Hâlâ mı?

01 Kasım 2018, Perşembe 05:00
AA

Tartışma sürüyor.

Eser mühim değil.

Resepsiyon mühim. Resepsiyon dedikleri de Ankara’ya özgü salon mitingi.

İtiş kakış... herkesin birbirinin ayağına basıp çiğnediği... kadınların saçının başının uçuştuğu... erkeklerin gruplara bölünüp -kulis isimli- dedikoduya daldığı... çıkışta herkesin birbirini kaybettiği... sabah uyanınca da “bir daha gitmem” dediği... ama yine de -sırf ayıp olmasın diyebir sonraki daveti kaçırmadığı... davet sahibinin de herkesten çok bitap düştüğü, bir kamyon dolusu da tenkit aldığı bir etkinlik.

.........

Ankara’da olsa ne fark eder, Konya’da veya Şırnak’ta olsa ne fark eder?

Yeter yahu, keselim bu tartışmayı.

Zarf’a değil, biraz da mazruf’a bakalım.

Bir tuhaf

Konu Kaşıkçı cinayetiydi. Ben mi yanlış duydum, yoksa o mu sürçü lisan eyledi bilmiyorum ama peşinen özür dileyerek de olsa, yazmadan geçemeyeceğim.

Kılıçdaroğlu, grupta “Saraydaki kişi”den bahsederken dedi ki:

- Cinayeti biliyor.

Ne demek bu?

Cinayetten önce mi biliyor, sonra mı?

Sonraysa, onu zaten bütün dünya öğrendi, biliyor... Burada “cinayeti önceden biliyor” diye bir anlam çıkıyor ki, bence tavzih’e muhtaç.

Hassas bir konudur. Sonra kimsenin başı ağrımasın.

Bahçeli

Sürekli siyaset üretiyor. Diğer partilerin hoşuna gitsin veya gitmesin, MHP hep kârlı çıkıyor. Vatanseverliğinden ve dürüstlüğünden kimse şüphe etmediği için, saygınlığına da hiç gölge düşmüyor.

Meclisteki anahtar rolünü azınlığın tahakkümü haline getirmeden ifa ederek de rejimin ve yeni sistemin teminatı olmuştur.

Hakkını teslim etmek lazım.

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.