Gündem

24 Nisan 2019, Çarşamba 08:31
AA

Epey badire atlatmamıza rağmen, toplumun büyük kesiminde sükunet hakim.

Fakat bir kesim var ki, bu pazar günü seçim yapılacakmış gibi gergin, hırçın, öfkeli, heyecanlı.

Ve kraldan çok kralcı. Nedir, ne oluyor?

Kulüp tutar gibi derdik ya. Beterin beteri var. Parti tutar gibi desek bile artık hafif kalır.

Seçim sonuçlarını yorumlarken, ağızlarına ne gelirse söyleyip söyleyip, sonunda demiyorlar mı karar YSK’nındır, yok yahu, sanki lütfediyorlar.

Ne objektif adamlar. Ne adaletli insan bunlar. Her dinlediğimde vallaha kendimi aptal hissediyorum.

Yasa, içtihat, temayül, mantık, aritmetik... Bunların hiçbir değeri yok...

Futbolda tribünler “ölmeye, ölmeye geldik” diye nasıl bağırıyorlarsa, bir kısım entelektüel amigolar da, programda tartışmaya falan değil, ille “yenmeye, yenmeye” gelmiş gibiler...

.........

Bunları dinleyip tam baygınlık geçirirken, Ersan Şen Hocam yetişiyor... Sayesinde bütün kanun maddelerini ezberledim.

Gece yatınca, sabahlara kadar maddeleri sayıklıyorum. Yani, iyi değilim.

Şevket Uğurluer

Bir devrin değil, her devrin müzisyeniydi. Üstelik, piyano ona çok yakışıyordu. Dünya müziğinin bütün esintilerini getirerek, unutulmaz aşklara ve muhteşem İstanbul’a piyanosuyla hep eşlik etti.

Yaptığı müzik, insanların ortak dili olarak, hafızalarımızdan hiç silinmiyor. Nur içinde yatsın.


Sıradaki haber yükleniyor...