YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ne iyi etti de Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymadı.

Nasılsa kaybedecekti.

Kaybedince de şimdi milletvekili olamayacaktı.

Olamayınca da grubunu uzaktan kumanda edemeyecekti.

Diyor ki: - Değişmeyen bir şey varsa, o da değişimdir.

Herhalde bir atasözü bu.

Hiç duymadım ama mühim bir söz olmalı.

Ve devamla diyor ki:

- Partide ciddi değişiklikler olacaktır. Hiç kimse endişe duymasın.

Ne anladınız?

Genel Başkan hariç, üst yönetimde çok kişi değişecek. Hatta il ve ilçe katında.

Eh, pekalâ böyle tercüme edilebilir.

Lakin değişim başka, değişiklik başka.

Değişim, biraz da gelişim’le birlikte güzel. Tabii tanınmaz bir ölçüde başkalaşım’a varmamak kaydıyla. Yani mevcut hasletleri muhafaza ederek.

Değişiklik ise sığ ve kısır bir kavram. Kişilerin değişmesi, koltukların değişmesi, perdelerin değişmesi nedir ki?

Bir örnek vermek gerekirse: Baykal’ın gidip Kılıçdaroğlu’nun gelmesi, bir değişikliktir. Sadece değişiklik.

Ama “ortanın solu”nu terk edip geniş bir yelpazeye yayılmak, elbet değişimdir. Haa, çarşaflıya 6 ok rozeti takmaya kalkmak ise, hiçbir sınıfa girmez. İşi sulandırmaktır o.

Uzatmayalım. Kılıçdaroğlu, ciddi bir insan. Değişim ile değişiklik arasındaki nüansı bizden iyi bilir.

Köklü değişim’de bile bir kök olduğuna göre, kurucu parti, fabrika ayarlarından pek uzaklaşmayacak, bilakis, oraya dönecektir sanırım. Bu bile başlı başına bir değişimdir.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI
Sıradaki haber yükleniyor...
holder