Atış serbest

09 Kasım 2019, Cumartesi 08:01
AA

Her 24 Nisan’da yüreğimiz ağzımıza gelirdi. - ABD Başkanı acaba “soykırım” diyecek mi demeyecek mi? Sonra da “demedi demedi” diye sevinirdik. Peki, ne dedi? “Büyük felaket” dedi. Hay ağzına sağlık.

Şimdi böyle bir derdimiz kalmadı. Beyaz Saray’ın da böyle bir sıkıntısı kalmadı. Önümüzdeki 24 Nisan’larda ABD Başkanları artık rahat rahat “soykırım” diyebilirler.

Ne de olsa tescil(!) edildi. Maksat hasıl olmuştur. Hatta 24 Nisan’ları beklemeye bile gerek yoktur. ABD Başkanları her gün “soykırım” diye sayıklayabilirler artık.

Ve yaptırım

Türkiye’ye yaptırım gerekiyorsa evelallah onu da biz yaparız. Nitekim Türk’ün Türk’e yaptığına dünya şahittir. Zaten kendi göbeğimizi kendimiz kese kese, göbek kalmadı.

“Seçilmek”

Hükümet Sistemi değişeli epey zaman oldu. Değişikliği halk onayladı. Referandum sonuçlarını bilmeyen yok. Buna rağmen birileri “eski sisteme döneceğiz” diye bağırıp duruyorlar. Ama nasıl dönecekler? Onu söylemiyorlar?

Kural şudur: Sandıktan çıkan sonucu hem hazımla karşılayacaksınız, hem tahammülle... Başka çare yok. Görevden alınan “seçilmiş” Belediye Başkanlarına sahip çıkıyorsanız, “seçilmiş” cumhurbaşkanına da sahip çıkacaksınız.

Dahası var. Trump’ın mektubunu saygısızca buluyorsanız, kendi cumhurbaşkanınıza önce siz saygı göstereceksiniz. Önce siz... Önce saygı... Ondan sonra eleştiri. Eğer mektuptaki saygısızlık bütün millete yapılmışsa, siz o milletin siyasi tercihine de aynı hassasiyeti göstereceksiniz. Mesele bu kadar basit.

Sıradaki haber yükleniyor...