İstanbul’un taksileri...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Bu taksi meselesi ne zaman halledilecek?”… Önceki belediye başkanı Kadir Topbaş’la her karşılaşmamızda bunu sorardım. O da bana hazırladığı maketi çizer gösterirdi. Uzun başkanlık döneminde Kadir Bey bu konuda bir çözüm üretemedi. İstanbul’da taksi bulmak kolay değil. “Nereye gidiyorsunuz?” diye sorar. Beğenmezse bindirmez. Haydi buldunuz diyelim. Bu kez de güler yüzlü şoförle karşılaşmak bir şans. Taksi şoförlerinin mutsuz ve gergin halinin sebepleri var.

Kısa bir sohbet sonrası asıl parayı plaka sahibi ve aracı kurumun (oto galerinin) elde ettiğini anlamak zor değildir. İşsizliğin çok yüksek olduğu İstanbul’da bir sürücü ehliyeti sahibi olmak, şoför olmaya yetiyor. Eğitim ve kurstan geçmeye gerek duymadan koltuğa oturan şoför, geçimini zar zor sağlayan mutsuz bir emekçi haline geliyor. Kaçınılmaz olarak hizmetin kalitesi düşüyor.

Yırtık koltuklar, 2 milyon TL’lik plaka

İstanbul’da taksi plakasının piyasa değeri yaklaşık 2 milyon TL. Dünyada benzeri pek görülmemiş plaka değerine sahip olan bu taksilerin kalite düşüklüğünü anlamak mümkün değil. Taksilerimiz, temizlik, bakım, güvenlik açısından dünya standartlarının çok altında. Mesela Danimarka’da son model Volvo araçlar taksi olarak kullanılıyor ama orada bile taksi plakası bizdeki kadar pahalı değil.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sonunda bir çözüm için harekete geçti. 1988 yılından bu yana şehrin nüfusu 6 kat arttığı halde 17 bin 395 rakamında sabit kalmış olan taksi plakalarının sayısını artıracaklarını açıkladı. 32 yıldır sayıları ve kaliteleri değişmeyen taksileri değiştirerek, 5 bin taksiyi sisteme dahil edeceklerini belirtti.

Şu bir gerçek: İstanbul gibi 20 milyonu aşkın bir metropol için taksi sayısı, taksilerin kalitesi ve konforu yeterli değil. Görünüşleri, müşteri ilişkileri, evrensel standartların çok altında. Avrupa’ya yaptığımız her yolculukta aradaki farkı görüyor, hayıflanıyoruz. Görünen o ki İstanbul’un taksi meselesi, siyasetin malzemesi haline gelecek. “Bu meseleye belediye karar veremez” diye başlayan itirazların, eskimiş sistemi savunan bir yaklaşıma dönüşmeleri ihtimali var.

Taksi meselesi İstanbulluların temel dertlerinden biri. Bu konunun çözülmesi, öncelikle belediyenin görevi olmakla birlikte, iktidarın da sorumluluğu. Bu sistem eninde sonunda değişecek. Çalışanın karnının doymadığı, ona para kazandıran arabayı neredeyse hayatında görmemiş plaka sahibinin zenginleştiği, müşterinin parasıyla rezil olduğu bir sistemin uzun süre devam ettirilmesi imkansız.

Siyaset bir çözüm üretme sanatıdır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ilk adımı attı. Şimdi ortak akılla meseleyi nasıl çözebiliriz, buna kafa yormalıyız.

Yazarlarımızdan

02 Temmuz 2020, Perşembe 07:31
02 Temmuz 2020, Perşembe 07:29
02 Temmuz 2020, Perşembe 07:26
Sıradaki haber yükleniyor...
holder