"Kucaklayıcı dil" ve anket tabloları

28 Mart 2017, Salı 05:00
AA
Abdülkadir Selvi, Hürriyet'te dün AK Parti cephesindeki referandum değerlendirmelerini aktarmış: "İlk günlere rağmen kampanya dili önemli ölçüde değişti ama hâlâ AK Parti’ye özgü kucaklayıcı ve kapsayıcı bir dilin hâkim olduğunu söylemek mümkün değil."

Anketleri, seçmen eğilimlerini masaya yatıran AK Parti’de sonuçlara ilişkin bir gerginlik yaşandığı ortada... “Kucaklayıcı ve kapsayıcı dil” meselesine gelince: Neredeyse her gün bir ülkenin büyükelçisi ya da diplomatı Dışişleri Bakanlığı’na çağrılıyor.

Dışarıyla da, içeriyle de, “öfke nöbeti hali” sürüyor. Son olarak, Cumhurbaşkanı'nın dün Kılıçdaroğlu'nu hedef alan "15 Temmuz gecesi havaalanından kaçıyordun" suçlaması, "kapsayıcı dil"le ilgisi olmayan, tersi yönde yeni bir tırmanıştı.

Bu gerilimin, özellikle başlangıçta, bir propaganda biçimi olarak düşünüldüğü ortada. AB ülkelerinin yasaklayıcı tutumu bir fırsat olarak görülmüş olabilir.

Ancak tırmanan gerilimin oy oranlarına "evet" olarak yansıyacağı hesabı, pek sonuç vermiş gibi görünmüyor.

Medyadaki psikoloji farklı, seçmenin psikolojisi farklı bir konu. Seçmenin psikolojisini son güne kadar dikkatle takip etmek gerekiyor.

Tek taraflı propaganda

TV kanallarına "Evet" cephesinin tam anlamıyla egemen olduğu görülüyor. Sokaklar, meydanlar da öyle...Deneyimli bir araştırmacı dostumla sokakta karşılaştım. Tek taraflı yürüyen "evet" kampanyasının nasıl etkilerinin olabileceğini sordum. "Büyük ölçüde ters teper" yanıtını aldım. "Geçmiş örneklerde de gördüğümüz gibi, bir tarafı susturan ve baskı altına alınmış havası yaratılan kampanyalar ters tepebilir.

Bunu en iyi bilecek olan AK Parti'dir. Geçmişi hatırlasınlar." Ağır hava Siyaset meydanlarında, alanlarda ağır bir hava seziliyor. Parti örgütlerinin de eski enerjiyle hareket edemediğine dikkat çekiliyor. "Hayır" üzerinden iktidar tarafından yaratılan felaket senaryoları seçmeni ikna etmeye yetmiyor.

Seçmen, "O zaman kalsın" fikrinin etkisine yönelebiliyor. İnsan ister istemez şöyle düşünüyor: "Bunca zorlamaya ne gerek vardı? 15 Temmuz sonrası oluşan makul ve birlikçi hava korunamaz mıydı?"

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.