Çağrışımlar

23 Mayıs 2018, Çarşamba 05:00
AA

Çok tahrik ettiler ama Kılıçdaroğlu pusuya düşmedi, mindere çıkmadı, bravo.

Cumhurbaşkanlığı’na aday olmamakla ne kadar akıllılık ettiğini gördünüz.

Tek seçici olarak ortalığı öyle bir dizayn etti ki, “önündeki maçlara bakmaya” artık gerek kalmadı.

Listeleri dikkatli incelerseniz görürsünüz ki, her parti, her kesime hitap edecek adaylar koymuş.

Çoğu da uygun.

Ama İYİ Parti’nin yerleştirme planı, daha da uygun... Kim akıl ettiyse bravo. (Anlayamadığım tek şey Halaçoğlu)

Sivaslı bir arkadaşım var. Koyu CHP’lidir.

Buna rağmen 2002 seçimlerinde bana demişti ki:

- Sırf Abdüllatif Şener için AK Parti’ye oy vereceğim.

Konyalı bir arkadaşım var. O da koyu CHP’li.

Buna rağmen şimdi bana diyor ki:

- “Sırf bu Abdüllatif Şener yüzünden bu defa CHP’ye oy vermeyeceğim.”

Kişisel bir tepkidir ama kayda değer.

Unutmadan... İki sandık değil.

Tek sandık. Ama iki pusula... İkisi de aynı zarfa. Başkan ve Meclis seçimi böyle...

Lakin “iki sandık” lafını kim uydurduysa, aynı söylem televizyonlarda hâlâ devam ediyor... Ayıp.

Gelelim İbrahim Tatlıses’e.

Yahu ağam, senin ne işin var mecliste?

Sen bu milletin zaten doğal vekilisin... Sen bu milletin gözü, sesi ve kulağısın.

Otur oturduğun yerde. Taş, yerinde ağırdır.

(Not: Aday olan meslektaşlarıma başarılar.. Özellikle Mehmet Tezkan’a)

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.