Onlar ne derse...

30 Eylül 2019, Pazartesi 08:01
AA

Önce dediler ki:

- Bu Suriyelileri başımıza niye musallat ettik? Sonra dediler ki:

- Yollayalım gitsinler. Şimdi onları güvenli bölgeye yerleştirme fikri doğdu ya, bu defa diyorlar ki:

- Onları yollamak, insan haklarına aykırıdır. Yani:

- Bırakınız, kalsınlar. Peki kalsınlar.

Önce dediler ki: - Suriye bataklığında ne işimiz var? Sonra dediler ki: - Hani Şam’da namaz kılacaktık? Şimdi diyorlar ki:

- Esad’la konuşmamız lâzım. Yani: - Savaşı ancak biz bitiririz. Peki, bitirelim. Çünkü Suriye’de savaşı biz başlattık öyle mi?

Bu arada Amerika’ya tek kelime etmiyorlar. “Suriye’de ne işin var” diye sormuyorlar. Sormak şöyle dursun, güvenli bölge konusunda Amerikan ağzıyla konuşuyorlar.

Ömür boyu NATO’ya hayır diye bağırdılar, şimdi NATO’cu kesildiler, neden? Çünkü NATO’nun bize artık hayrı yok. Bilakis, tavrı var.

S-400’ler hakkında fikirlerini söylemiyorlar. Kıbrıs konusunda, Filistin konusunda tek kelime etmiyorlar. Keşmir’de neler olup bittiğini bilmiyorlar. Doğu Türkistan’la ilgilenmiyorlar. İran’a yaptırımlar konusunda gayet suskunlar. İsrail’in sınırları nerede başlar, nerede biter söylemiyorlar. Söyleyenleri de “yedi düvelle kavgalı” diye suçluyorlar.

AB dahil, daha yüzlercesini sayabilirim ama sütunuma sığdıramam. Bari en son şunu söyleyeyim: Suriye Konferansı adı altında müthiş bir panel bekliyorduk fakat heyhat... Masaya Suriye’yi değil Türkiye’yi yatırdılar.

Bizim aydınlarımız bunlar... Ve aydın olduklarını böyle ispatlıyorlar. Kendi ülkesiyle ve kendi insanıyla didişerek... Öyle ya... aydın dediğin muhalif olmalı. Ama Türkiye muhalifi.

Sıradaki haber yükleniyor...