosa ile birlikte başmüzakerecilik yapan Roelf Meyer'in yaşamı, Güney Afrika’da demokrasiye geçişle özdeşleşmiş bir hayat diyebiliriz.

350 yıllık tarihin sonunda

Bir Hollanda şirketinin, 1652’de Endonezya'daki sömürgelere ulaşım amacıyla Afrika kıtasının ucunda, Ümit Burnu'nda bir ikmal istasyonu kurmasıyla başlayan bir tarih. O günden sonra başta Hollandalılar olmak üzere, Avrupalılar kalıcı olarak Güney Afrika'ya yerleştiler.

Bir koloni oluşturdular. Kendilerini Afrikan diye tanımladılar. Avrupa ülkelerinin hakimiyet kurma kavgası, 1910 yılında İngiltere’nin hegemonyasıyla sonuçlandı. Güney Afrika Birliği kuruldu. Afrikanlar yani Avrupalı beyazlar, Afrikalı, Asyalı ve “Renkli” nüfusları aşamalı olarak mülksüzleştirdiler, siyasi katılımın dışında bıraktılar. Apartheid ırkçı sistemi 1948’de Ulusal Parti (NP) tarafından uygulanmaya başladı: Siyahların beyazlarla evlenmeleri, belli bölgelerin dışına çıkmaları, sahillere inmeleri yasaklandı.

Sürekli pasaport taşımaları mecbur oldu. En kötü işlerde, en düşük ücretlerle çalışmaya zorlandılar. Irkçı rejimle mücadele de bu tarihi gelişmenin içinde büyüdü ve şekillendi. İdari başkent Pretoria’da, Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI)’nün düzenlediği oturumlarda ırkçılıkla mücadelenin tanınmış isimlerinden o geçmişi dinliyoruz. Roelf Meyer, en tanınmış olanlarından. Geçmişte ırkçı Ulusal Parti'nin radikal isimlerinden. Apartheid sisteminin savunucularından. Son beyaz başkan FW de Klerk'in kabinesinde Anayasal Gelişme Bakanı. “Siyah isyanın silahla bastırılamayacağını gördüm” diye söze başladı.

Klerk’in önerisiyle iktidardaki Ulusal Parti’nin başmüzakerecisi olarak, 1993’ten itibaren görüşmelere katıldı. “Yapıcı diyalog” adını verdiği sürecin, en etkili ismi olarak çözüme büyük katkıda bulundu. 2000’li yılların başında aktif siyaseti bıraktı. Bir sivil olarak, dünyadaki değişik çatışma alanlarında yapılan çalışmalarda tecrübelerini aktarıyor. DPI’ın danışmanları arasında olan Roelf Meyer'e tercihini sordum. Seçimlerde Mandela'nın partisi ANC’ye oy vereceğini söyledi.

Sıradaki haber yükleniyor...