Partili başkanlık

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Başbakan Binali Yıldırım'la, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin birlikte yaptıkları basın toplantısından öğrenebildiğimiz tek somut gerçek, "Partili başkanlık" oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başından bu yana savunduğu tezlerden birisi buydu. Partisiyle ilgisinin resmen kesilmesini istememişti. Pratikte büyük ölçüde AK Parti üzerindeki etkisini ve gücünü sürdürse bile, somut durum nedeniyle sorunlar yaşanıyordu. Zaman içinde, bu sınırlamanın Erdoğanın otoritesini riske edebileceği ihtimalini de içinde taşıyordu. Aslında Atatürk ve İnönü'den (Bayar'ı da bir ölçüde bu listeye koyabiliriz) sonra seçilen cumhurbaşkanları, yürütme üzerinde çok önemli bir rol oynamadılar. Daha çok "tarafsız", kimlikleriyle ve "devleti kollamak" misyonuyla hareket ettiler. Erdoğan ise yönetmek istiyor. Bunun için icraatı da eline alacak bir çözüm yolu arıyor. "Başkanlık sistemi" ısrarının arkasında yatan, "icranın başı" olmak. Şimdi "partili başkanlık" eğer genel başkanlığı da içerirse, Erdoğan'ın hedefleri bir ölçüde gerçekleşmiş olur. Referandumla eğer "evet"ler yüzde 50’yi aşarsa, başkanlık sistemine geçeceğiz.

Denge ve denetim

Bu nasıl bir sistem olacak? Demokratik, denge ve denetim mekanizmasının yerinde olduğu bir rejime mi geçeceğiz? Yargının siyasi hegemonyadan uzak bir hale dönüşmesine mi tanık olacağız? Meclis yani yasama, Başkanın gölgesinde mi kalacak, yoksa milli iradenin temsilcisi rolünü mü oynayabilecek ? Bütün bu alanlarda MHP'nin yol göstericiliğinin ve etkisinin sonuçlarını göreceğiz.

Milliyetçi zemin

AK Parti "çözüm süreci" döneminde milliyetçilikten uzak duruyor, insan hakları ve evrensel hukuk konusunda duyarlı davranıyordu. “Milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık” sözü o dönemin simgesi gibiydi. Şimdi yeni bir dönemdeyiz. Bu kez ortak MHP. “Yerli ve milli” bir düzlem üzerinde ilerliyoruz. Başkanlık sistemi Devlet Bahçeli'nin mimarlığında şekilleniyor. Aslında Bahçeli pek bir değişim geçirmedi. Zor zamanların “çözen adamı” olarak, bir krizin daha aşılmasında rol oynuyor. Bu yönüyle takdir edilebilir. Ancak, acaba "kuvvetler ayrılığı" MHP'yi ne kadar ilgilendiriyor? İnsan hakları ve farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir sisteme ne kadar yatkın? Sonuçta "fiili başkanlık sistemi"nden, yasal başkanlık sistemine geçebiliriz. Kuvvetler ayrılığı ne olacak? Meclis nasıl şekillenecek? MHP mimarlığında.

Yazarlarımızdan

20 Eylül 2021, Pazartesi 11:11
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:27
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder